Ara
29th
Files under Alevi Haber-Gündem | Posted by Alevi Haber

Artık Sizlerde sitemize haber ekleyebilirsiniz…
.
Yapmanız gereken sadece altaki kutucukları(Yorum Yap) doldurup, “Yorum Göndere” tıklamanız yeterli olacaktır…
ve sonra yöneticilerimiz tarafından kontrol edilip haber “Anasayfaya” eklenecektir.
ErenlerMeydani.com Alevi Haber Merkezi
Alevi Haber / Alevi Gündem
MSN İLETİŞİM
alevihaber@erenlermeydani.com
MAİL :
alevihaber@erenlermeydani.com
alevigundem@gmail.com
-







17 Şubat 2008 Saat 11:10 de demişki
Haber7′ye “seviyeli habercilik yap” çağrısı…
Şah İsmail Hatayi İnanç Derneği Başkanı Murat Kantekin yazılı bir açıklama yaparak, Haber 7 adlı internet sitesinde 11 Şubat günü yayınlanan “Alevi Derneği’de Türbana Karşı” başlıklı bir haber ile ilgili olarak, sitenin okuyucularının hakarete varan yorumlarının yayınlanmasını protesto etti.
Haber7 adlı haber sitesine, seviyeye uygun habercilik yapma çağrısı yapan Kantekin, “ Türk Basının en büyük çatı kuruluşu olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve İnternet Medyası Derneği’ni sorumluluklarını yerine getirmesi için bu siteyi uyarmaya davet ediyoruz” dedi.
17 Şubat 2008 Saat 11:25 de demişki
İlgili Haber eklenmiştir.
Alevi Haber Merkezi
02 Mart 2008 Saat 06:48 de demişki
Murat KANTEKİN’E TEŞEKKÜRLER
10 Mart 2008 Saat 14:53 de demişki
Degerli dostlar,
Mainz-Wiesbaden-Rüsselsheim Alevi-Bektasi Kültür Birligi 11 Genel kurulunu 02.03.2008 tarihinde gerceklestirdi.
Sayin Ibrahim Polat´in Divan Baskanligini yaptigi genel kurulumuza katilim ve ilgi oldukca yogundu.
Eski yönetimin aklanmasinin ardindan yeni yönetim secimlerine gecildi ve secimler sonucu Dernegimizin ve AABF kurucularindan Ahmet Aydemir´in kadrosundan olan arkadaslar secilmis oldular, yönetim Kurulu ise su sekilde oldu:
Dervis Tur: Baskan ( AABF kurucusu ve eski dedeler kurulu Baskani)
Ahmet Aydemir: Sekreter ( AABF kurcusu ve kurucu Baskan)
Ali Kus: 2.Baskan
Saim Günes: Sayman
Aziz Sincer: Sayman yardimcisi
Secil Akyildiz: Kurum Idari sorumlusu
Ali Gazi: Genclik sorumlusu
Yönetim Kurulu arkadaslarimiza calismalarinda basarilar diliyoruz Hakk-Muhammed-Ali yardimcilari, Hizir yoldaslari olsun.
Ask-i niyzlarimizla
AKM Dedeler Kurulu adina
Hamza Kurnaz
01 Nisan 2008 Saat 12:35 de demişki
Sayın okurlar:ümraniye eğitim hastanesi (devlet hastanesi) denilen yere gitmeyin gidenleri de göndermeyin; Burası AKP’nin bütün kadrolarını doldurduğu, ihalelerle yandaşlarına milyonlarca dolar peşkeş çektiği ve lüks yatırımlarla (otomatik kapılar,plazma tv’ler vs vs) halkın gözünü boyadığı ŞER (ve şeriat)yuvasıdır. Aklı başında olan insanlar o hastanenin yer, konum ve yapı itibarı ile eğitim hastanesi olamayacağını görebilir.Aklı olan bu yobazların ekmeğine yağ sürmesin; oraya yaptıkları boş yatırımlarla orada daha büyük hastane yapılabileceği aşinadır.Örneğin milyonlarca dolara belki de hiç kullanmayacakları Da vinci robotu ihalesi açacakmış sayın şeriatçı yobaz başhekim efendi… Gördüğüm kadarı ile de kalifiye dr.’ların hepsi tek tek istifa ediyor. Neden mi? Çünkü orası adam yiyen değirmen gibi çalışıyor. Bu AKP’nin tek amacı oradan kazanç sağlamaktır. “Güneş balçıkla sıvanmaz”
10 Nisan 2008 Saat 15:06 de demişki
Merhaba değerli canlar
Aleviliği müstakil bir din haline getireceği ve camiyi ibadethane olarak kabul eden Alevileri Müslümanlıktan koparacağı gerekçesiyle yanlış olduğunu bildirdi
Sayin Ali Bardakogluna tepkim
Çok değerli Sayın Prof .Dr İzzettin Doğan hocamın değerlendirdiği yorumuna sonuna kadar katılıyorum.Dilinize yüreğinize sağlık saolun varolun.
