Şub
18th

Mustafa Cemil Kılıç: Mum Söndü Denilen İftira Hakkında Bir Kaç Söz

Files under Alevi Haber Merkezi, Mustafa Cemil Kılıç | Posted by Alevi Haber

Mustafa Cemil Kılıç: Mum Söndü Denilen İftira Hakkında Bir Kaç Söz
Sosyolog Mustafa Cemil Kılıç'ın Son Yazısına gitmek için tıklayınızTürk ulusunun ayrılmaz bir parçası olan Alevi Türkmenlerin yüzyıllardan beri maruz kaldığı iğrenç aşağılama ve iftiralardan biri de ” Mum Söndü” safsatasıdır. Söze konu iftira, ben Türküm, ben insanım diyen herkesi derinden yaralamalıdır. Bu iftiranın arkasında Ümmetçi İslamcı yobaz sözde din adamları bulunmaktadır. Emevi kafasıyla dine yaklaşan bu sözde din adamlarının verdiği fetvalarla bir dönem Anadolu’da Alevi Kızılbaşlara yönelik büyük katliamlar gerçekleştirilmiş, haklarında ana bacı tanımaz şeklinde iğrenç söylentiler üretilmiştir. Egemen din anlayışının temsilcilerinin sayıca azlıkta olanlar hakkında bu türden iftiralar ortaya atması hemen hemen tüm toplumlarda mevcuttur.

devamı…

Bu iftiranın kaynağı sözde din bilginlerinin verdikleri fetvalardır. Aleviler sapkın, rafızi, çerağ söndüren, mum söndüren vb. çirkin nitelemelerle durduk yerde sıradan halk tarafından aşağılanmış değildir. Zira halkın arasında bu türden bir inanç sorununun olması pek mümkün görünmemektedir. Siyasal ve dinsel gücü ellerinde bulunduranların kendileri gibi olmayanları, kendileri gibi inanmayanları ve itaat etmeyenleri yok etme yollarından biri de yapmak istedikleri katliamlarına önce dinsel bir kılıf hazırlama ve hedefteki topluluğu din dışı, sapkın ve tehlikeli gösterme biçiminde şekillenen hükümleridir. Siyasal ve dinsel gücü kullanarak halkı kışkırtan sözde din bilginleri Allah adına işlenen cinayetlerin baş sorumlularıdır.

Alevilere yönelik iftiraların alt yapısını oluşturması bakımından kimi Osmanlı Şeyhülislamlarının verdikleri fetvaları bilmek lazımdır.

Ana hatlarıyla bu fetvalarda şu yalanlara yer verilmiştir:

Ar, namus tanımazlar, bilmezler.

Şeriata aykırı düşünce ve inanç içindedirler.

Şeriatı küçümserler, Kur’an’ı istihfaf ederler.

İlk üç halifenin halifeliğini inkar ederler.

Ebu Bekir, Ömer ve Osman’a söverler.

Peygamberin eşi Ayşe’ye söverler.

Kafir ve ehl - i fesattırlar, dinden dönmüşlerdir.

Başlarına giydikleri, küfür ( kafirlik ) ve Kızılbaşlık işaretidir.

Hem dinsizdirler hem de sultana isyan ederler.

Kadınlarının ve erkeklerinin nikahları batıl ve geçersizdir. Bu nedenle çocuklarının herbiri zina ( veled - i zina ) çocuğudur.

Ehl - i din olan akrabalarından dolayı miras hakları yoktur.

Kestikleri hayvanlar murdardır, etleri yenmez.

Okla, köpekle, doğanla avladıkları dahi murdardır.

Topluca öldürülmeleri gerekir.

Onları öldürmek için yapılan savaş, en büyük, en kutsal savaştır.

Bu uğurda ölmek şehitliğin en ulusudur.

Tamamını öldürüp yok etmek Müslümanlar için farzdır.

Onlara eğilim duyanlar, onlara katılmak isteyip de yakalananlar ve onlara yardımcı olanlar, onlar gibi kafirdirler, öldürülmeleri vaciptir.

Kızılbaşların malları, çocukları ve karıları Müslümanlar için helaldir, ganimettir.

Kızılbaşların pişmanlıklarının, tövbelerinin, yalvarmalarının hiçbir değeri yoktur. Öldürülmeleri vaciptir.

Bu noktada daha açıklayıcı olması nedeniyle büyük Alevi / Kızılbaş Türkmen önderi Pir Sultan Abdal hakkında verilen hükme de bakmak gerekmektedir. Sünni İslam bilginlerince Pir Sultan hakkında verilen fetva özetle şu şekildedir:

1- Pir Sultan, dinsiz, namaz kılmıyor ve oruç tutmuyor.

2- Şeriata aykırı söz söylüyor ve davranış sergiliyor.

3- Müslümanlara ‘Yezit’ diyor ve şarap içiyor.

4- İslamiyet’in ilk üç halifesine sövüyor.

5- Cem Ayini gibi gizli toplantılar yapıyor.

6- Safevi taraftarı ve Kızılbaş taifesinden bir devlet düşmanı.

7- Rafizi kitaplar bulunduruyor, okuyor ve okutuyor.

