Cengiz Han Alevi miydi ?

13. yüzyıl dünyasına damgasını vuran Cengiz Han bir Alevi’ydi.
Habercem.com İnternet Gazetesi Yazarı Cemal Canpolat’ın yazdığı köşe yazısında 13. yy’la damgasını vuran Cengiz Han’la ilgili çok çarpıcı ifadeler yer almakta.
Tarihte Cengiz Yasası olarak bilinen yasanın 10. maddesi Cengiz Han’ın Alevi olduğu bilgisini adeta doğrulamaktadır.
İşte o madde: Madde 10- Ali Bek Talip Oğulları’ndan olan hiç kimse vergi ve haraca tabi tutulmayacaktır; keza dervişlerden, Al Kuran hafızlardan, fakihlerden, tabiplerden, ilim erbabından, münzevi hayat yaşayan ve kendini dualara vermiş ilim erbabından, müezzinlerden ve ölüleri yıkayanlardan vergi ve haraç alınmayacaktır.”
Cengiz Han yasalarının 11. ve 17. maddesi akıllara laikliğin kökeni acaba Cengiz Han’a mı dayanmaktadır sorusunu akıllara getirmekte.
İşte o maddeler:
Madde 11: Tüm dinlere (herhangi birine üstünlük tanımaksızın) eşit derecede saygı gösterilecektir. Bu Tanrı’nın hoşuna gider.

Madde 17: Herhangi bir mezhebe diğeri karşısında üstünlük tanımak, keza diğer kişilere hitap ederken (yüceltici) fahri ünvanlar kullanmak yasaklanmıştır; sultana ve diğer kişilere hitap edilirken, sadece adı kullanılacaktır.
İŞTE ARAŞTIRMACI YAZAR CEMAL CANPOLATIN YAZISI
CEMAL CANPOLAT: Cengiz Han bir Aleviydi
Cengiz Han’ın soyunun, Hz. Hüseyin’in oğlu Hz. Zeynel Abidin’e dayandığı ve bu sülaleye (Ehlibeyt Nesli) özel bir ilgi ve saygı gösterilmesi söz konusudur.
Cengizliler’in önemli özelliklerinden biri, bütün dinlere ve inançlara eşit ve hoşgörüyle bakmalarıydı. Bugünkü anlamda tam laik bir anlayışa sahiplerdi. Bunun yanında, eski çağlardan beri, Tek Tanrı inancını bütün motifleriyle muhafaza ediyor, bu inançlara bağlılık ve büyük hassasiyet gösteriyorlardı. Cengiz’in oğlu Ögeday (Oktay), savaşlarda insanları kılıçtan geçirdiği iddiasıyla, kendisini katillikle suçlayan Papa’ya, gönderdiği mektupta: “Ben adam öldüremem. Kimim ki? İnsanı ancak ALLAH öldürebilir” diyor, olayları Tanrı’nın takdiri olarak ifade ediyordu.
Timurlular bölümünde geniş şekliyle ele aldığımız bir konuda, konumuz açısından büyük bir önem taşır. Cengizliler hareketinin batıya yöneldiği zamanlarda, aralarında rivayet edilen Moğal ananesinde, Cengiz Han’ın soyunun, Hz. Hüseyin’in oğlu Hz. Zeynel Abidin’e dayandığı ve bu sülaleye (Ehlibeyt Nesli) özel bir ilgi ve saygı gösterilmesi söz konusudur.
Bu inancın taşındığını ifade eden bilgiler ve menkıbevi anlatımlar kaydedilmiştir.
İslami anlatımlarda, Hz. Ali ve neslinden bazılarına atfedilen bir rivayet Cengiz Han içinde anlatılır; Moğolların en eski kültürel inançlarında da bulunduğu söylenilen rivayet “müstakbel cihan fatihinin avucunda bir kan pıhtısı olduğu halde doğmak motifi, Anadolu’da Hz. Ali menkıbelerinde rastlandığı gibi, bir çok yerde anlatılan halk masallarının kahramanlarına yakıştırılır.
Cengizliler’in , Horasan , İran ve Anadolu’da Ehlibeyt nesline karşı özel bir ilgi ve hürmet gösterdikleri malumdur.
