Alevi Haber Merkezi
Haz
2nd

Sinan Boztepe : “Nur-u Kandil Ali”

Sinan Boztepe : “Nur-u Kandil Ali”

Sinan Boztepe'nin Son Yazısına gitmek için tıklayınız

Bir doğum düşün, o doğumla cihan rahmete boğulsun.
Bir doğum düşün, dertlere merhem olsun.
Bir doğum düşün ki gelişi bizlere bayram, zalime zindan olsun. Doğan o nura, ALİ dedi güzel Enbiya…

Beklemekteydim seni, cehaletin karanlığı basmıştı dört bir yanı ve ağlamaktaydı çaresizlikten yanan yürekler. Bir kurtarıcı beklemekteydi âlem, yalnız, bir başına ve ıssız idim, el açtım karanlık bir gecenin orta ıssız yerinde…

Ve bir ışık belirdi, öyle bir ışık ki karanlığı delercesine, günlerden Nevruz, aylardan Mart’tı. Kaldırdım başımı semaya doğru, gözlerim kamaşmış, bakamıyordum ansızın doğan ışığa. Sevinçten damla damla yaşlar birikmekte gözlerimde. Didelerimden yuvarlanmakta kederim. Kelimeler düğümlenmiş figan ile yanan boğazıma…

Bedenim kas katı kesilmiş, semaya uzanan ellerim titremekte. Dişlerim birbirine vurmakta, bakırcı çekici misali dövmekte damağımı. Haykırmak istiyorum dört bir yana adını. Seni haykırsam; ıssız çöllere, derin kuyulara, akan sessiz ırmaklara seni. Ve adını haykırsam bozkırlara, susuz derelere ve derin vadileri inletsem avazımla. Haberin devamını oku…»

Nis
29th

İslamiyet’te Muaviye’nin Yeri ve Konumu

Sinan Boztepe : İslamiyet’te Muaviye’nin Yeri ve Konumu

Sinan Boztepe'nin Son Yazısına gitmek için tıklayınız

İşte bu, Allah’ın iman edip makbul ve güzel işler yapan kullarına verdiği mutluluk müjdesidir. De ki: Ben bu risalet ve irşad hizmetinden ötürü, sizden Ehli Beyt’ime sevginizden başka beklediğim hiçbir karşılık yoktur. İşte kim bu sevgi olsun ve başka iyi işler olsun gerçekleştirirse, Biz de onun o iyiliğinin sevap ve mükâfatını kat kat artırırız. Çünkü Allah çok affedicidir, kullarının az işlerini fazlasıyla ödüllendirir. (Şura, 23)

Yazıma başlamadan evvel Allah’ın bize yüce kitabında beyan ettiği emri hatırlatmak istedim. Ben İlahi emre tabiyim diyen her kulun Ehli Beyt’e sevgi duyması fazdır. Sahte sevgi ve muhabbetlerle Hz. Muhammed’e bağlı olduğunu söyleyenler, O yüce zatın Hakka yürümesi ile asıl amellerini ortaya koymuşlardır. Yalan şahadetleri zikreden diller, çok geçmeden Ehli Beyt’e karşı kılıç kuşanmışlar, muhabbeti muhalefete dönüştürmüşlerdir. Haberin devamını oku…»

Nis
8th

Sinan Boztepe : Ben Bu Adamı Tanıyorum?

Sinan Boztepe : Ben Bu Adamı Tanıyorum?

Sinan Boztepe'nin Son Yazısına gitmek için tıklayınız

Yer Akdeniz Üniversitesi, öğrenciler görüşleri yüzünden tartışmakta. Ancak biri var ki; elinde tabanca cellât suratlı biri, körpe gençlerin arasında yaşlı bir gezegen bir meteor gibi dolaşmakta. Çarpacak bir dünya, söndürecek yıldız aramakta.

İlk izlediğimde ekrandan gözlerimi alamadım. Öğrenci desem öğrenci değil, öğretmen desem öğretmen değil, bu kişinin ne işi var okulda?

