AVF Genel Başkanı Doğan Bermek : Duymak ve Duyurmak

Gündemimizi bu hafta en çok SSGSS ismi ile anılan “ Sosyal Güvenliksizlik Yasası” işgal edecek gibi görünüyor. 1.Nisan.2008 Salı başlayarak hafta boyunca çeşitli eylemler yapılırken, bir yandan da yasa tasarısı mecliste görüşülüyor olacak. Bakalım sonuçlar ne olacak? Kamuoyu, gündemi işgal eden Anayasa tartışmaları, Türban, Ergenekon, AKP kapatma başvurusu falan derken, bu çok önemli konuyu uzun süre gerektiği gibi algılayamadı, üzerinde tartışamadı. Oysa tasarı, gerçekten de ülkeyi özellikle sağlık konusunda akıl almaz bir kaosa sürüklemek eğiliminde. Bu hali ile veya benzer biçimde yasalaşırsa, büyük sermayenin son yıllarda sürekli olarak neden ÖZEL HASTANE yatırımı yapmaya yöneldiği de anlaşılacak. Çünkü artık her vatandaş, emekli de olsa ayda en az 67 ytl sağlık vergisi ödeyecek, bu yetmiyormuş gibi bir de gittiği HASTANE’de aldığı hizmet için KATKI PAYI ödeyecek. Bir yandan sağlık hizmetlerini pahalılaştıran düzenler kuruldu, bu düzenlerin paraya- gelire ve büyük karlara ihtiyacı var. Masrafların bir kısmını da vatandaş emekli maaşından ve katkı paylarından karşılayacak. Hastane’lerde hastaya acaba gereği kadar mı, yoksa gereğinden fazla mı masraf çıkartılacağını kim denetleyecek? Iki tahlille bitecek iş için, 5 tahlil, bir de MR istenirse , gerçekte gereken tedavi parasından çok daha yüksek bir parayı, (masrafların % 10-20 arası bir kısmını) katkı payı olarak ödemek zorunda bırakılan vatandaş , aldığı hizmetin gereken hizmet mi olduğunu, yoksa abartılarak mı satıldığını nereden bilecek? SSGSS emeklilik, temel işçi hakları gibi bir çok hakkı toplumdan geri almanın yanı sıra, sağlık konusunda da toplumu gerçekten çok rahatsız edecek bir soygun düzenine kapı açacak gibi görünüyor. Uzmanları bu konuyu tartışmaya ve halkı bilinçlendirmeye davet ediyoruz.
*** *** ***
CEM EVLERİ, üyeleri ve yakın çevrede yaşayanları ile etkin ve doğru bir kitlesel iletişim düzeni kurmalı. Her CEMEVİ kendisinden başka vakıf ve kuruluşların etkinliklerini de doğru sergilemeli ve CEM EVİ’ ne gelen kişi bir ekrandan, bir panodan ya da bir bilgi tahtasından o hafta bulunduğu kentte, çeşitli değişik noktalarda yapılacak çok sayıda etkinlikten bir seferde haberdar olabilmeli. Bazı dostlar etkinliklerini radyo ve TV aracılığı ile duyurmaya gayret ediyor, tabii internet kullananlar için web siteleri de önemli. Ancak toplumumuzun büyük çoğunluğu daha internetten uzak. Bu nedenle , öncelikle yöneticilerimiz çevreden doğru bilgi alıp, örgüt üyelerine doğru bilgiyi yerinde ve zamanında aktarabilmek konusunda düzenlemeler yapmalılar. Burada çok önemli bir sorun ortaya çıkıyor, örgüt yöneticileri çoğunlukla bu işi HAK AŞKI ile yapan dostlar oldukları için, böyle düzenli, disiplinli ve günlük takip isteyen konularda zaman zaman aksamalar yaşanıyor. Özellikle haber ve bilgi akışında görülen bu aksamaları düzeltmenin yolu, ya yönetimlerin daha katılımcı olması, ya bu işi yürütecek başka birimlerin oluşturulması, ya da kurumdan küçük de olsa bir maaş alan kişilerin bu tür günlük düzenli takip isteyen işlerden sorumlu olmaları. Bilgi toplama ve iletme konusundaki bu tıkanıklıklar aşılsa, CEMEVI’ ne giden kişi , kendi uğradığı CEMEVİ ‘ndeki panodan, o hafta yakındaki diğer vakıf ve derneklerde ne tür etkinlikler olduğunu haber alabilse, hem insanlarımızın devinimleri artacak, hem de örgüt yöneticileri kitleleri kolayca birbirlerine yönlendirerek , bir diğerinin yaptığı etkinlikten kendi üyesinin de yararlanmasını