Pes doğrusu bu kadar densizlik olurmu onlarmı karar verecek Alevilerin ne yapacaklarını öyle ya emevi saltanatının devamını uyguluyorsunz .Kusura bakman ama işte YEZITLIK
budur Alevileri rencide ederek bir daha isbat ettiniz. Neyse bunları kabul etiğinize göre
her şey meydanda . Sayın Prof .Dr İzzettin Doğan hocam burda her şeyi güzelce açıklamıs.
BIRLIK ÇAĞRISI
1. AYRIMCILIK ETMEDEN BÜTÜN ALEVI KURULUSLARI BIR ARAYA GELMELIDIR
2. ALEVI KITLESI BIRLIK OLMALIDIR
3.PROTESTOLAR DEVAM ETMELIDIR
4. ALEVI MEDYA GURUPLARI DAHA GENIS BILGILER VERMELIDIR
5.YAZARLARIMIZA SAIRLERIMIZE OZANLARIMIZA DESTEK VERILMELIDIR
6. HALKIMIZI BU KONUDA AYDINLATMAMIZ ICIN SEMINERLER MITINGLER VERILMELIDIR
AKSI TAKTIRDE CANLAR NASIL MARAS CORUM SIVAS KATLIAMI YASANDIYSA KIM BILIR GELECECTE NELER OLACAKTIR CÜNKÜ BU ZIHNIYETIN AYDINLIGA GITMEYE HIC NIYETI YOK HEVES´DE ETMIYORLAR
BU YÜZDEN CANIM HALKIM LÜTFEN BIR OLALIM DIRI OLALIM YARINLAR ICIN DIYORUM
SAYGILARIMLA
Uyanın canlar uyuman artık
Bakın ne hale geldik nere gidiyoz
Uyanın canlarım uyuman artık
Kimi dinsiz diyor kimi imansız
Uyanın canlar uyuman artık
Reyting için sıraya girdiler
Yalan yanlış halka bilgi verdiler
Aleviliği bölük bölük böldüler
Uyanın canlar uyuman artık
Ozan Adem´im sözüm sizlere
Gelin beraber olalım el ele
Fırsat vermeyelim kör cahillere
Uyanın canlar uyuman artık
Ozan Adem
Dünyada vay vay
Kimi eğri yürür kimisi doğru
Kamiller bilir erkanı yolu
Sofular bürünmüş çarşafı çulu
Ne tat kaldı nede huzur dünyada
Yok olup gittiler nice canlar
Mahzuni Akarsu gibi Ozanlar
Dünyada türedi sürü yobazlar
Ne Saygı ne Sevgi kaldı dünyada
Hakikat nedesem bilmez sırını
Fakirin yoksulun alır malını
Fırsatcılar sever yalan dolanı
Ne Şeref ne hasiyet kaldı dünyada
Adem bıktın hainlerin elinden
Haklı haksız ayıramassın birinden
Millet´de bezdi Softalrın dilinden
Ne Din kaldı nede iman dünyada
Ozan Adem
16 Nisan 2008 Saat 08:48 de demişki
kozana neden hepsi 1 gelmiyor.diye 1çağırı sayınseyirciler
26 Nisan 2008 Saat 11:27 de demişki
MERHABA CANLAR
Ben Ozan Adem Gazeloglu 14.04-24.04.2008 tarihinde Cem vakfını ziyarette bulundum..Başta Prof.Dr.Sayın Izzettin Doğana,Genel müdür Sayın Hıdır Akbayıra,Sayın Alirza Uğurlu´ya,Sayın Ayhan Aydına ,Sayın Sinan Boztepe´ye ve ordaki bütün Cem vakfı personeline Dedelerine bana göstermiş oldukları büyük ilgiden dolayı bütün canlara dostca teşekkür eder saygılar sunarım.Inanki gercekten çok memmun kaldım canlar ben orda Insanlara verilmiş sıcaklığı, değerleri ,hoşgörüyü gördüm yani can can içinde halka emek veren birliği gördüm sevgiyi gördüm.Canlar iste aydınlık ışık budur.Tekrar görüsmek üzere hosca kalın dostca kalın sağlacakla kalın.Yüce Allah yolumuzu acık etsin.
Saygılarımla
Bu ışıktır bizim özümüz
Hakikat´tır bizim sözümüz
Iste meydanda´dır yüzümüz
Biz Hakk Muhammed Ali´yi
sevenlerdeniz
Ozan Adem
29 Nisan 2008 Saat 15:50 de demişki
Sayın Turgut bey bizler halen anlamış değiliz ?
Söylermisiniz acaba AABF hangi taraftadır ve neyin peşindedir?