Bu soru gün boyu zihnimi allak bullak etti. Bu adamı kim oraya çağırmıştı, kim hedef göstermişti buna? Basit bir sağ-sol ağız kavgası büyüye büyüye bıçaklı saldırıya ve nihayetinde tabanların konuştuğu “Kovboy” sahnelerine meydanı bırakmıştı. Saçlar sıfır numara, sakallar birbirine karışmış, en ilginç tarafı alnında bir

Zülfikar. Hz. Ali gibi mert, yiğit, hakkaniyet sahibi, adaletli, eşitlikçi, mazlumdan yana olan bir Velinin kılıcını anlına kazıtıp, Hz. Ali’nin görüş ve düşüncelerinin aksine hareket etmekteki manayı anlayamadım. Neden Zülfikar’ı dövme olarak alnına işlemişti?

Ali gibi yiğidim demek için mi, yoksa Zülfikar gibi sizi keserim demek için mi? Ha, bir de unutmadan adı Ömer bu kişinin. Yani Ali postuna bürünmüş Ömer… Hz. Ali ne olursa olsun cana kıymadı Ömer Efendi! Şu kışkırtmaya bakın hele. Haberin devamını oku…»

Mar
12th

Sinan BOZTEPE : “Nur-u Kandil Ali”

Sinan BOZTEPE : “Nur-u Kandil Ali”

Sinan Boztepe'nin Son Yazısına gitmek için tıklayınız

Bir doğum düşün, o doğumla cihan rahmete boğulsun.
Bir doğum düşün, dertlere merhem olsun.
Bir doğum düşün ki gelişi bizlere bayram, zalime zindan olsun. Doğan o nura, ALİ dedi güzel Enbiya…

Beklemekteydim seni, cehaletin karanlığı basmıştı dört bir yanı ve ağlamaktaydı çaresizlikten yanan yürekler. Bir kurtarıcı beklemekteydi âlem, yalnız, bir başına ve ıssız idim, el açtım karanlık bir gecenin orta ıssız yerinde…

Ve bir ışık belirdi, öyle bir ışık ki karanlığı delercesine, günlerden Nevruz, aylardan Mart’tı. Kaldırdım başımı semaya doğru, gözlerim kamaşmış, bakamıyordum ansızın doğan ışığa. Sevinçten damla damla yaşlar birikmekte gözlerimde. Didelerimden yuvarlanmakta kederim. Kelimeler düğümlenmiş figan ile yanan boğazıma…

Bedenim kas katı kesilmiş, semaya uzanan ellerim titremekte. Dişlerim birbirine vurmakta, bakırcı çekici misali dövmekte damağımı. Haykırmak istiyorum dört bir yana adını. Seni haykırsam; ıssız çöllere, derin kuyulara, akan sessiz ırmaklara seni. Ve adını haykırsam bozkırlara, susuz derelere ve derin vadileri inletsem avazımla.

Ey Nur-u Hakk, haykırsam adını kundaktaki bebeğin temiz kalbine, işlesem seni ilmek ilmek genç bir kızın çeyizi üzerine. Ve yazsam adını gökyüzünün en uzak noktasına.

devamı…

Haberin devamını oku…»

Şub
15th

Sinan BOZTEPE: Edep Ya Hû…

Sinan BOZTEPE: Edep Ya Hû…

“Yüce Tanrının rahmeti ve bereketi tüm insanlık âleminin üzerine olsun” diyerek yazıma başlamak istiyorum. İçinde yaşadığımız zaman, biz insanları âdem-i vasıflardan yoksun eylemiş, dostluk-barış-refah-sevgi gibi rahmet-i olguları köreltmiştir. Bundan ötürüdür ki her metinimde yüce yaratıcıdan tüm insanlığa rahmet ve bereket dileyeceğim.

Edeb bir tac imiş nur-i Hüda’dan;
Giy o tacı emin ol her beladan…

Ne güzel söylemiş arifler. Edep yani ahlak olmadan bireyin insanlık davasında muzaffer olması imkânsızdır. Yaptıkları ve ettikleri çiğ yemek, olgunlaşmamış meyve tadında olacaktır. Ar duygusunun en mütevazı timsali olan Resul-u Ekrem’in yaşayışına bakacak olursak, O’nu dönemindeki insanlardan farklı kılan yegâne unsurun ahlak olduğu anlaşılacaktır.

devamı…

Haberin devamını oku…»


.

cat3.jpg