Murat KANTEKİN : VAHŞETİ GÖRDÜM!
Arkadaşlarla sözleştik. Önce Şişli’de ya DİSK’te ya da CHP İlçe Örgütü’nde buluşacak oradan hep birlikte, sendikal mücadele veren emekçi dostlara destek olmak için Taksim’e yürüyecektik. 77 1 Mayıs’ında katledilenleri Kazancı Yokuşu’nda anacak, Ata’nın huzurunda saygı duruşuna geçecektik. Hatta açılacak bir iki pankartın sözlerini de bizzat kendim yazdım.
Trafik durumundan ötürü Dolmabahçe’den Taksim’e çıkmak zorunda kaldım. Güya Taksim’den ters istikamete doğru yürüyecek saat 10:30 gibi Şişli’de olacaktım. Beşiktaş İnönü Stadı’ndan itibaren Taksim’e çıkana dek 3 defa polis kordonundan geçtim. Herkes yolda yürüyor, bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Taksim Meydanı’na çıktığımda inanılmaz bir manzara vardı. Geçtiğimiz kış Artvin’den girmesi beklenen “Allahsız gomünisler” yurda girmiş, Taksim’i ele geçirmek üzere idiler. (!) Meydanın etrafı kat kat sarılmıştı. Nasıl oldu ise bir komiser ricamı kırmadı ve benim Taksim meydanını boydan boya kat etmeme izin verdi. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Murat Kantekin : Yol Önderi Olarak Dedelik
İnsanların manevi dünyalarını doldurmak, onları mutluluğa eriştirmek için ortaya çıkan tüm dinler, ister ilahi olsun ister olmasın, mutlaka bir dinsel öndere gereksinim duyarlar. Bu önderler kimi toplumlarda seçicilik yöntemi ile kimisinde de süreğenlik yöntemi ile belirlenir.
İslam’ın Ehlibeyt yorumu olan ve şekilcilikten çok özü ele alan Alevi inancında ise dinsel önderin adı, dededir. Dedeler, topluma dinsel, sosyal, siyasal önderlik yapan kişilerdir. Türk dilinde anne veya babanın babalarına “dede” dense de Alevi yolunda dede kavramı, yol büyüğü, ata, önder anlamlarına gelir. Dedeler, köken itibari ile Evladı Resûl’dur, Seyyittir. Yani dedelerin kökleri On İki imamlar yoluyla, Hz. Ali ve Hz. Fatîma’ya oradan da İslam peygamberi Hz. Muhammet’e dayanır. Hz. Muhammet’in Hakka yürümesinin (632) ardından Hz. Ali’nin halifeliğinin engellenmesi ile ortaya çıkan ayrışımda Ehli Beyt yanlıları Alevi, Ehli Sünnet yanlıları ise Sünni temelli bir yapılanmaya gitmişlerdir. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »
Murat Kantekin : AKP ve Başbakanın Eylemleri Çerçevesinde “Ben Geliyorum” Diyen Kapatma Davası
“…Durum çok net; Sayın başbakan da biliyor ki, gerek son türban düzenlemesi gerekse de geçmişteki kimi faaliyetleri AKP’nin mevcut anayasal düzenle bağdaşmadığı gerçeğine vurgu yapıyor. Bu örneklerin hepsi Yargıtay’da ki “AKP Dosyası”nda bulunuyor. Bu gerçekten hareket eden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın AKP için kapatma davası açması an meselesi. Bu durumu AKP kurmayları da iyi biliyor. Yine türban düzenlemesinin, Anayasa Mahkemesi tarafından geçmiş kararlarına dayanarak reddedileceği ihtimali de güçlü olarak ortada duruyor.
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »
Murat Kantekin : Hubyar Ocağının Tarihsel Süreci
Ocağın kurucusu olarak Hubyar Sultan
Hubyar Sultan’ın tarihsel sürecinden bahseden bizler, ona “Hubyar” (Farsca: Sevgili dost, can yar) ismini Hace Bektaş-ı Veli’nin (1209/10-1271/3) koyduğunu söylemekteyiz. Gerçeği de böyledir. Horasan’da Yesevi Dergahı’nda Pir Ahmet Yesevi‘nin öğrencisi Lokman Parande‘den ders alan Hace Bektaş’ı Veli ve Hubyar Sultan diğer Horasan Erenleri ile birlikte Anadolu’ya gelmişlerdir. Bu süreçte o zamanki adı Suluca Karahöyük olan (Bugün Hacıbektaş ilçesi) yerde Hace Bektaş-ı Veli, Horasan Erenleri’nin piri olarak onları Anadolu’nun değişik yerlerine göndermiştir. Asıl adı “Ahmet” olan Hubyar Sultan‘a da “Hubyar’ımsın” diye sarılarak onu da görevlendirmiştir. Bu gerçek, Hubyar cemlerinde “Hubyar’ımsın dedi, sarıldı Veli” isimli deyişle hâla vurgulanmaktadır.