Cengiz Han, Özbekistan’daki o zaman Alevilerin (Ehlibeyt soyu) yerleştiği, “Seyyidler Şehri” Tirmiz’i aldığnda, şehri kılıçtan geçirmesine rağmen seyyidlere dokunmamıştır. Bütün şehir binalarını yıktığı halde, “Seyyidler’e ait” Ulu Cami’ye saygı göstermiş ve yalnız bu camiyi yıkmamıştır.
Cengiz Han zamanı (1220), Sabutay, Meşhed’e geldiğinde Meşhed etrafında büyük bir katliam ve tahribat olmuş, fakat Ali evladından (8. İmam) İmam Rıza’nın türbesine hiç dokunmamışlardır.
15. asırda Tirmiz’deki bu seyyidlerle, Cengiz soyundan gelen Timur ahfadi arasında da iyi ilişkiler olduğu bilinmektedir.
En önemlisi, bu konunun dünyaca ünlü “Cengiz Yasası”nda yer almış olmasıdır.
Dr. Erenjen Kora-Davan’ın, “Bir komutan olarak Cengiz Han ve Mirası” (12-14. yüzyıllarda Moğol İmparatorluğu’nun durumuna ilişkin tarihi kültürel inceleme) adlı eserinde de, Cengiz Han’ın imparator ilan edilişi ve imparatorluk teşkilatı adlı 6. bölümde ve aynı bölümün büyük yasa adlı ekinde; meşhur Cengiz Han yasasına ait bilgiler yer almış ve kaynaklarda korunmuş olan, Birlik ve Yasa başlıklı iki bölümden oluşan Yasa maddelerinin tümü bu bölümde verilmiştir.
Anılan eserde Cengiz Yasası’nın 10. maddesi aynen şöyledir:
“Madde 10: Ali Bek Talip Oğulları’ndan olan hiç kimse vergi ve haraca tabi tutulmayacaktır; keza dervişlerden, Al Kuran hafızlardan, fakihlerden, tabiplerden, ilim erbabından, münzevi hayat yaşayan ve kendini dualara vermiş ilim erbabından, müezzinlerden ve ölüleri yıkayanlardan vergi ve haraç alınmayacaktır.”
Ali Bek açıkça anlaşıldığı gibi, Hz. Ali’dir. Türkçe ifade edilen, “Ali Bek Talip oğlu” adının Arapça karşılığı “Hz. Ali bin Ebu Talip”dir. 13. yüzyıla ait bu yasanın insan şahsiyeti, inançları ve insan hakları açısından 21. yüzyıla, belki de ötesine hitap edebilecek yüksek bir anlayışı ifade eden, 11. ve 17. maddeleride aynen şöyledir:
Madde 11: Tüm dinlere (herhangi birine üstünlük tanımaksızın) eşit derecede saygı gösterilecektir. Bu Tanrı’nın hoşuna gider.
Madde 17: Herhangi bir mezhebe diğeri karşısında üstünlük tanımak, keza diğer kişilere hitap ederken (yüceltici) fahri ünvanlar kullanmak yasaklanmıştır; sultana ve diğer kişilere hitap edilirken, sadece adı kullanılacaktır.
