Ara
29th

Haber Ekle

Files under Alevi Haber-Gündem | Posted by Alevi Haber

Artık Sizlerde sitemize haber ekleyebilirsiniz…

.

Yapmanız gereken sadece altaki kutucukları(Yorum Yap) doldurup, “Yorum Göndere” tıklamanız yeterli olacaktır…

ve sonra yöneticilerimiz tarafından kontrol edilip haber “Anasayfaya” eklenecektir.

ErenlerMeydani.com Alevi Haber Merkezi

Alevi Haber / Alevi Gündem

MSN İLETİŞİM

alevihaber@erenlermeydani.com

MAİL :

alevihaber@erenlermeydani.com

alevigundem@gmail.com

www.erenlermeydani.com

-

18 Yorum yapılmış “Haber Ekle”

  1. Barış Demişki:

    Haber7′ye “seviyeli habercilik yap” çağrısı…

    Şah İsmail Hatayi İnanç Derneği Başkanı Murat Kantekin yazılı bir açıklama yaparak, Haber 7 adlı internet sitesinde 11 Şubat günü yayınlanan “Alevi Derneği’de Türbana Karşı” başlıklı bir haber ile ilgili olarak, sitenin okuyucularının hakarete varan yorumlarının yayınlanmasını protesto etti.
    Haber7 adlı haber sitesine, seviyeye uygun habercilik yapma çağrısı yapan Kantekin, “ Türk Basının en büyük çatı kuruluşu olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve İnternet Medyası Derneği’ni sorumluluklarını yerine getirmesi için bu siteyi uyarmaya davet ediyoruz” dedi.

  2. Alevi Haber Demişki:

    İlgili Haber eklenmiştir.
    Alevi Haber Merkezi

  3. HUBYAR VAKFI Demişki:

    Murat KANTEKİN’E TEŞEKKÜRLER

  4. Hamza Kurnaz Demişki:

    Degerli dostlar,

    Mainz-Wiesbaden-Rüsselsheim Alevi-Bektasi Kültür Birligi 11 Genel kurulunu 02.03.2008 tarihinde gerceklestirdi.

    Sayin Ibrahim Polat´in Divan Baskanligini yaptigi genel kurulumuza katilim ve ilgi oldukca yogundu.

    Eski yönetimin aklanmasinin ardindan yeni yönetim secimlerine gecildi ve secimler sonucu Dernegimizin ve AABF kurucularindan Ahmet Aydemir´in kadrosundan olan arkadaslar secilmis oldular, yönetim Kurulu ise su sekilde oldu:

    Dervis Tur: Baskan ( AABF kurucusu ve eski dedeler kurulu Baskani)

    Ahmet Aydemir: Sekreter ( AABF kurcusu ve kurucu Baskan)

    Ali Kus: 2.Baskan

    Saim Günes: Sayman

    Aziz Sincer: Sayman yardimcisi

    Secil Akyildiz: Kurum Idari sorumlusu

    Ali Gazi: Genclik sorumlusu

    Yönetim Kurulu arkadaslarimiza calismalarinda basarilar diliyoruz Hakk-Muhammed-Ali yardimcilari, Hizir yoldaslari olsun.

    Ask-i niyzlarimizla

    AKM Dedeler Kurulu adina

    Hamza Kurnaz

  5. saffet Demişki:

    Sayın okurlar:ümraniye eğitim hastanesi (devlet hastanesi) denilen yere gitmeyin gidenleri de göndermeyin; Burası AKP’nin bütün kadrolarını doldurduğu, ihalelerle yandaşlarına milyonlarca dolar peşkeş çektiği ve lüks yatırımlarla (otomatik kapılar,plazma tv’ler vs vs) halkın gözünü boyadığı ŞER (ve şeriat)yuvasıdır. Aklı başında olan insanlar o hastanenin yer, konum ve yapı itibarı ile eğitim hastanesi olamayacağını görebilir.Aklı olan bu yobazların ekmeğine yağ sürmesin; oraya yaptıkları boş yatırımlarla orada daha büyük hastane yapılabileceği aşinadır.Örneğin milyonlarca dolara belki de hiç kullanmayacakları Da vinci robotu ihalesi açacakmış sayın şeriatçı yobaz başhekim efendi… Gördüğüm kadarı ile de kalifiye dr.’ların hepsi tek tek istifa ediyor. Neden mi? Çünkü orası adam yiyen değirmen gibi çalışıyor. Bu AKP’nin tek amacı oradan kazanç sağlamaktır. “Güneş balçıkla sıvanmaz”

  6. Ozan Adem Demişki:

    Merhaba değerli canlar

    Aleviliği müstakil bir din haline getireceği ve camiyi ibadethane olarak kabul eden Alevileri Müslümanlıktan koparacağı gerekçesiyle yanlış olduğunu bildirdi

    Sayin Ali Bardakogluna tepkim

    Çok değerli Sayın Prof .Dr İzzettin Doğan hocamın değerlendirdiği yorumuna sonuna kadar katılıyorum.Dilinize yüreğinize sağlık saolun varolun.