8- Saz ve Çalgı çalıyor törenlerde semah dönerek oyun oynuyor.

9- Törenlerde ve dışarıda harem selamlık kuralına riayet etmiyor.

10- Mehdi-i Zaman (Zamanın Mehdisi) gelecek propagandası yapıyor…

Bu ifadelerden, Alevi / Kızılbaş topluluklar için halk arasında yayılan çeşitli söylentilerin en acımasız ve en iğrenç olanı “ Mum Söndü “ iftirasının beslendiği kaynağın doğrudan doğruya Sünni İslam’ın dinsel önderlerinin verdiği fetvalar olduğu görülmektedir.

Türk toplumu arasında ahlak ve edebiyle öne çıkan bir topluluk olan Alevi Kızılbaşlar için böylesi bir iftiranın dillendirilmesi mazlumun en hassas yerinden vurulması hayasızlığıdır.

Ne hazin ki tarihte bu türden ironik hadiseler yaşanmıştır.

Zaman gelmiş dindarlıkta emsali bulunmayan hak erenleri dinsizlikle, tevazu timsali dervişler kibirle, müminler imansızlıkla, mazlumlar zalimlikle suçlanabilmiştir.

“Enelhak ” diyerek Tanrı’ya imanını zirveye taşıyan hak aşığının ” Tanrı’yı inkar ve şirkle” suçlanıp idam edilmesi yürek burkan bir ibrettir. Muhteşem bir sözün iğrenç bir suçlamaya dayanak yapılmasının tarihsel bir örmeği…

Derisi yüzülenler, dar ağaçlarında katledilenler ve diri diri yakılanlar cellatları tarafından hep yok edilmesi gereken kötü insanlar olarak görülmüşlerdir.

Ne hazin değil mi ?

Ömrünüzü verdiğiniz, yoluna baş koyduğunuz bir davada sadakatsizlikle, ihanetle suçlanmak ve alçakça bir iftiraya maruz kalmak…

Sizi sizin değerlerinizle vurmaları ve sizden görülenler tarafından vurulmanız ne acı bir şeydir değil mi ?

Anneniz, babanız, kardeşleriniz tarafından linç edilerek öldürülmek gibi bir trajedidir bu !

Tanrı kimseye böyle bir hüzün yaşatmasın…

MUSTAFA CEMİL KILIÇ

www.erenlermeydani.com Alevi Haber Merkezi

1 Yorum yapılmış “Mustafa Cemil Kılıç: Mum Söndü Denilen İftira Hakkında Bir Kaç Söz”

  1. Anonim Demişki:

    alevi toplumu hakkında insanların neler düşündükleri gerçekten çok düşündürücü.insanlara iftira atılarak ne yapmaya çalışıyorlar anlamış değilim.bizler aşalanacak bir toplum değiliz onlara aslında kendilerini aşalıyorlar.yaptıkları ne dine nede vicdana sığar.önce alevilik hakkında bilgi sahibi olsunlar sonra yorum yapsınlar.herkes haddini bilmeli ve maksadını aşmamalı.gerçekleri ne zamana kadar görmezden gelebilirsiniz ki. o gerçeklerle elbette yüzleşeceksiniz.burda hesap vermeye yüzleşmeye yüzünüz yokken ALLAH ‘ın huzurunda neyi kimden gizleyeceksiniz.tarihe bakalım islamiyeti yayma mücadelesiyle görevlendirilen PEYGAMBER efendimizin yanında kimler vardı.ilk kabul edenler arasında HZ.ALİ yok muydu ? HZ.ALİ PEYGAMBER efendimizin amcasının oğlu ve aynı zamanda damadı değil midir? PEYGAMBER efendimizin soyu kızı HZ. FATIMA’yı eş olarak verdiği HZ.ALİ’den devam eder.müslümanlık PEYGAMBERİMİZİN EHLİ BEYTİNDEN yana durmak paraya taht sevdası uğruna harcamamaktır.biz ALEVİLERE çok sorulur neden HZ.ALİ’yi çok seversiniz ? onu sevmek için o kadar çok neden var ki.o müslümanlığı inşa edenlerden.O VE ÇOCUKLARI MÜSLÜMANLIK UĞRUNA MÜCADELE ETMİŞLERDİR BU UĞURDA ŞEHİT EDİLMİŞLERDİR. ve şimdi kalkıp birileri ALEVİLER hakkında yorum yapıyorlar.ben onların akıllarındanda müslümanlıklarındanda şüphe duyuyorum.bu insanlığa yakışmaz. müslümanım insanım demekle olmuyor hakkını vermek gerek.KURAN İNSANLIĞIN AYDINLAMMASI İÇİN VAR.buna rağmen nasıl böyle düşünüyorlar neye inanıyor bu insanlar sormalı.PEYGAMBER efendimizin HZ. ALİ hakkındaki hadislerini okursalar o zaman belki ALEVİLİK nedir anlarlar.çünkü HZ.MUHAMMED(s.a.s )’in HZ.ALİ’ye verdiği değer bir hadisle ifade edilemeyecek kadar büyüktür.
    ALLAH
    MUHAMMED
    YA ALİ

Yorum yapın