CENGİZ HAN’IN TÜRKİSTAN TÜRKLERİ TARAFINDAN KUTSALLAŞTIRILMASINA BİR ÖRNEK DE, DEVLET ŞAH’IN NAKLETTİĞİ MENKIBEVİ BİR OLAYDIR. HARZEMŞAH SULTANI MUHAMMED’İN CENGİZ HAN’LA YAPTIĞI SAVAŞLARDA HEP MAĞLUP OLMASI YÜZÜNDEN, BÜYÜK OĞLU CELALEDDİN BABASI SULTANA ŞÖYLE BİR SORU YÖNELTİR:
-“SİZİN KAHRAMANLIĞINIZ VE SİYASETİNİZ ALEMCE MALUMDUR. YİRMİ SENE İSTEDİĞİNİZ GİBİ BAĞIMSIZ OLARAK İRAN’DA HÜKÜMET SÜRDÜNÜZ. ŞİMDİ DE ŞU BİR AVUÇ DİNSİZDEN KAÇIYORSUN. MÜSLÜMANLARI KAFİRLERİN ELİNDE RÜSVA VE PERİŞAN EDİYORSUN”
BU SORU ÜZERİNE SULTAN MUHAMMED DE ŞÖYLE CEVAP VERİR:
- EY OĞUL BENİM DUYDUĞUM ŞEYLERİ SEN DUYMUYORSUN. CELALÜDDİN BU NASIL SÖZ DEDİ, SULTAN ŞÖYLE DEVAM ETTİ;
- MUHAREBE SAFLARINA YAKLAŞTIĞIM HER ZAMAN, BÜTÜN RİCALÜL-GAYB’IN BANA “EY KAFİRLER, FISKU FÜCUR ÇIKARANLARI ÖLDÜRÜNÜZ” dediklerini duyuyorum. Gayri ihtiyari olarak bir korku, bir dehşet beni istila ediyor. Evlad, eğer beni bu konuda mazur görürsen yeridir. Din büyüklerinden ilahi sırları keşfedenlerden (Eshab-ı kef) Cengiz Han’ın askerlerinin önünde Resulullah’ın ve Hızır Aleyhisselam’ın bulunduğu ve onlara rehberlik etmiş oldukları nakledilmiştir.
NOT: NİHAT ÇETİNKAYA’YA ‘KIZILBAŞ TÜRKLER’ İSİMLİ ÖNEMLİ ÇALIŞMASINDAN DOLAYI AYRICA TEŞEKKÜR EDİYORUM
KAYNAKLAR
Kızılbaş Türkler, Nihat Çetinkaya
782- Kandemir Dimitri, a.g.e c.1, s.36
783- Barthold, W. Cengiz Han Mad. İslam Ans, c.3, s.91
784- Hoca Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet, Haz.: Dr. Hayati Bice, Türkiye Diyanet Vakfı Yay. Ankara 1993, s.212
785- Esin, E. a.g.e , s.124
786- Esin, E. a.g.e, s. 124
787- Togan, Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi, Oğuz Destanı, Enderun Yay, 2. baskı, İstanbul 1982, s. 108-109
788- Günaltay, Yakın Şark 4, 11. Bölüm,
2. Baskı, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1987, s. 630
789- Günaltay, İran Tarihi, C.1, Türk Tarih Kurumu Yay. Ankara 1948 s. 119
790- Togan, Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi,
“Oğuz Destanı” s. 84
791- Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, s.70
792- Togan, Oğuz Destanı, s.84
793- Togan, Prof. Dr. Z. V. , Moğollar, Çingiz ve Türkler, İstanbul 1941 s.27
794- Togan, a.g.e, s.7
795- Barthold, W., Cengiz Han Mad., İslam Ans, c.3, s.91
796- Roemer, R. Hans, Timurlular Mad. İslam Ans, c.12/1. s.3
797- Mirorsky, V., Tüs Mad., İslam Ans, c.12/2 , s.127
798- Khara-/ Davan, Dr. Erenjen, Çingis Khan kek Polkovodets ve Yega Nasiedie, Kulturno İstoriçeskiy Oçerk Mongolskoy İmperi 12. 14. vekov Almatı, KRAMADS Ahmet Yesevi Yayınevi, 1992, s. 184-185. Birinci Baskısı 1929’da Belgrad’da yapılmışıtır. Kitapta 13. bölüm ve 4 ek vardır. (Anılan eserden ilgili bölümü, çalışmamız için, Rusça’dan. Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Türkolog Arif Acaloğlu çevirdi.)
cemalcanpolat@habercem.com
Haber: www.habercem.com







01 Ağustos 2008 Saat 21:10 de demişki
bu bilgilerin hiçbirinin doğru olduğuna inanmıyorum madem cengiz alevi idi de İmam Ali nin türbesine dokunmamıştı ozaman neden tüm İslam coğrafyasını istila etti? Alevilik demek Alevi olmayan herkese düşman mı olmak demek? Aksine Alevi olmak Hz Ali’nin yolundan gitmektir.Hz Ali ise hiçbir zaman bozgunculuk yapmamıştır.Bunlar asılsız iddialar.böyle şeylere inanmıyorum.hepimiz Ali’yiz ve Ali’nin takipçileriyiz…