    Pes doğrusu bu kadar densizlik olurmu onlarmı karar verecek Alevilerin ne yapacaklarını öyle ya emevi saltanatının devamını uyguluyorsunz .Kusura bakman ama işte YEZITLIK
    budur Alevileri rencide ederek bir daha isbat ettiniz. Neyse bunları kabul etiğinize göre
    her şey meydanda . Sayın Prof .Dr İzzettin Doğan hocam burda her şeyi güzelce açıklamıs.

    BIRLIK ÇAĞRISI

    1. AYRIMCILIK ETMEDEN BÜTÜN ALEVI KURULUSLARI BIR ARAYA GELMELIDIR
    2. ALEVI KITLESI BIRLIK OLMALIDIR
    3.PROTESTOLAR DEVAM ETMELIDIR
    4. ALEVI MEDYA GURUPLARI DAHA GENIS BILGILER VERMELIDIR
    5.YAZARLARIMIZA SAIRLERIMIZE OZANLARIMIZA DESTEK VERILMELIDIR
    6. HALKIMIZI BU KONUDA AYDINLATMAMIZ ICIN SEMINERLER MITINGLER VERILMELIDIR
    AKSI TAKTIRDE CANLAR NASIL MARAS CORUM SIVAS KATLIAMI YASANDIYSA KIM BILIR GELECECTE NELER OLACAKTIR CÜNKÜ BU ZIHNIYETIN AYDINLIGA GITMEYE HIC NIYETI YOK HEVES´DE ETMIYORLAR

    BU YÜZDEN CANIM HALKIM LÜTFEN BIR OLALIM DIRI OLALIM YARINLAR ICIN DIYORUM
    SAYGILARIMLA

    Uyanın canlar uyuman artık

    Bakın ne hale geldik nere gidiyoz
    Uyanın canlarım uyuman artık
    Kimi dinsiz diyor kimi imansız
    Uyanın canlar uyuman artık

    Reyting için sıraya girdiler
    Yalan yanlış halka bilgi verdiler
    Aleviliği bölük bölük böldüler
    Uyanın canlar uyuman artık

    Ozan Adem´im sözüm sizlere
    Gelin beraber olalım el ele
    Fırsat vermeyelim kör cahillere
    Uyanın canlar uyuman artık
    Ozan Adem

    Dünyada vay vay
    Kimi eğri yürür kimisi doğru
    Kamiller bilir erkanı yolu
    Sofular bürünmüş çarşafı çulu
    Ne tat kaldı nede huzur dünyada

    Yok olup gittiler nice canlar
    Mahzuni Akarsu gibi Ozanlar
    Dünyada türedi sürü yobazlar
    Ne Saygı ne Sevgi kaldı dünyada

    Hakikat nedesem bilmez sırını
    Fakirin yoksulun alır malını
    Fırsatcılar sever yalan dolanı
    Ne Şeref ne hasiyet kaldı dünyada

    Adem bıktın hainlerin elinden
    Haklı haksız ayıramassın birinden
    Millet´de bezdi Softalrın dilinden
    Ne Din kaldı nede iman dünyada
    Ozan Adem

  7. ayşe Demişki:

    kozana neden hepsi 1 gelmiyor.diye 1çağırı sayınseyirciler

  8. Ozan Adem Demişki:

    MERHABA CANLAR

    Ben Ozan Adem Gazeloglu 14.04-24.04.2008 tarihinde Cem vakfını ziyarette bulundum..Başta Prof.Dr.Sayın Izzettin Doğana,Genel müdür Sayın Hıdır Akbayıra,Sayın Alirza Uğurlu´ya,Sayın Ayhan Aydına ,Sayın Sinan Boztepe´ye ve ordaki bütün Cem vakfı personeline Dedelerine bana göstermiş oldukları büyük ilgiden dolayı bütün canlara dostca teşekkür eder saygılar sunarım.Inanki gercekten çok memmun kaldım canlar ben orda Insanlara verilmiş sıcaklığı, değerleri ,hoşgörüyü gördüm yani can can içinde halka emek veren birliği gördüm sevgiyi gördüm.Canlar iste aydınlık ışık budur.Tekrar görüsmek üzere hosca kalın dostca kalın sağlacakla kalın.Yüce Allah yolumuzu acık etsin.

    Saygılarımla

    Bu ışıktır bizim özümüz
    Hakikat´tır bizim sözümüz
    Iste meydanda´dır yüzümüz
    Biz Hakk Muhammed Ali´yi
    sevenlerdeniz

    Ozan Adem

  9. Ozan Adem Demişki:

    Sayın Turgut bey bizler halen anlamış değiliz ?
    Söylermisiniz acaba AABF hangi taraftadır ve neyin peşindedir?

    Prof.Dr.Sayın Izzettin Doğan güzel bir acıklama yapmıştı ve demişti´ki :

    Turgut genç bir arkadaş. Bu işlerde emek sarfeden bir arkadaş yani örgütlenmede. Yeteneği olan bir arkadaş. Eğer doğru yolu bulursa Turgut Beyi değerlendirebiliriz. Yani ben kendisine onu söyledim. Cem Vakfı ordaki dostlara insanlarımıza yardımcı olmaya çalışıyor. Ama Alevi ama Sünni. O ayrımı biz yapmıyoruz. Çağrım doğru yola gelsinler. Vatandaşı yanlış bilgilerle donatmaya kalkmasınlar. Bunlar yapay yaklaşımlardır. Bunların ötesine geçmek lazım.

