Alirıza Uğurlu : Fetvacılar

Cumhuriyet dönemiyle birlikte fetva makamının bittiğine inanmıştık. Oysa sadece ad değişmiş. O gün şeyhülislam, bu gün Diyanet. Ülkemizi yönetenler sıkıştıkların da falanca konuyu Diyanet’e sorun, fetva versin, diyebiliyorlar..
Ve “ulu’l emr” fetvayı veriyor; “Cem evleri ibadethane olursa Aleviler Müslümanlıktan çıkar.”
Devamla; “Cem evi dinen mümkün değil.”
Niçin mümkün değil?
-Cem evlerinin camilerin muadili olarak kabul edilmesi ve ibadethane sıfatıyla açılması doğru değildir.”.
Kim diyor?
-Türk halkının (Alevisiyle, Sünnisiyle, Şafiisiyle, gayri müslimiyle) ödediği vergilerle (sekiz bakanlığın bütçesinden daha fazla, iki milyar dolar) 87.000 camisiyle, 100.000 kadrosuyla, her kesime hizmet götürdüğü iddiasıyla kurulmuş devletin Diyanet İşleri Başkanlığı…..
Aklınızla bin yaşayın. “Alemlere rahmet dini”ni getirdiğiniz noktaya bir bakın!
Bırakın alemi, kendi ülkemizin insanını o rahmetin ışığından mahrum etmeye kalkıyorlar.
Sayın fetvacılar!
-Bu yetkiyi sizlere kim verdi?
-Kişi ile Allah arasında ki inancı denetlemek size mi kaldı?
Bizler dinin sahibini Allah olarak biliyorduk. Demek yanılmışız.
Kamu görevi yapan bir kurum bölücülük yapamaz.
Müslümanlarsa camiye gelsinler, diyemez…..
Camiye mi, kiliseye mi, cem evine mi gideceğimizi devleti yönetenler yani sizler mi karar vereceksiniz?
O zaman da sorarız; hangi Camiye; Nurcuların mı, Talibancıların mı? Hizbullahcıların mı? Nakşilerin mi?
Hangisine? Hangi camiye? Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »
Cengiz Han Alevi miydi ?

13. yüzyıl dünyasına damgasını vuran Cengiz Han bir Alevi’ydi.
Habercem.com İnternet Gazetesi Yazarı Cemal Canpolat’ın yazdığı köşe yazısında 13. yy’la damgasını vuran Cengiz Han’la ilgili çok çarpıcı ifadeler yer almakta.
Tarihte Cengiz Yasası olarak bilinen yasanın 10. maddesi Cengiz Han’ın Alevi olduğu bilgisini adeta doğrulamaktadır.
İşte o madde: Madde 10- Ali Bek Talip Oğulları’ndan olan hiç kimse vergi ve haraca tabi tutulmayacaktır; keza dervişlerden, Al Kuran hafızlardan, fakihlerden, tabiplerden, ilim erbabından, münzevi hayat yaşayan ve kendini dualara vermiş ilim erbabından, müezzinlerden ve ölüleri yıkayanlardan vergi ve haraç alınmayacaktır.”
Cengiz Han yasalarının 11. ve 17. maddesi akıllara laikliğin kökeni acaba Cengiz Han’a mı dayanmaktadır sorusunu akıllara getirmekte.
İşte o maddeler:
Madde 11: Tüm dinlere (herhangi birine üstünlük tanımaksızın) eşit derecede saygı gösterilecektir. Bu Tanrı’nın hoşuna gider. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Viyana Prof.Dr.Doğan’ı ağırlamaya hazırlanıyor