Prof.Dr.Sayın Izzettin Doğan güzel bir acıklama yapmıştı ve demişti´ki :
Turgut genç bir arkadaş. Bu işlerde emek sarfeden bir arkadaş yani örgütlenmede. Yeteneği olan bir arkadaş. Eğer doğru yolu bulursa Turgut Beyi değerlendirebiliriz. Yani ben kendisine onu söyledim. Cem Vakfı ordaki dostlara insanlarımıza yardımcı olmaya çalışıyor. Ama Alevi ama Sünni. O ayrımı biz yapmıyoruz. Çağrım doğru yola gelsinler. Vatandaşı yanlış bilgilerle donatmaya kalkmasınlar. Bunlar yapay yaklaşımlardır. Bunların ötesine geçmek lazım.
Görüyorsunuz´ki Turgut bey
Bütün bunlara rağmen Sayın hocam sizleri yüceltiyor iste bizlerin görüşleri budur yani
HAKK-MUHAMMED-ALI YOLUDUR ama görüyoruz´ki sizler halen Aleviliği Islamın
dışında görüyorsunuz.
20 Nisan 2008 Pazar akşamı YOL TV de Hasan Kılavuz ve Erdoğan Aslan tarafından sunulan Gönül Yolu programı gerçek bir skandaldı.Pes doğrusu bizler bütün cabalarımızla bu toplumu bir araya getirmek için emek veriyoruz caba gösteriyoruz ama sizler nelerin peşindesiniz halen anlamış degiliz?
Yani 25 Milyon olan bir Alevi toplumunu aptal´mı görüyorsunuz?
ALEVİLERİ BÖLÜNMÜŞ GÖSTERMEK İSTİYORLAR DIYORSUNUZ
Peki Turgut bey ,
AABF´nin şu an yaptığı bölücülük değilmidir?
Yayınlamış olduğunuz Alevilerin Sesi dergisinde her sey açıkca ordada değilmidir.Bir taraftan Erenleri Ozanları kullanıyorsunuz diğer taraftan hiçe sayıyorsunuz.Bizler Alevi toplumu olarak bu tür yaklaşımı kınıyoruz.Ayrıca Yol tv éde sunulan bizleri rencide edilen tavırların değişmesini istiyoruz.
DİTİB´ÍN neler yaptıgını elbette bizler bilmekteyiz her şeyin farkında´yız ve şu anda evet yeni bir CAAFederasyonu var ve çalışmalarımız sürüyor bizler temelinde evrensel insan sevgisi olan Alevi inanç sistemini benimsemiş Hakk –Muhammed-Ali sevgisini yüreğinde taşıyan Ehli-Beyt ögretesine sahip çıkan bir kuruluşdur.Ve bizler bu yolda devam etmekteyiz.
Umarım gün gelir bu tavırlardan vaz geçersiniz.
Saygılarımla
Ozan Adem
Araştırmacı yazar ve Halk Ozanı
05 Mayıs 2008 Saat 14:38 de demişki
6 MAYIS
Bu tarih toplumumuza, tarihte iki olayı hatırlatıyor. Birincisi, 6 Mayıs HIDIRELLEZ Şenlikleri olarak anılır ve baharın gelişi, tabiatın uyanışı, doğanın yeşillenmesi olarak algılarız.
Hıdır ve İlyas ölümsüzlük suyu içtikleri için karada, denizde yardıma ihtiyaç olanlara yardım ederler. Onun için Hızır deriz. Dara düştük mü, Yetiş ya Hızır deriz. Yılda bir gün iki kardeş buluşur. 6 Mayıs da, hal ve has ederler, bizlerde bugünü anarız.
İkinci olay ise üç fidan dediğimiz Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnanın idam ediliş tarihidir. Üç fidanı saygı ile anıyoruz. İdam edilme sebebi ABD Emperyalizmine, oligarşiye, faşist düzene karşı duruş gösterdiklerindendir. Emperyalizme karşı Ulusal duruş sergileyen 6 filoya karşı Türk Bayrağı ve Mustafa Kemal Resimleri ile yürüyen bu mücadele önderlerini, anıyoruz. Nasıl ki Pir Sultanları, Nesimileri, Şeh Bedrettinleri, Nazım Hikmetleri unutmuyorsak, üç fidanı da unutmadık unutmayacağız. Hz. Ali’nin de söylediği gibi “Haksızlığa boyun eğen sadece hakkını değil, şerefini de onurunu da kaybeder” der.Üç fidanımızda boyun eğmemiştir. Yaktığınız meşale, yolumuzu aydınlatıyor. Mücadelenizi Saygı ile Selamlıyoruz.