    Görüyorsunuz´ki Turgut bey
    Bütün bunlara rağmen Sayın hocam sizleri yüceltiyor iste bizlerin görüşleri budur yani
    HAKK-MUHAMMED-ALI YOLUDUR ama görüyoruz´ki sizler halen Aleviliği Islamın
    dışında görüyorsunuz.

    20 Nisan 2008 Pazar akşamı YOL TV de Hasan Kılavuz ve Erdoğan Aslan tarafından sunulan Gönül Yolu programı gerçek bir skandaldı.Pes doğrusu bizler bütün cabalarımızla bu toplumu bir araya getirmek için emek veriyoruz caba gösteriyoruz ama sizler nelerin peşindesiniz halen anlamış degiliz?
    Yani 25 Milyon olan bir Alevi toplumunu aptal´mı görüyorsunuz?

    ALEVİLERİ BÖLÜNMÜŞ GÖSTERMEK İSTİYORLAR DIYORSUNUZ

    Peki Turgut bey ,
    AABF´nin şu an yaptığı bölücülük değilmidir?
    Yayınlamış olduğunuz Alevilerin Sesi dergisinde her sey açıkca ordada değilmidir.Bir taraftan Erenleri Ozanları kullanıyorsunuz diğer taraftan hiçe sayıyorsunuz.Bizler Alevi toplumu olarak bu tür yaklaşımı kınıyoruz.Ayrıca Yol tv éde sunulan bizleri rencide edilen tavırların değişmesini istiyoruz.
    DİTİB´ÍN neler yaptıgını elbette bizler bilmekteyiz her şeyin farkında´yız ve şu anda evet yeni bir CAAFederasyonu var ve çalışmalarımız sürüyor bizler temelinde evrensel insan sevgisi olan Alevi inanç sistemini benimsemiş Hakk –Muhammed-Ali sevgisini yüreğinde taşıyan Ehli-Beyt ögretesine sahip çıkan bir kuruluşdur.Ve bizler bu yolda devam etmekteyiz.
    Umarım gün gelir bu tavırlardan vaz geçersiniz.

    Saygılarımla
    Ozan Adem
    Araştırmacı yazar ve Halk Ozanı

  10. ismail saçlı Demişki:

    6 MAYIS

    Bu tarih toplumumuza, tarihte iki olayı hatırlatıyor. Birincisi, 6 Mayıs HIDIRELLEZ Şenlikleri olarak anılır ve baharın gelişi, tabiatın uyanışı, doğanın yeşillenmesi olarak algılarız.
    Hıdır ve İlyas ölümsüzlük suyu içtikleri için karada, denizde yardıma ihtiyaç olanlara yardım ederler. Onun için Hızır deriz. Dara düştük mü, Yetiş ya Hızır deriz. Yılda bir gün iki kardeş buluşur. 6 Mayıs da, hal ve has ederler, bizlerde bugünü anarız.
    İkinci olay ise üç fidan dediğimiz Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnanın idam ediliş tarihidir. Üç fidanı saygı ile anıyoruz. İdam edilme sebebi ABD Emperyalizmine, oligarşiye, faşist düzene karşı duruş gösterdiklerindendir. Emperyalizme karşı Ulusal duruş sergileyen 6 filoya karşı Türk Bayrağı ve Mustafa Kemal Resimleri ile yürüyen bu mücadele önderlerini, anıyoruz. Nasıl ki Pir Sultanları, Nesimileri, Şeh Bedrettinleri, Nazım Hikmetleri unutmuyorsak, üç fidanı da unutmadık unutmayacağız. Hz. Ali’nin de söylediği gibi “Haksızlığa boyun eğen sadece hakkını değil, şerefini de onurunu da kaybeder” der.Üç fidanımızda boyun eğmemiştir. Yaktığınız meşale, yolumuzu aydınlatıyor. Mücadelenizi Saygı ile Selamlıyoruz.

    Kartal Cemevi Vakfı
    Genel Sekreter
    İsmail Saçlı

  11. Ozan Adem Demişki:

    Cok kiymetli canlar
    Asik Mahzuni Serifin aramizdan ayrilmasinin 6´inci yilini saygiyla aniyoruz.17.05.2002-17.05.2008

    Saygilarimla

    Sazım bugün Mahzuni için ağlıyor

    Bugün matem günü dostlar bizlerin
    Yüreğimizdeki yara çok derin
    Uyuştu ellerim söylemez dilim
    Sazım bugün Mahzuni için ağlıyor

    O büyük ozandı cümle alemde
    Sazıyla sözüyle hep dillerde
    Ölmedi yaşıyor dost gönüllerde
    Sazım bugün Mahzuni için ağlıyor