sağlayacaktır. Yani paylaşımcılık , hem örgüt yöneticilerini etkinlikler konusunda rahatlatacak, hem de toplumumuzun bireylerine daha geniş seçenekler sunacaktır. Tabii haber alma ve iletme, sorunlarımızın sadece bir tanesi ama önemli bir sorun. Alevi Vakıfları Federasyonu üyesi kurumlar kendi aralarında iletişimi yoğunlaştırmak ve üyelerini bir diğerinin etkinliklerinden bilgilendirmek konusunda ortak haberleşme düzeni kurma gayreti içinde. Umarız bu tür girişimler tüm kurumlarımızda da artar ve çağdaş bir sivil toplum yapılanması oluşturma konusunda olumlu adımlar atarız. Böylece, önce üyelerimizin kendi çatımız altında tecrit olmasını aşarız, kentimizdeki veya bölgemizdeki tüm etkinlikleri duyurur, üyelerimizin bu etkinliklere katılımını ve yararlanmasını sağlamış oluruz. Bu konuda HABERCEM ile de konuşarak , isteyen tüm Alevi kurumlarının yararlanabileceği bir HAFTALIK ETKİNLİK BÜLTENİ oluşturmayı denemekte de yarar olabilir. Ancak burada ortaya çıkacak bir sorun böyle işlerin masraflarını üyelerin ya da üye olacakların paylaşmaya ne kadar istekli olacağı. Yine de böyle bir ortak bilgi merkezi oluşmasında yarar olacağı kanısındayım.
*** *** ***
Gençlerimizin ve kadınlarımızın örgüt yönetimlerine katılması konusu epeyi ilgi çekiyor. Bu konuyu sık sık gündeme getirmekte yarar olduğu görülüyor. Öncelikle yorum yaparak, e-posta göndererek bu konudaki yazışmalara katılanlara çok teşekkür ediyorum. Bu ileti ve yorumlardan, hep birlikte bir çok yeni şey öğreniyoruz. HABERCEM ortamını aktif katılımla kullanmanın, çok kısa sürede önemli yararlar üreteceğine inanıyorum. Sorunlarımız üzerindeki bu çok yapıcı ve önemli bilgi alış verişinin çok yararlı olduğunu düşünüyorum.
*** *** *** ***
Kadınlarımızın ve gençlerimizin CEM EVİ etkinliklerinde neler yapabileceği, nasıl yapabileceği konusunu daha uzun süre konuşacağız. Bana gelen çok sayıda mesaj ve yorumlarda bizim bu amaçla neler yapmakta olduğumuz da soruluyor. Biz, yönetimlere en geniş katılımı özendirmeye, katılımcılara da yardımcı olmaya elden geldiği kadar dikkat ve gayret sarf ediyoruz. Ancak yönetimlere kota koymak ( pozitif ayrımcılık) konusunda bir girişimimiz yok, çünkü bu tür bir kota konduğu zaman, zorlama ile oluşmuş, gönüllülükten değil zorunluluktan çıkmış yönetimler işleri iyice içinden çıkılmaz hale getirebilir. Demokratik tavır da bizce bunu gerektiriyor, kadınların ve gençlerin yönetime katılmasının önü açıktır. Ne tüzüklerde, ne uygulamalarda hiç bir engelimiz yoktur, haklarının bilincinde ve sorumluluğunda olan canlarımızın görev almaları, yönetimlere destek vermeleri, katılımları mutlaka gerçekleşecektir. Bu konuda atılacak birkaç önder adımdan sonra, tüm kurumlarda yapıların hızla değişeceğine inanıyorum. Alevi topluluğu yeni ve çağdaş her adıma açıktır, bunu tarihinde de defalarca ispat etmiştir, bu kez de bu adımı başarı ile atacağına inanıyorum. Sorun, kırsal alandan kente geldiğimizde, kentte hakim olan hayat tarzını biraz da model olarak algılamamızdan doğmuştur. Kırsal yaşamda her zaman önde duran, yaşama ve topluma yön veren kadınlarımız, kentte de bu evlere sıkışma cenderesinden çok yakında kurtulacaktır. Kadınlarımızı yönetimlerde görmeyi istiyor ve bekliyoruz.
Gençlerimiz ile ilgili sorunlar biraz daha farklıdır, kuşak farklılıkları da gündeme girmektedir. Bu konuya daha önce değindik, ama sadece bir başlangıç olarak. Yerimiz ve zamanımız oldukça bu konu üzerinde düşünmeye ve tartışmaya devam edeceğiz.
doganbermek@habercem.com
HABER:HABERCEM.COM