Kartal Cemevi Vakfı
Genel Sekreter
İsmail Saçlı
12 Mayıs 2008 Saat 22:02 de demişki
Cok kiymetli canlar
Asik Mahzuni Serifin aramizdan ayrilmasinin 6´inci yilini saygiyla aniyoruz.17.05.2002-17.05.2008
Saygilarimla
Sazım bugün Mahzuni için ağlıyor
Bugün matem günü dostlar bizlerin
Yüreğimizdeki yara çok derin
Uyuştu ellerim söylemez dilim
Sazım bugün Mahzuni için ağlıyor
O büyük ozandı cümle alemde
Sazıyla sözüyle hep dillerde
Ölmedi yaşıyor dost gönüllerde
Sazım bugün Mahzuni için ağlıyor
Hem Şerif oldun hemde Mahzuni
Asırlar geçsede unutmak seni
Söyletmeyin dostlar bugün Adem´i
Sazım bugün Mahzuni için ağlıyor
Ozan Adem 17.05.2002
16 Mayıs 2008 Saat 15:56 de demişki
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu
AABF İNANÇ KURULU
E-Mail: info@alevi.com
AABF Üyesi AKM`lere
Bilgi için:
AABF GYK Üyelerine
AABF İnanç Kurulu Üyelerine
AABF Disiplin Kuruluna
AABF Denetim Kuruluna
AABF Bölge Yönetimlerine
AABF Kadın kollarına
AABF Gençlik kollarına
AABF Kültür Kuruluna
Alevi Kültür Merkezi Başkanlarına ,
Yönetim kurullarına ve üyelerine
Sevgili canlar ,A A B F İnanç Kurulu olarak yapmakta olduğumuz, Dede Ana Eğitimimizin son bölümünde , A A B F’nin 20’inci yılını ve Dede Ana Eğitiminin başarısını Kutlamak amacıyla, Felsefemize,inancımıza, uygun ,Alevilik’te Nefes ve Deyiş dinletisi’ni Frankfurt Alevi Kültür Merkezimizin Salonun’da gerçekleştireceğiz. Türkiyeden Ali Rıza Albayrak,Hasan Hüseyin Albayrak kardeşlerin katılacağı bu çalışmamıza bütün canlarımızı davetediyoruz bu anlamlı ve önemli çalışmamıza desteğinizi bekliyoruz.
Hak Muhammed Ali cümlemizin yardımcısı, Hızır kılavuzumuz olsun.
Tarih. 24.05.2008 Cumartesi günü
Yer ve Adres. An der Steinmühle 16
65934 Frankfurt- Nied
Saat . 18.00
Tel . 069419116
Cep . 01714936412
Saygı ve sevgilerimizle
AABF İnanç Kurulu Başkanı
Cafer Kaplan
20 Mayıs 2008 Saat 22:16 de demişki
yıllar geldi gecti bak
mahsuni seni her saniye cok özledik
aklımızda fikrimizde hep sen varsin
halk ile hak olan bir sen vardin mahsuni
yürek yanar sen yanımızda yoksun diye
sen bizim gurumuz türkülerin bize en büyük hediye
her zaman övünürüz bir mahsuni serifimiz var diye
ölmeden ölmeyi bilen mahsunimiz var
yürek dayanmıyor sessiz gidisine
aklımıza mıh gibi kazıdık amerika katil katil diye
insan insanligi bilmezse adı onundur zevzek diye
türküler öksüz kaldi simdi mahsuni
20 Mayıs 2008 Saat 22:20 de demişki
gül kıskanır sen ondan güzelsin diye
ten kıskanır sen içinde yücelik tasıyor diye
insanlik kıskanır o zamanda yasamamıs diye
adi güzel kendi güzel muhammed
yıllar sende cok güzellikler yasadı
kendini bilmezler uydurdukları tanrıya evlatlarını adadı
cogunda bile bir insanlik kalmadı
adi güzel kendi güzel muhammed
ilim irfan yuvası alin vardi
hasanla hüseyin gibi torunların vardi
ehlibeyt atasının anası fatima gibi evladin vardi
adi güzel kendi güzel muhammed
seni nasil tarif etsek sözler yetermi
iyi huyunu nur yüzünü anlatmaya kelimeler yetermi
inancla askla kimse sen gibi sabredermi
adi güzel kendi güzel muhammed
allah katında ululardan ulusun
allah bizleri senin yüzün suyu hürmetine korusun
ehlibeytin velilerin nebilerin hayrina beklesin korusun
adi güzel kendi güzel muhammed
27 Mayıs 2008 Saat 23:15 de demişki
CAGRI
GELIN CANLAR BIR OLALIM
SEVGILI CANLAR
BU CEM EVI YIKILMAMALIDIR VE YIKILMIYACAKTIR
BURDAN BÜTÜN ALEVI KURULUSLARINA VE TÜM CANLARA SESLENIYORUM
LÜTFEN BIRAZ DUYARLI OLALIM BIRLIK OLALAIM GELIN HEP BIRLIKTE
KARSI DURALIM BU VICDANSIZLIĞIN ÖNÜNE GECELIM EĞER BUGÜN BIZLER BUNLARI YAPMAZSAK
YARINLER ICIN HIC BIR SEY YAPAMAYIZ O ZAMAN YAPMAK ISTESEKTE DAHI BUNA IZIN VERMEZLER
GELIN CANLAR BIR OLALIM IRI OLALIM DIRI OLALIM PIR SULTANLAR GIBI OLALIM
SAYGILARIMLA
Bu ısıktır bizim özümüz
Hakikat´tır bizim sözümüz
Iste meydanda´dır yüzümüz
Biz Hakk Muhammed Ali
Sevenlerdeniz
30 Mayıs 2008 Saat 17:22 de demişki
SAYIN BARDAKOGLUNA CEVAP
Bardakoğlu:”Dini konular siyasete basamak olmamalı!”