    Hem Şerif oldun hemde Mahzuni
    Asırlar geçsede unutmak seni
    Söyletmeyin dostlar bugün Adem´i
    Sazım bugün Mahzuni için ağlıyor

    Ozan Adem 17.05.2002

  12. Hamza Kurnaz Demişki:

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu

    AABF İNANÇ KURULU
    E-Mail: info@alevi.com

    AABF Üyesi AKM`lere
    Bilgi için:
    AABF GYK Üyelerine
    AABF İnanç Kurulu Üyelerine
    AABF Disiplin Kuruluna
    AABF Denetim Kuruluna
    AABF Bölge Yönetimlerine
    AABF Kadın kollarına
    AABF Gençlik kollarına
    AABF Kültür Kuruluna
    Alevi Kültür Merkezi Başkanlarına ,
    Yönetim kurullarına ve üyelerine

    Sevgili canlar ,A A B F İnanç Kurulu olarak yapmakta olduğumuz, Dede Ana Eğitimimizin son bölümünde , A A B F’nin 20’inci yılını ve Dede Ana Eğitiminin başarısını Kutlamak amacıyla, Felsefemize,inancımıza, uygun ,Alevilik’te Nefes ve Deyiş dinletisi’ni Frankfurt Alevi Kültür Merkezimizin Salonun’da gerçekleştireceğiz. Türkiyeden Ali Rıza Albayrak,Hasan Hüseyin Albayrak kardeşlerin katılacağı bu çalışmamıza bütün canlarımızı davetediyoruz bu anlamlı ve önemli çalışmamıza desteğinizi bekliyoruz.

    Hak Muhammed Ali cümlemizin yardımcısı, Hızır kılavuzumuz olsun.

    Tarih. 24.05.2008 Cumartesi günü
    Yer ve Adres. An der Steinmühle 16
    65934 Frankfurt- Nied
    Saat . 18.00
    Tel . 069419116
    Cep . 01714936412

    Saygı ve sevgilerimizle

    AABF İnanç Kurulu Başkanı
    Cafer Kaplan

  13. ahmet Demişki:

    yıllar geldi gecti bak
    mahsuni seni her saniye cok özledik
    aklımızda fikrimizde hep sen varsin
    halk ile hak olan bir sen vardin mahsuni

    yürek yanar sen yanımızda yoksun diye
    sen bizim gurumuz türkülerin bize en büyük hediye
    her zaman övünürüz bir mahsuni serifimiz var diye
    ölmeden ölmeyi bilen mahsunimiz var

    yürek dayanmıyor sessiz gidisine
    aklımıza mıh gibi kazıdık amerika katil katil diye
    insan insanligi bilmezse adı onundur zevzek diye
    türküler öksüz kaldi simdi mahsuni

  14. ahmet Demişki:

    gül kıskanır sen ondan güzelsin diye
    ten kıskanır sen içinde yücelik tasıyor diye
    insanlik kıskanır o zamanda yasamamıs diye
    adi güzel kendi güzel muhammed

    yıllar sende cok güzellikler yasadı
    kendini bilmezler uydurdukları tanrıya evlatlarını adadı
    cogunda bile bir insanlik kalmadı
    adi güzel kendi güzel muhammed

    ilim irfan yuvası alin vardi
    hasanla hüseyin gibi torunların vardi
    ehlibeyt atasının anası fatima gibi evladin vardi
    adi güzel kendi güzel muhammed

    seni nasil tarif etsek sözler yetermi
    iyi huyunu nur yüzünü anlatmaya kelimeler yetermi
    inancla askla kimse sen gibi sabredermi
    adi güzel kendi güzel muhammed

    allah katında ululardan ulusun
    allah bizleri senin yüzün suyu hürmetine korusun
    ehlibeytin velilerin nebilerin hayrina beklesin korusun
    adi güzel kendi güzel muhammed

  15. Ozan Adem Demişki:

    CAGRI

    GELIN CANLAR BIR OLALIM

    SEVGILI CANLAR

    BU CEM EVI YIKILMAMALIDIR VE YIKILMIYACAKTIR

    BURDAN BÜTÜN ALEVI KURULUSLARINA VE TÜM CANLARA SESLENIYORUM

    LÜTFEN BIRAZ DUYARLI OLALIM BIRLIK OLALAIM GELIN HEP BIRLIKTE

    KARSI DURALIM BU VICDANSIZLIĞIN ÖNÜNE GECELIM EĞER BUGÜN BIZLER BUNLARI YAPMAZSAK

    YARINLER ICIN HIC BIR SEY YAPAMAYIZ O ZAMAN YAPMAK ISTESEKTE DAHI BUNA IZIN VERMEZLER

    GELIN CANLAR BIR OLALIM IRI OLALIM DIRI OLALIM PIR SULTANLAR GIBI OLALIM

    SAYGILARIMLA

    Bu ısıktır bizim özümüz
    Hakikat´tır bizim sözümüz
    Iste meydanda´dır yüzümüz
    Biz Hakk Muhammed Ali
    Sevenlerdeniz

  16. Ozan Adem Demişki:

    SAYIN BARDAKOGLUNA CEVAP

    Bardakoğlu:”Dini konular siyasete basamak olmamalı!”