Viyana’lılar bugünlerde Haziran’ın başında düzenleyecekleri panelin sevinci ve telaşı içindeler. Panelin asıl sevinci ise Sayın İzzettin Doğan’ın katılacak olması. Aleviler onun Alevi bir önder olmasından önce Pir olma özelliğini görürler, görmek isterler.
Bizim için Pir’in gelmesi çok özel bir olaydır. Eskiden, iletişim araçlarının olmadığı zamanlarda insanlar pirlerinin geldiğini hisseder, hazırlıklarını yapar, beklerlermiş.
Pir olmak kolay edinilebilecek bir sıfat değildir. O da bu kuruma yüklediği değer nedeniyle kendisine Dede denilince, her zaman biraz mahçup olur ve elini öptürmez. Hiç unutmuyorum, bir konuşmasında babası Hüseyin Doğan Dede’nin “ Herkes kimin elini öpeceğini bilir” dediğini anlatmıştı. Bu durumda onun da kendisini Pirleri olarak gören halkın bu kararını kabul etmesinden başka şansı kalmıyor.
Buraya kadar her sey bir panelin hazırlanmasının ve bu panele onun gelmesinin sevinci ve telaşı iken, bu arada büyük bir sıkıntı da yaşanıyor. Çünkü paneli düzenleyen “Viyana Alevi Kültür Birliği”, merkezi Köln’ de olan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonuna (AABF) bağlı bir dernek. Panele AABF’nin Dedeler Kurulu Başkanı Cafer Kaplan Dede’de davetli. AABF yöneticileri ise bundan oldukça rahatsız ve Viyana’daki derneğe, Sayın İzzettin Doğan’ın davet edilmiş olmasından dolayı baskı yaptıkları ve idarecileri tehdit ettikleri haberleri her yerde duyuldu. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Arnavutluk Emek Partisi lideri Enver hoca bir Bektaşi idi

Arnavutluk Emek Partisi lideri Enver hoca bir Bektaşi idi. Aynı zamanda Emek Partisi parlemento üyesi Fehmi İlyas babanında müridi idi.
Arnavutluk’ta Enver hocanın desteğiyle onikiler şurası oluşturulmuş ve mürşidiler meclisi adı verilen Arnavutluk dışındada bütün Bektaşi’lerin liderliğini üstlenmiştir.
Dünya Bektaşilik ve cumhiriyete doğru önemli gelişmeler
Bektâşî kültür kurumu özellikle 18. yüzyıldan itibaren neredeyse heterojen bir kimlikle Cumhuriyet dönemine sarkmıştır. Günümüz Bektâşîliğinin pratik sıkıntıları ile nesnel ilişkilendirmeler kurabilmek için, II. Mahmud eli ile gerçekleşen 1826 sivil darbesini takip eden, Tanzimat, I. Meşrutiyet ve 1908, 31 Mart Vakıasına eklemlenen II. Meşrutiyet ve giderek Modern Cumhuriyet dönemiyle örtüşen, iktisadi, sosyal, kültürel, hukuki, askeri, tarihi ve hatta coğrafik ve demografik bir sürü müstakil öğeden haberdar olmak, ayrıca Jön Türk, İttihat ve Terakki, farmasonluk vb. gibi ideolojik ve sosyal akımlar arasındaki neden-sonuç birlikteliğinin analizlerine egemen olmak gerekmektedir. Bu bakımdan her biri özel bir uzmanlık, belge birikim ve tasnifine dayanan bu sahalarda, ancak resmi tarih anlayışının etkisinde kalmadan yapılabilecek çalışmalar ile karanlıkta kalan sorular cevap bulabilecektir. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Kıbrıs Alevi Dedelerin sürgün yeri

Habercem.com Yazarı Cemal Canpolat bu haftaki yazısında Alevilerin Kıbrıs sürgününü belgeleriyle açığa çıkardı. Canpolat daha önceki yazılarında da olduğu gibi bu yazısında Alevilerin geçmiş zamanda uğradığı haksızlığı belgeliyor.
İşte Cemal Canpolat’ın yazısı….
Rum eyaleti’nde sapık inançlılar bulunduğu (Aleviler) bunların Kıbrıs’a sürgün edilmesi…
‘Rum eyaleti’nde sapık inançlılar bulunduğu (Aleviler) bunların Kıbrıs’a sürgün edilmesi…’
Tarihe bakış ve değerlendirmeler içinde bulunulan dönem ve şartlar da göz önünde bulundurularak yapılır. Bunlar da doğal olarak farklılık gösterebilir. Bizlerde tarihsel gerçekliklerden yola çıkarak bugünkü yanlış yaklaşımların temeline inip Alevi-Kızılbaş gerçekliğini ortaya koyarak yakın ve uzun zamanda yaşanan acı olayların tekrarlanmasının önüne geçebiliriz. İşte bu tarihi belgelerden birini siz değerli okuyucuların ilgisine sunuyorum.
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
5 Comments »
Hikmet BİLA : Olli Rehn Alevileri Neden Azarladı?