SIZLER KENDINIZ YAPIYORSUNUZ DINI ALET ETEN SIZLERSINIZ
SAYIN TAYIP BEY HER KONUSMADA BUNU DILE GETIRIYOR
ASLINDA ISINIZEDE BÖYLESI GELIYOR KIMI KANDIRIYORSUNUZ
BOSA KENDINIZI ACINDIRMAYIN HER SEY ORTADA BIRAZ DÜRÜST OLUNUZ
GERCEKCI OLUNUZ
“80 kusur yıllık Cumhuriyet kazanımlarımız yok mu oluyor?”
SAYIN BARDAKOGLU SIZ KIM CUMHURIYET KIM LÜTFEN IKILI OYNAMAKTAN VAZ GECIN GÜLÜNC OLUYORSUNUZ ZATEN
NE GÖRÜSTE OLDUGUNUZU ORTAYA KOYMUSUNUZ
ATATÜRKÜN BÜSTLERINI KALDIRAN YOK EDEN SIZLER DEILMISINIZ
CUMHURIYETI SAVUNAN HALKA SALDIRAN SIZLER DEILMISINIZ
MITINGLERDE ATATÜRKÜN RESIMLERINI KALDIRAN SIZLER DEILMISINIZ
LAIKLIGE ATATÜRK ILKELERINE SALDIRAN SIZLER DEILMISINIZ
BUNLARA RAGMEN SÖYLEYECEK SÖZÜNÜZ KALDIMI
Fetva tartışması
Diyanet İşleri Başkanı, Başkanlık ve Diyanet Vakfı’nca yayınlanan eserlerde yer alan bazı cümleleri günümüz sorunlarına verilen fetva olarak yansıtmanın da doğru olmadığını belirterek, “Çünkü bu kitapların hiçbirisi fetva değildir. Bilimsel yöntemle hazırlanmış veri tabanıdır, derlemelerdir” dedi.
SIZLERE GÖRE VETVA DEGILDIR CÜNKÜ ASALAMAK HOSUNUZA GIDIYOR
BIRDE SIKILMADAN BUNLARI DIYEBILIYORSUNUZ PES DOGRUSU
SIZLEREDE BILMEKTESINIZ´KI ALEVILERI RENCIDE EDEN BINLERCE
YAZILARIN VAR OLMASINI VE YINE IMAMHATIP OKULLARINDAN MEZUN OLAN YAZARLARIN SACMA SAPAN YORUMLADIKLARI AYKIRI YAZILARI NASIL GÖRMEMEZLIKTEN GELIRSINIZ
BUMU SIZLERIN INSANCA YAKLASIMLARINIZ BUNLAR VETVA DEGILDE NEDIR
CAMILERDE HOCALAR TARAFINDAN VERILEN VETVALAR ALEVILERE YAPILAN HAKARETLER DEGILMIDIR
BUNLARIDAMI INKAR SAYACAKSINIZ BUNLARDAMI YALAN
MUAVYA SALTANATI BITTI ARTIK CUMHURIYET VAR KENDINIZE GELIN
12 Haziran 2008 Saat 15:58 de demişki
Avusturyalı parti FPÖ Başkanı Heinz Christian Strache, Türkiye’nin
Avrupa’da futbol oynamasının “saçma” olduğunu savunurken “Türkiye
Avrupa’nın bir parçası değil” dedi.
“”"DEMOKRAT GÖRÜNEN
SAYIN HEINZ CHRISTIAN STRACHE”"”
Eğer bir Austurya Parti Başkanı „Demokrat bir Avrupa ülkesinde“ „aydın
Austurya halkından“ oy alabilmek icin futbolu Politika aracı olarak
kullanma gereğini duyuyorsa
ve göründügü gibi baya bir başarıya sahip olabiliyor.
Ozaman ben Böyle „aydin“ Avrupalı olacağıma „cahil“ bir asyalı olmayı
tercih ediyorum.
Papa pius’un (1458-1464) Cahil ve medeniyetsiz Hiristiyan alemini „avrupa
kelimesinin“ çatısı altında, kendi kimliklerini sağlıya bilmek icin,
„barbar“ olarak gösterdiği Osmanlı devletine kilişe propagandalar
dışladığı gibi, herhalde sayın Heinz Christian Strache´de kendi „medeni“
hiristiyan Halkının kimliğini bu şekilde elde etmeye çalışıyor. Demekki
aydın zanetiğimiz „Avrupa“ ülkeleri daha 16. yüz yılın politikasını
uyguluyor.
Ozaman ben böyle „aydin“ Avrupalı olacagma „cahil“ bir asyalı olmayı
tercih ediyorum.
„Avurpa“ kelimesi anlamını Avusturya coğrafya dersinde göründügü gibi
„ögretilmiyor“.