Oğuz Türklerinin Beydilli Boyu’nun lideri konumundaki Hubyar Sultan, küçük yaşta Ahmet Yesevi Dergahı’na gelerek orada Pir Hace Ahmet Yesevi’nin öğrencisi ve halifesi olan Lokman Parânde’den ders almaya başlar. 1103 yılında Yesi şehrinde Hz. Ali’nin (598 – 661) oğlu Muhammet Hanefi’nin (öl:700) kız torunlarından Fatma Bibi’den (öl: 1107) dünyaya gelip 1228 yılında yine Yesi’de 125 yaşında Haka yürüyen Ahmet Yesevi’nin dergahta bizzat ilgilendiği yaşı küçük bir seyit olduğu varsayılan Hubyar Sultan’ın asıl adı da Piri gibi Ahmet’tir. Her ne kadar yaygın kanı, Hubyar Sultan’a, “Hubyar” adını Hace Bektaş-ı Veli’nin verdiği yönünde ise de anlatılan bir başka söylencede, bu ismin bizzat Pir Ahmet Yesevi tarafından verildiğidir. Ahmet Yesevi bir gün dergahta cem yürütürken dara duran genç Seyit Ahmet (Hubyar Sultan) sitemden geçerek aklanmıştır. “99 bin Türkistan Ereni’nin Piri” Ahmet Yesevi, Dergahın öğrencisi Ahmet’e, “Bundan sonra senin adın Hubyar olsun” der ve cem evinin ocağında yanmakta olan çam ökseğisini (ocakta alev içinde yanan ağaç) bacadan atarak, “Bu ökseğinin düştüğü yer, Rum diyarında Balışıh yöresi. Git, orayı irşat et ve Sultanlığını kur” der. Bunun üzerine “Hubyar” adını alan seyit Ahmet pirinin elini öperek Rum diyarına yani Anadolu’ya doğru yola çıkar.
Hubyar Ocağının 1. Kuruluş Dönemi
devamı…
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »
Murat KANTEKİN : Değerli Başkan Turan Eser,
AKP’nin yaptığı son çalışmalarla ilgili olarak Alevi Kamuoyu’na 07 Aralık 2007 tarihinde yaptığınız çağrı, Alevi kurumları için bir fırsattır. Hemen her konuda farklı düşünceleri olan, birbirlerine tezat arz eder bir şekilde açılımlarda bulunan Alevi kurumlarının, her ne kadar içeride farklılıklar barındırıyor olsa da, dışarı da tek ses olması gerektiği kanısındayım.
Alevi sorununu kendi yöntemleri ile çözmeye çalışan AKP ve onun temsilcileri, Alevilerin temel taleplerini görmezden gelmekte, çözüm yolları yerine karmakarışık adresler göstermektedirler. Bu durum sizlerin de, bizlerin de tüm Alevi kamuoyunun dikkatindedir. Din Dersi müfredatında Alevilik konusunun işlenmesi gündeme geldiğinde nerede ise, “Siz durun. Biz, bize göre yazarız. İstediğimiz gibi de yorumlarız” demeye çalışan AKP’nin Milli Eğitim anlayışı gibi şimdi de AKP’nin inanç anlayışı ortadadır. Yine, Alevi kurumlarına, “Siz durun. Biz yazarız. Siz de kabul edersiniz” denmeye çalışılmaktadır.
devamı…
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Murat Kantekin : Başbakan Neden Geriyor?
Başbakan Recep Tayip Erdoğan inanılmaz şekilde gergin. Gözleri öfke saçıyor, konuşurken damarları belirginleşiyor, vurgu tonları, etkili konuşmanın gerektirdiği vurgulardan uzak, direkt hedefe saplanan bir ok keskinliğinde. Kendisine yöneltilecek en ufak bir eleştiriyi bile reddediyor. Bir başbakan sorumluluğunda davranarak kendisine yöneltilen eleştirileri, “Acaba haklılık payı var mı?” diye irdelemek yerine keskin salvolarla karşılıyor.
devamı…
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
3 Comments »