    SIZLER KENDINIZ YAPIYORSUNUZ DINI ALET ETEN SIZLERSINIZ
    SAYIN TAYIP BEY HER KONUSMADA BUNU DILE GETIRIYOR
    ASLINDA ISINIZEDE BÖYLESI GELIYOR KIMI KANDIRIYORSUNUZ
    BOSA KENDINIZI ACINDIRMAYIN HER SEY ORTADA BIRAZ DÜRÜST OLUNUZ
    GERCEKCI OLUNUZ

    “80 kusur yıllık Cumhuriyet kazanımlarımız yok mu oluyor?”

    SAYIN BARDAKOGLU SIZ KIM CUMHURIYET KIM LÜTFEN IKILI OYNAMAKTAN VAZ GECIN GÜLÜNC OLUYORSUNUZ ZATEN
    NE GÖRÜSTE OLDUGUNUZU ORTAYA KOYMUSUNUZ

    ATATÜRKÜN BÜSTLERINI KALDIRAN YOK EDEN SIZLER DEILMISINIZ

    CUMHURIYETI SAVUNAN HALKA SALDIRAN SIZLER DEILMISINIZ

    MITINGLERDE ATATÜRKÜN RESIMLERINI KALDIRAN SIZLER DEILMISINIZ

    LAIKLIGE ATATÜRK ILKELERINE SALDIRAN SIZLER DEILMISINIZ

    BUNLARA RAGMEN SÖYLEYECEK SÖZÜNÜZ KALDIMI

    Fetva tartışması

    Diyanet İşleri Başkanı, Başkanlık ve Diyanet Vakfı’nca yayınlanan eserlerde yer alan bazı cümleleri günümüz sorunlarına verilen fetva olarak yansıtmanın da doğru olmadığını belirterek, “Çünkü bu kitapların hiçbirisi fetva değildir. Bilimsel yöntemle hazırlanmış veri tabanıdır, derlemelerdir” dedi.

    SIZLERE GÖRE VETVA DEGILDIR CÜNKÜ ASALAMAK HOSUNUZA GIDIYOR

    BIRDE SIKILMADAN BUNLARI DIYEBILIYORSUNUZ PES DOGRUSU

    SIZLEREDE BILMEKTESINIZ´KI ALEVILERI RENCIDE EDEN BINLERCE

    YAZILARIN VAR OLMASINI VE YINE IMAMHATIP OKULLARINDAN MEZUN OLAN YAZARLARIN SACMA SAPAN YORUMLADIKLARI AYKIRI YAZILARI NASIL GÖRMEMEZLIKTEN GELIRSINIZ
    BUMU SIZLERIN INSANCA YAKLASIMLARINIZ BUNLAR VETVA DEGILDE NEDIR
    CAMILERDE HOCALAR TARAFINDAN VERILEN VETVALAR ALEVILERE YAPILAN HAKARETLER DEGILMIDIR

    BUNLARIDAMI INKAR SAYACAKSINIZ BUNLARDAMI YALAN

    MUAVYA SALTANATI BITTI ARTIK CUMHURIYET VAR KENDINIZE GELIN

  17. Ozan Adem Demişki:

    Avusturyalı parti FPÖ Başkanı Heinz Christian Strache, Türkiye’nin
    Avrupa’da futbol oynamasının “saçma” olduğunu savunurken “Türkiye
    Avrupa’nın bir parçası değil” dedi.

    “”"DEMOKRAT GÖRÜNEN
    SAYIN HEINZ CHRISTIAN STRACHE”"”

    Eğer bir Austurya Parti Başkanı „Demokrat bir Avrupa ülkesinde“ „aydın
    Austurya halkından“ oy alabilmek icin futbolu Politika aracı olarak
    kullanma gereğini duyuyorsa
    ve göründügü gibi baya bir başarıya sahip olabiliyor.
    Ozaman ben Böyle „aydin“ Avrupalı olacağıma „cahil“ bir asyalı olmayı
    tercih ediyorum.

    Papa pius’un (1458-1464) Cahil ve medeniyetsiz Hiristiyan alemini „avrupa
    kelimesinin“ çatısı altında, kendi kimliklerini sağlıya bilmek icin,
    „barbar“ olarak gösterdiği Osmanlı devletine kilişe propagandalar
    dışladığı gibi, herhalde sayın Heinz Christian Strache´de kendi „medeni“
    hiristiyan Halkının kimliğini bu şekilde elde etmeye çalışıyor. Demekki
    aydın zanetiğimiz „Avrupa“ ülkeleri daha 16. yüz yılın politikasını
    uyguluyor.
    Ozaman ben böyle „aydin“ Avrupalı olacagma „cahil“ bir asyalı olmayı
    tercih ediyorum.