1957´de roma anlaşmasında Türkiyenin bir Avrupa ülkesi olduğu Avrupa
ülkeleri tarafından net bir şekilde belirtirilmiştir ve AB 237. Kuruluş
maddesinde, sadece Avrupa ülkeri 1963 Ankara-Anlaşması gibi protokoller
gerçekleşe biliyordu. …
belirlendi, ama artık Türkiye’ye ihtiyacları olmadığı icin – Soguk Savaş
´da, Nato’nun 500.000 Türk askeri işlerine yarıyordu – bu gün ise Avrupa
sınırlarını kendi kafalarınca , Bosburus’dan çekiyorlar. Yani „Lastik“
gibi sündüryorlar. Ama Kıbrısı Avrupa Adası olarak kabul ettiklerinde
(2005), bu Avrupa-Asya sınırını çok güzel bir form alıyor veya işlerini
zorlaştırıyor.
„Avrupalılar“ kendi kimligini belirliye bilmek için sürekli bir grubun,
devletin… dışlaması içerisinde. Soguk savaşda „Kominizim Systemiydi“, bu
savaş bittik´den sonra kendi kimliklerini bir anlam verebilmeleri icin,
yeni bir dişlayacı bir sebep gerekiyordu. Bügün´de ne yazik ki o „aydin“
Avrupalılar tekrar 1500 yılların düsüncesine, yani islam ülkerini
dışlayarak kendi kimliklerini veya „avrupa sınırlarını“ belirtmek icin, bu
yöntemle sağlamaya çalışıyorlar. Yani kendi kopuk milletinin kimliğini
ancak Sporu ve Dini kulanarak sağlıya biliyor. Sayın Heinz Christian
Strache istanbulu avrupa olarak görüyor, demeki Ayasofya´yı Anakara´ya
taşısak, heralde ozaman orada Avrupaya kadar uzanacak.
Ozaman ben Böyle „aydin“ Avrupalı olacağıma „cahil“ bir asyalı olmayı
tercih ediyourm.
Cografaya sözlügünde Kıta anlamına baktığımızda, Avrupa kıta olarak
görünmüyor.
Eger „Avrupayı“ AB ülkeleriyle eşit anlamına getirmeye çalışıyorlarsa, o
zaman Norwec, Izlanda veya Isvicire de UEFA futbol oynayamaz, veya 2004
yılına kadar AB´ye üye olmanyan ülkeler (Bulgar, Polonya…) oynama hakları
yoktu.
1989 a kadar yani Soguk Savaşın sonuna kadar bir çok ülke Polonya,
Cek-Slovakya Cumhuriyeti, Romanya … „Avurpa“ ülkesi olarak görünmüyordu
ama artık AB’de üye, yani Avurpa ülkesi olarak görünüyor. „Nerden nereye“
Demeki „Avrupanın“ anlamını kendileri net olarak dahi bilmiyor ve
Avrupa-Asya sınırını nereye kadar uzandığını bilinçii bir sekilde açık
bırakıyorlar.
„Avrupa“: Bir Kıtayı’mı, AByi’mi, Hiristiyan aleminimi, neyi ifade ediyor.
Önce Avrupa kelimesini anlamını, veya Avurpa kelimesi neyi ifade ettiğini
net bir şekilde acıklamasını yapabiliyorlarsa „aydin Avrupalı“ sayın
Heinz Christian Strache o zaman böyle bir iddayı yani „Türkiye bir Avrupa
ülkesi degildir“ kabul ederim.
Ama ben yinede Böyle „aydin“ Avrupalı olacağıma „cahil“ bir asyalı olmayı
tercih ediyorum.
Araştırmacı-yazar: Ozan Adem Gazeloglu 11.06.2008
30 Haziran 2008 Saat 19:02 de demişki
lütfen haber olarak yayınlayınız
ABF ESKI BAŞKANI Sayın TURAN ESER’E
Sayın Eser.
Bir kaç gün önce gönderdiğiniz iletide çok sert bir dille Cem Vakfı Başkanı Sn. İzzettin Doğan’ı eleştiriyor, yazınızın sonuna da,
‘’Şimdi cevap arayan soru şu: İzzetin Doğan kimi savunuyor?’’
Bu yazıyı kaleme alan kişi herhangi biri olsaydı üzerinde durmaz ve ‘’Her zamanki gibi saçmalıyorlar’’ der geçerdim. Ama yazıyı kaleme alan ABF Genel Başkanlığı yapmışsa ve kimliğinin yanına Araştırmacı / Yazar etiketi yapıştırmışsa orada biraz durmak gerek.
Sizin bu kadar sert bir yazıyı kaleme almanıza bir anlam veremedim. Üstelik İzzettin Hoca’nın babasını da işin içine çekiyor, ve Nur Cemaati ile ile dostluğunun bu tarihte başladığını iddia ediyorsunuz. İslam’ın özü olan Alevi inancımızda insanlar akrabalarının davranışlarından sorumlu tutulmazlar. İnancımızda böyle bir bakış açısı yoktur. İnsanlar ancak kendi kişisel davranışlarından sorumlu tutulabilirler. Aile bireyleri buna dahil değildir. Örneğin Hz. Hüseyin’i Kerbelâ’da şehit eden Yezid’in oğlu 2. Muaviye atalarının davranışlarını onaylamadığı için inancımızda kendisinden ULU kişi diye söz edilir Değer verilir. Kudsanır. Etik olmayan bu davranışınızı yadırgıyorum.
