Oca
17th

CEMEVLERİ CAMİLERLE EŞİT STATÜDE OLMALIDIR…

Files under Alevi Haber-Gündem, Haberler, Mustafa Cemil Kılıç | Posted by Alevi Haber

Mustafa Cemil Kılıç:

Cemevleri camilerle eşit statüde olmalıdır…

Cem evlerinin ibadethane kabul edilip edilmemesi yönündeki tartışmaların sağlıklı bir sonuca ulaşabilmesi için bilinmesi gereken kimi gerçekler vardır. Bu konuda tarafların bulundukları konum politik manevralara açık bir görünüme sahiptir. Egemen din anlayışının temsilcisi konumundaki Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri İslam’daki resmi ve genel ibadet merkezinin camiler olduğunu, bu mekanların dışındaki yerlerin ise ikincil ve özel ibadethane olabileceğini, ancak hiçbir zaman cami dışındaki yerlerin camilerle eşit statüde olamayacağını ısrarla vurgulamaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığının ve onun güdümündeki hükümetin cem evleri için tasarladığı statü bir tarikat merkezi hüviyetini içermektedir. Bu aynı zamanda Aleviliği de bir tarikat konumuna itmeyi ihtiva etmektedir. Cem evlerinin bir tarikat merkezi olarak kabul edilmesi Aleviler ve Alevilik için tam anlamıyla bir felaket olacaktır. Bu asla kabul edilmemelidir.

devamı…

Sünni bilginlerin Cem evlerinin camilerle eşit statüde bir ibadethane olarak kabul edilmesinin Aleviliği zamanla İslam’dan ayrı bir din haline getireceği yönündeki iddiaları yersizdir. Zira; Şii İslam inancının camileri de Sünnilerin camilerinden farklıdır. Hiçbir Şii, Sünnilerin camilerine gidip ibadet etmez. Hiçbir Şii, Sünni bir imamın arkasında namaza durmaz. Ama bu durum hiçbir zaman Şiiliği ayrı bir din haline getirmemektedir. O halde bu yöndeki iddiaların yersizliği açıktır. Kaldı ki Aleviler, Aleviliği ayrı bir din olarak görseler buna itiraz etme hakkı da olamaz. Çünkü her dinsel topluluk, ne olduğuna ancak kendisi karar verebilir.

Alevilik, İslam’dan ayrı bir din olsa bile buna Diyanet İşleri Başkanlığı ne hakla itiraz edebilir ki ? Kaldı ki Aleviler ısrarla kendilerinin İslam dinine mensup olduklarını söyleyegelmektedirler. Nitekim doğrusu da budur.

Cem evlerinin ikincil düzeyde ibadet merkezi kabul edilmesi ile Aleviler kullanılarak tarikatlar yasallaştırılmak istenmektedir. Cem evleri üzerinden Sünni tarikatlara ait tekke ve zaviyeler de yeniden açılmaya çalışılmaktadır. Oysa Tekke ve zaviyeler, devrim yasaları çerçevesinde kapatılmış kurumlardır.

Cem evlerinin camilerle eşit statüde bir ibadethane olarak kabul edilmemesi aslında camide yapılan ibadetle cem evinde yapılan ibadetin de eşit olamayacağını dayatmak demektir.

Bu tutumla Alevilere denilmektedir ki;

“Cem evleri asla camilerle eşit olamaz. Yani Alevilik, asla Sünnilikle eşit düzeyde bir inanç değildir. Sünnilikten daha aşağı düzeyde ikincil bir inançtır. Olsa olsa Sünniliğin içinde bir tarikattır.

Cem evlerinde yapılan cem ibadetleri hiçbir zaman camideki namazla eşdeğerde değildir. Kişi camideki gibi namaz kılmadığı müddetçe cem yapmasının hiçbir dinsel değeri yoktur. Cem ancak namaz kılındıktan sonra yapılırsa bir değere sahiptir.”

Oysa bu yaklaşım son derece yanlış ve gerçeğin hilafınadır.

Sorumlu merciler bu yanlışta ısrar etmekten vazgeçmelidir.

Alevi kurumları ve Alevilerin kanaat önderleri cem evleri konusundaki taleplerini artık revize etmelidirler. “Cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi” talebi “ Cem evleri camilerle eşit statüde bir ibadethane olarak kabul edilmelidir.” Biçiminde düzeltilerek daha yüksek sesle ve daha kararlı bir şekilde ortaya konulmalıdır.

Aksi halde istenen sağlıklı sonuca ulaşmak mümkün olmayacaktır. Cem evlerinin ikincil düzeyde bir ibadethane olarak kabul edilmesi, Aleviliğe vurulacak ağır bir darbedir. Hiçbir Alevi bu darbeye imkan vermemelidir.

Cem evlerini tekke konumuna iterek Alevileri asimile etmek isteyenlere karşı bir kez daha belirtelim ki, gericiliğe ve yobazlığa karşı aydınlanma yanlısı ve tarihsel bir Türkmen direnişi olan Alevilik sürmelidir.

Sürecektir… Sürdüreceğiz !

MUSTAFA CEMİL KILIÇ

İLAHİYATÇI / SOSYOLOG

16.01.2008 / İSTANBUL

Yorum yapın