    „Avurpa“ kelimesi anlamını Avusturya coğrafya dersinde göründügü gibi
    „ögretilmiyor“.
    1957´de roma anlaşmasında Türkiyenin bir Avrupa ülkesi olduğu Avrupa
    ülkeleri tarafından net bir şekilde belirtirilmiştir ve AB 237. Kuruluş
    maddesinde, sadece Avrupa ülkeri 1963 Ankara-Anlaşması gibi protokoller
    gerçekleşe biliyordu. …
    belirlendi, ama artık Türkiye’ye ihtiyacları olmadığı icin – Soguk Savaş
    ´da, Nato’nun 500.000 Türk askeri işlerine yarıyordu – bu gün ise Avrupa
    sınırlarını kendi kafalarınca , Bosburus’dan çekiyorlar. Yani „Lastik“
    gibi sündüryorlar. Ama Kıbrısı Avrupa Adası olarak kabul ettiklerinde
    (2005), bu Avrupa-Asya sınırını çok güzel bir form alıyor veya işlerini
    zorlaştırıyor.

    „Avrupalılar“ kendi kimligini belirliye bilmek için sürekli bir grubun,
    devletin… dışlaması içerisinde. Soguk savaşda „Kominizim Systemiydi“, bu
    savaş bittik´den sonra kendi kimliklerini bir anlam verebilmeleri icin,
    yeni bir dişlayacı bir sebep gerekiyordu. Bügün´de ne yazik ki o „aydin“
    Avrupalılar tekrar 1500 yılların düsüncesine, yani islam ülkerini
    dışlayarak kendi kimliklerini veya „avrupa sınırlarını“ belirtmek icin, bu
    yöntemle sağlamaya çalışıyorlar. Yani kendi kopuk milletinin kimliğini
    ancak Sporu ve Dini kulanarak sağlıya biliyor. Sayın Heinz Christian
    Strache istanbulu avrupa olarak görüyor, demeki Ayasofya´yı Anakara´ya
    taşısak, heralde ozaman orada Avrupaya kadar uzanacak.
    Ozaman ben Böyle „aydin“ Avrupalı olacağıma „cahil“ bir asyalı olmayı
    tercih ediyourm.

    Cografaya sözlügünde Kıta anlamına baktığımızda, Avrupa kıta olarak
    görünmüyor.
    Eger „Avrupayı“ AB ülkeleriyle eşit anlamına getirmeye çalışıyorlarsa, o
    zaman Norwec, Izlanda veya Isvicire de UEFA futbol oynayamaz, veya 2004
    yılına kadar AB´ye üye olmanyan ülkeler (Bulgar, Polonya…) oynama hakları
    yoktu.

    1989 a kadar yani Soguk Savaşın sonuna kadar bir çok ülke Polonya,
    Cek-Slovakya Cumhuriyeti, Romanya … „Avurpa“ ülkesi olarak görünmüyordu
    ama artık AB’de üye, yani Avurpa ülkesi olarak görünüyor. „Nerden nereye“

    Demeki „Avrupanın“ anlamını kendileri net olarak dahi bilmiyor ve
    Avrupa-Asya sınırını nereye kadar uzandığını bilinçii bir sekilde açık
    bırakıyorlar.
    „Avrupa“: Bir Kıtayı’mı, AByi’mi, Hiristiyan aleminimi, neyi ifade ediyor.
    Önce Avrupa kelimesini anlamını, veya Avurpa kelimesi neyi ifade ettiğini
    net bir şekilde acıklamasını yapabiliyorlarsa „aydin Avrupalı“ sayın
    Heinz Christian Strache o zaman böyle bir iddayı yani „Türkiye bir Avrupa
    ülkesi degildir“ kabul ederim.

    Ama ben yinede Böyle „aydin“ Avrupalı olacağıma „cahil“ bir asyalı olmayı
    tercih ediyorum.

    Araştırmacı-yazar: Ozan Adem Gazeloglu 11.06.2008

  18. ABF ESKI BAŞKANI Sayın TURAN ESER’E Demişki:

    lütfen haber olarak yayınlayınız

    ABF ESKI BAŞKANI Sayın TURAN ESER’E

    Sayın Eser.

    Bir kaç gün önce gönderdiğiniz iletide çok sert bir dille Cem Vakfı Başkanı Sn. İzzettin Doğan’ı eleştiriyor, yazınızın sonuna da,

    ‘’Şimdi cevap arayan soru şu: İzzetin Doğan kimi savunuyor?’’

    Bu yazıyı kaleme alan kişi herhangi biri olsaydı üzerinde durmaz ve ‘’Her zamanki gibi saçmalıyorlar’’ der geçerdim. Ama yazıyı kaleme alan ABF Genel Başkanlığı yapmışsa ve kimliğinin yanına Araştırmacı / Yazar etiketi yapıştırmışsa orada biraz durmak gerek.

    Sizin bu kadar sert bir yazıyı kaleme almanıza bir anlam veremedim. Üstelik İzzettin Hoca’nın babasını da işin içine çekiyor, ve Nur Cemaati ile ile dostluğunun bu tarihte başladığını iddia ediyorsunuz. İslam’ın özü olan Alevi inancımızda insanlar akrabalarının davranışlarından sorumlu tutulmazlar. İnancımızda böyle bir bakış açısı yoktur. İnsanlar ancak kendi kişisel davranışlarından sorumlu tutulabilirler. Aile bireyleri buna dahil değildir. Örneğin Hz. Hüseyin’i Kerbelâ’da şehit eden Yezid’in oğlu 2. Muaviye atalarının davranışlarını onaylamadığı için inancımızda kendisinden ULU kişi diye söz edilir Değer verilir. Kudsanır. Etik olmayan bu davranışınızı yadırgıyorum.