Prof. Doğan’ı eleştirdiğiniz bu bilgilere siz bugün mü sahip oldunuz? Geçen aylarda, yıllarda kendisini tanımıyor muydunuz?
O halde neden zaman zaman kendisi ile görüştünüz?
Veya soruyu şöyle sorayım. İnsan zorunlu nedenlerden dolayı da olsa zaman zaman aynı platforma geleceği kişi hakkında bu denli ağır yazı kaleme almalı mı? Ona hakaret etmeli mi? Hakaret ettikten sonra hiç bir şey olmamış gibi yeniden görüşmeli mi?
Sizce bunda etik kural gözetilmeli mi?
Siz Nisan sonlarında Viyana’ya geldiğinizde kendiniz söylediniz. ‘’Biz Cem Vakfı’na teklifte bulunuyoruz. 12 kişi sizin taraftan, 12 kişi de bizim taraftan olmak üzere bir komisyon kuralım ve Velettin Ulusoy başkanlığında bir araya gelelim’’ dediniz.
Madem Prof. İzzettin Doğan sizin gözünüzde bir Alevi ihanetçisi, o halde neden bu teklifi kendisine yapıyorsunuz?
Bir ihanetçiye böyle teklif yapılır mı?
Burada kendinizi biraz gözden geçirmeniz gerekmiyor mu?
Sonra bu zik zaklar neyin nesi?
Gün oluyor sizin başkanı olduğunuz ABF cephesinden İzzettin Doğan’a ciddi hakaretler yapılıyor ve kendisi yerden yere vuruluyor, aradan bir kaç hafta geçiyor bu sefer de kendisine övgüler düzülüyor ve siyasal duruşu takdir ediliyor.
Alevi halkı aptal değil ve bu çelişkileri ibretle görüyor.
Sayın Eser.
Prof. İzzettin Doğan Viyana’ya davet edildiğinde Federasyonumuz iyi niyetle düşünülen ve ‘’Alevi toplumunun bir araya gelmesini arzulayan’’ bu etkinliğe hiç bir akılcı gerekçe sunmadan iptal etmeye çalıştı. Bunları biliyorsunuz. Kendisine yakın olan kadrolarını protesto cephesinde konuşlandırdı. Avusturya’da bulunan ve Federasyona bağlı diğer Alevi kurumlarının katılmaması için girişimde bulundu. Buna rağmen görkemli bir etkinlik yapıldı.
Şimdi size kendi çektiğim 2 fotoğrafı ekte gönderiyorum.
Biri sizin de katıldığınız ve Federasyonumuz tarafından organize edilen, Nisan sonlarında yapılan etkinlik, diğeri VAKB tarafından 1 Haziran da yapılan etkinlik.
Her iki etkinliğin yapıldığı yer Viyana. Aynı tabana hitap ediliyor.
Gelin akılcı açıdan bu etkinlikleri kıyaslayalım.
Sizin katıldığınız etkinliği Federasyonumuz düzenliyor. Bunun için bildiri dağıttı. Afiş hazırlattı.
Afiş üzerinde şu isimler yer alıyor.
Konuşmacılar :
* Turgut Öker (AABF Başkanı)
* Turan Eser (Türkiye ABF Genel Başkanı)
* M. Ali Çankaya (AABF Genel Başkanı)
* Doç A. Murat İrten
* Yaşar Seyman (Yazar – Sendikacı)
* Nazım Beratlı (KKTC Milletvekili)
* Alaattin Dinçer (Eğitim – Sen Genel Başkanı)
Gerçi Turgut Öker, Doç. A. Murat İrten ve Nazım Beratlı gel(e)mediler ama katılımcılar bunu bilemezdi
Viyana Alevi Kültür Birliği Derneğimiz, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonuna bağlı. Etkinliği dinlemek isteyen bütün üyeler geldiler. Protesto yok. Karşı kampanya yok. Misafirleri rahatsız edebilecek söz ve davranışlar yok. Bildiriler bir gün önceki AABF 10. yıl kutlama konserinde en geniş şekilde dağıtılmış. Bütün bunlara rağmen sizi dinlemeye gelen insan sayısı ilk başta 80 kişi civarında. Siz toplantıdan ayrıldıktan 20 dolaylarında daha katılım oldu. Salon 100 kişilik bir yer.
Prof. İzzettin Doğan, Viyana’ya davet edildiğinde ise çalışmalar Federasyonumuz tarafından engellenmek istendi. Örgüt olarak katılmama kararı alındı. Buna rağmen katılım 1000 (Bin) kişinin üstündeydi.
Gelin bir de şöyle Kıyaslama yapalım.