    Prof. Doğan’ı eleştirdiğiniz bu bilgilere siz bugün mü sahip oldunuz? Geçen aylarda, yıllarda kendisini tanımıyor muydunuz?

    O halde neden zaman zaman kendisi ile görüştünüz?

    Veya soruyu şöyle sorayım. İnsan zorunlu nedenlerden dolayı da olsa zaman zaman aynı platforma geleceği kişi hakkında bu denli ağır yazı kaleme almalı mı? Ona hakaret etmeli mi? Hakaret ettikten sonra hiç bir şey olmamış gibi yeniden görüşmeli mi?

    Sizce bunda etik kural gözetilmeli mi?

    Siz Nisan sonlarında Viyana’ya geldiğinizde kendiniz söylediniz. ‘’Biz Cem Vakfı’na teklifte bulunuyoruz. 12 kişi sizin taraftan, 12 kişi de bizim taraftan olmak üzere bir komisyon kuralım ve Velettin Ulusoy başkanlığında bir araya gelelim’’ dediniz.

    Madem Prof. İzzettin Doğan sizin gözünüzde bir Alevi ihanetçisi, o halde neden bu teklifi kendisine yapıyorsunuz?

    Bir ihanetçiye böyle teklif yapılır mı?

    Burada kendinizi biraz gözden geçirmeniz gerekmiyor mu?

    Sonra bu zik zaklar neyin nesi?

    Gün oluyor sizin başkanı olduğunuz ABF cephesinden İzzettin Doğan’a ciddi hakaretler yapılıyor ve kendisi yerden yere vuruluyor, aradan bir kaç hafta geçiyor bu sefer de kendisine övgüler düzülüyor ve siyasal duruşu takdir ediliyor.

    Alevi halkı aptal değil ve bu çelişkileri ibretle görüyor.

    Sayın Eser.

    Prof. İzzettin Doğan Viyana’ya davet edildiğinde Federasyonumuz iyi niyetle düşünülen ve ‘’Alevi toplumunun bir araya gelmesini arzulayan’’ bu etkinliğe hiç bir akılcı gerekçe sunmadan iptal etmeye çalıştı. Bunları biliyorsunuz. Kendisine yakın olan kadrolarını protesto cephesinde konuşlandırdı. Avusturya’da bulunan ve Federasyona bağlı diğer Alevi kurumlarının katılmaması için girişimde bulundu. Buna rağmen görkemli bir etkinlik yapıldı.

    Şimdi size kendi çektiğim 2 fotoğrafı ekte gönderiyorum.

    Biri sizin de katıldığınız ve Federasyonumuz tarafından organize edilen, Nisan sonlarında yapılan etkinlik, diğeri VAKB tarafından 1 Haziran da yapılan etkinlik.

    Her iki etkinliğin yapıldığı yer Viyana. Aynı tabana hitap ediliyor.

    Gelin akılcı açıdan bu etkinlikleri kıyaslayalım.

    Sizin katıldığınız etkinliği Federasyonumuz düzenliyor. Bunun için bildiri dağıttı. Afiş hazırlattı.

    Afiş üzerinde şu isimler yer alıyor.

    Konuşmacılar :

    * Turgut Öker (AABF Başkanı)
    * Turan Eser (Türkiye ABF Genel Başkanı)
    * M. Ali Çankaya (AABF Genel Başkanı)
    * Doç A. Murat İrten
    * Yaşar Seyman (Yazar – Sendikacı)
    * Nazım Beratlı (KKTC Milletvekili)
    * Alaattin Dinçer (Eğitim – Sen Genel Başkanı)

    Gerçi Turgut Öker, Doç. A. Murat İrten ve Nazım Beratlı gel(e)mediler ama katılımcılar bunu bilemezdi

    Viyana Alevi Kültür Birliği Derneğimiz, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonuna bağlı. Etkinliği dinlemek isteyen bütün üyeler geldiler. Protesto yok. Karşı kampanya yok. Misafirleri rahatsız edebilecek söz ve davranışlar yok. Bildiriler bir gün önceki AABF 10. yıl kutlama konserinde en geniş şekilde dağıtılmış. Bütün bunlara rağmen sizi dinlemeye gelen insan sayısı ilk başta 80 kişi civarında. Siz toplantıdan ayrıldıktan 20 dolaylarında daha katılım oldu. Salon 100 kişilik bir yer.

    Prof. İzzettin Doğan, Viyana’ya davet edildiğinde ise çalışmalar Federasyonumuz tarafından engellenmek istendi. Örgüt olarak katılmama kararı alındı. Buna rağmen katılım 1000 (Bin) kişinin üstündeydi.

    Gelin bir de şöyle Kıyaslama yapalım.

    * Sizin katıldığınız etkinliği AABF düzenliyor. Tüm Avusturya’da örgütlü. Viyana Alevi Kültür Birliği ise sadece Viyana’da örgütlü.
    * Sizin katıldığınız etkinlikte 3 tane Örgüt Başkanı ismi var. Viyana Alevi Kültür Birliği’nin etkinliğinde hiç bir Başkanın ismi afişte geçmiyor.
    * Türkiye’de size bağlı çok sayıda Vakıf var. İzzettin Doğan ise sadece bir Vakfın başkanı.
    * Örgütsel statüde size bağlı çok sayıda Vakıf var. Bu Vakıfların oluşturdukları Genel Merkezler var. Federasyonlaşma biçiminde örgütlenmiş yapılar var. Siz bütün bunların Genel Başkanısınız. İzzettin Doğan ise sadece bir Vakfın Başkanı.
    * İsmi konuşmacı listesine yazılan ancak kendisi gelmeyen Turgut Öker ise Almanya ve Avrupa Alevi Birliklerinin genel Başkanı. Kendisine bağlı çok sayıda dernek ve Federasyonlar var. İzzettin Doğan ise sadece bir Vakfın Başkanı.
    * Diğer Konuşmacı ise M. Ali Çankaya. Avusturya’da kendisine bağlı Alevi dernekleri var. İzzettin Doğan ise sadece bir Vakfın Başkanı.
    * Sizin konuşmacı olarak davet edildiğiniz etkinlikte ayrıca çok sayıda seçkin konuşmacı ismi daha geçiyor. Viyana Alevi Kültür Birliğinin 1 Haziran etkinliğinde ise sadece Almanya Dedeler Kurumu Başkanı Cafer Kaplan’ın ismi var. Onun gelmesi ise engellendi.
    * Buna rağmen sizi dinlemeye gelen insan sayısı 100 kişi, İzzettin Doğan’ı dinlemeye gelen gelen halk ise 1000 kişi. Yani 10 misli fark var.

    Şimdi Viyana’da karşıma çıkan herkes bu tablolara bakarak soruyor. Aleviliği kim temsil ediyor?

    Değerli Eser.

    Yazacağım çok konu ve kıyaslama olmasına rağmen sizi daha çok meşgul etmek istemem. Siz bize ileride de lazımsınız. Bu yüzden eleştiri ve önerilerde aynı alanda buluna insanlarla köprüleri atmak durumuna gelmemeliyiz.

    Sizin Başkanı olduğunuz ABF çalışmalarına yönelik insanların çok haklı tepkileri vardı. Ancak siz buraya geldiğinizde bizim misafirimizdiniz. Sizi üzecek her türlü davranış biçiminde dikkatle kaçındık.

    Örneğin

    * ABF Genel Kurullarda sarf edilen ve sonra unutulan sözleri size sormadık.
    * Siyasete Müdahale hezimetini,
    * SU TV ile ilgili gizemi ve birilerinin hisse senetlerini arttırmayı hedefleyen çalışmayı,
    * ABF’nin Laiklik ve Cumhuriyet’i koruma konusunda neden istekli olmadığını,
    * Devlet ve Atatürk düşmanı bazı kişilerin neden ABF’de ciddiye alındığını?
    * Kayıp para olayını,
    * Eski Ülkücü Yaşar Dedelek ile kadeh tokuşturarak Musahip olmanın nasıl başarıldığını,
    * ‘’Alevilik İslam dışıdır’’ sözünün ABD ve BOP projesine hizmet ettiğinin neden görülmek istenmediğini?,
    * Soracağımız yüzlerce ciddi konu olmasına rağmen nezaketen bunları sormadık.

    Hatta ben size ‘’Sizi Havaalanına ben götüreyim’’ teklifinde bulundum. Saygıda, sevgide bir kusur işlemedik. Siz ayrıldıktan sonra gıyabınızda /alehinizde bir kampanya açmadık. Misafirlerimizi dostça, arkadaşça dinledik.

    İzzettin Doğan’ı da bu toplum davet etti. Peki diğer arkadaşlar neden aynı inceliği göstermediler?

    Korktukları bir şey mi var?

    Bence bazı arkadaşlar şu aşağıdaki fotoğraflardan çok korkuyorlar. Fotoğraflara bakarak ‘’Aleviliği gerçekten kim temsil ediyor? Sorusundan çok korkuyorlar.

    Ancak korkunun ecele faydası yok. Bence herkes şapkasını önüne koyup ‘’Biz nerelerde hata yapıyoruz’’ sorusuna samimi bir yanıt aramalı.

    Ve başkalarını da suçlamadan…

    Bilginize sunarım.

    Muhabbetlerimle

    Kazım Balaban / 28 Haziran 2008 / Viyana

    Bu Fotoğraf sizin konuşmacı olarak davet edildiğiniz kitleyi gösteriyor (27 Nisan 2008 Viyana)

    Bu fotoğraf İzzettin Doğan’ı dinlemeye gelen kitleyi gösteriyor (1 Haziran 2008 Viyana)

Yorum yapın