* Sizin katıldığınız etkinliği AABF düzenliyor. Tüm Avusturya’da örgütlü. Viyana Alevi Kültür Birliği ise sadece Viyana’da örgütlü.
* Sizin katıldığınız etkinlikte 3 tane Örgüt Başkanı ismi var. Viyana Alevi Kültür Birliği’nin etkinliğinde hiç bir Başkanın ismi afişte geçmiyor.
* Türkiye’de size bağlı çok sayıda Vakıf var. İzzettin Doğan ise sadece bir Vakfın başkanı.
* Örgütsel statüde size bağlı çok sayıda Vakıf var. Bu Vakıfların oluşturdukları Genel Merkezler var. Federasyonlaşma biçiminde örgütlenmiş yapılar var. Siz bütün bunların Genel Başkanısınız. İzzettin Doğan ise sadece bir Vakfın Başkanı.
* İsmi konuşmacı listesine yazılan ancak kendisi gelmeyen Turgut Öker ise Almanya ve Avrupa Alevi Birliklerinin genel Başkanı. Kendisine bağlı çok sayıda dernek ve Federasyonlar var. İzzettin Doğan ise sadece bir Vakfın Başkanı.
* Diğer Konuşmacı ise M. Ali Çankaya. Avusturya’da kendisine bağlı Alevi dernekleri var. İzzettin Doğan ise sadece bir Vakfın Başkanı.
* Sizin konuşmacı olarak davet edildiğiniz etkinlikte ayrıca çok sayıda seçkin konuşmacı ismi daha geçiyor. Viyana Alevi Kültür Birliğinin 1 Haziran etkinliğinde ise sadece Almanya Dedeler Kurumu Başkanı Cafer Kaplan’ın ismi var. Onun gelmesi ise engellendi.
* Buna rağmen sizi dinlemeye gelen insan sayısı 100 kişi, İzzettin Doğan’ı dinlemeye gelen gelen halk ise 1000 kişi. Yani 10 misli fark var.
Şimdi Viyana’da karşıma çıkan herkes bu tablolara bakarak soruyor. Aleviliği kim temsil ediyor?
Değerli Eser.
Yazacağım çok konu ve kıyaslama olmasına rağmen sizi daha çok meşgul etmek istemem. Siz bize ileride de lazımsınız. Bu yüzden eleştiri ve önerilerde aynı alanda buluna insanlarla köprüleri atmak durumuna gelmemeliyiz.
Sizin Başkanı olduğunuz ABF çalışmalarına yönelik insanların çok haklı tepkileri vardı. Ancak siz buraya geldiğinizde bizim misafirimizdiniz. Sizi üzecek her türlü davranış biçiminde dikkatle kaçındık.
Örneğin
* ABF Genel Kurullarda sarf edilen ve sonra unutulan sözleri size sormadık.
* Siyasete Müdahale hezimetini,
* SU TV ile ilgili gizemi ve birilerinin hisse senetlerini arttırmayı hedefleyen çalışmayı,
* ABF’nin Laiklik ve Cumhuriyet’i koruma konusunda neden istekli olmadığını,
* Devlet ve Atatürk düşmanı bazı kişilerin neden ABF’de ciddiye alındığını?
* Kayıp para olayını,
* Eski Ülkücü Yaşar Dedelek ile kadeh tokuşturarak Musahip olmanın nasıl başarıldığını,
* ‘’Alevilik İslam dışıdır’’ sözünün ABD ve BOP projesine hizmet ettiğinin neden görülmek istenmediğini?,
* Soracağımız yüzlerce ciddi konu olmasına rağmen nezaketen bunları sormadık.
Hatta ben size ‘’Sizi Havaalanına ben götüreyim’’ teklifinde bulundum. Saygıda, sevgide bir kusur işlemedik. Siz ayrıldıktan sonra gıyabınızda /alehinizde bir kampanya açmadık. Misafirlerimizi dostça, arkadaşça dinledik.
İzzettin Doğan’ı da bu toplum davet etti. Peki diğer arkadaşlar neden aynı inceliği göstermediler?
Korktukları bir şey mi var?
Bence bazı arkadaşlar şu aşağıdaki fotoğraflardan çok korkuyorlar. Fotoğraflara bakarak ‘’Aleviliği gerçekten kim temsil ediyor? Sorusundan çok korkuyorlar.
Ancak korkunun ecele faydası yok. Bence herkes şapkasını önüne koyup ‘’Biz nerelerde hata yapıyoruz’’ sorusuna samimi bir yanıt aramalı.
Ve başkalarını da suçlamadan…
Bilginize sunarım.
Muhabbetlerimle
Kazım Balaban / 28 Haziran 2008 / Viyana
Bu Fotoğraf sizin konuşmacı olarak davet edildiğiniz kitleyi gösteriyor (27 Nisan 2008 Viyana)
Bu fotoğraf İzzettin Doğan’ı dinlemeye gelen kitleyi gösteriyor (1 Haziran 2008 Viyana)