Türkiye’de iç politika artık onlardan soruluyor. Hukuk da onlardan soruluyor. Guguk da onlardan soruluyor. Türkiye’de konuşması gerekenler susuyor, onlar konuşuyor.
Şu bizim Barroso’lar.
Olli Rehn’ler.
Joost Lagendijk’ler…
Telaş içinde, öfke içinde, panik içinde konuşuyorlar. O kadar ki Avrupa Birliği’ndeki görev ve sorumluluklarını unuttular, Türkiye’de birer partili politikacı gibi ortaya atıldılar. İnsaf ve terbiye sınırlarını aştılar, savunmaya çalıştıkları AKP’ye bile zarar vermeye başladılar.
Bu ülkenin insanlarını ‘Müslüman demokrat’ - ‘ulusalcı otokrat’ diye ikiye bölerken ikiyüzlülüklerini gizleyemediler.
Bakınız nasl suçüstü yakalandılar:
Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn Efendi, geçen hafta Alevi örgütlerinin temsilcileriye bir toplantı yaptı. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »
Ayhan Aydın : Cem Tv.’de Bir Yıl

Sevgili Dostlar Merhaba,
Bir yıl boyunca Cem Televizyonunda Alevi/Bektaşi inanç ve kültürüne yönelik programlar hazırlayıp sundum.
Yirmi yıllık tecrübelerimle; gezip gördüğüm, araştırdığım, söyleştiğim, erenlerin yolunda yolumuzun ul
Yazar Alevi Haber |
Comments Off
Son Almanya gezimde gördüm ki Avrupa’da yaşayan Aleviler de derin çelişkiler, çatışmalar içine düşmüşler.
Çatışmanın özünü tavanla taban arasındaki zıtlık oluşturuyor. Çoğunluğu oluşturan tabanın Alevilik anlayışı ile yönetici örgüt konumundaki Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun Alevilik anlayışı farklı. AABF yönetimi, Aleviliği İslam’ın dışında görüyor. Hatta Almanya’da; Alevilik ayrı bir dine çevrilme sürecine sokuluyor. Üzüntüyle öğrendim ki bazı Alevi gençler boyunlarında Zülfikar ile birlikte haç taşımaya da başlamışlar. Diskotekleri dolduran Türk gençliği içinde çoğunluğu Alevi gençleri almışlar.
Böylece sanal bir Alevilik çevresinde Hıristiyanlığa benzeyen bir hayat düzeni yaratılmaya başlanmış. Türkleri Almanlaştırma harekatına AABF yönetimi, bilerek veya bilmeyerek destekçi olmuş.
Alevi Müslüman çocukları kendi kimliklerinden uzaklaştırılırken Sünni Müslüman çocukları da türban altına sokularak Araplaştırılmaya başlanmış.
Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
1 Yorum »
Türkiye’de provakatörlüğü ile öne çıkan bir yayın organı olan ANADOLU’DA VAKİT adlı gazetenin İzzettin Doğan’ı hedef gösteren haberi insaf ve izan sahibi herkesi derin bir şaşkınlık ve üzüntüye boğdu.

Sayın Doğan’ı yaptığı açıklamalar nedeniyle “tahrik peşinde “ olmakla itham eden gazete aslında daha evvel pek çok olayda tahrikçiliği tesçillenmiş bir yayın organıdır.
Gazeteye göre cem evlerinin ibadethane olarak kabulünü talep etmek, namazı Sünni uygulamadan farklı olarak anlamak ve algılamak tahrik sebebi oluşturuyor.
Oysa asıl tahrik, insanların en doğal inanç hakları olan cem evi talebini reddetmek değil midir?
Asıl tahrik, dini alanda farklı yorumlara tahammül gösterememek değil midir ?
Asıl tahrik, yüzyıllardır ibadethane olarak kullanılan cem evlerini bir kültür merkezi ve folklorik mekan olarak nitelemek değil midir ?
Asıl tahrik, Alevi İslam inancının temel ibadet biçimi olan cem ibadetini hakiki anlamda bir namaz olarak gören Alevileri cem yürüttükleri, cem evine gittikleri ve camiye gelmedikleri için İslam’dan kopmakla itham etmek değil midir ?
Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
Yorumları oku »
Kur’an ‘da ibadethane olarak secde edilen yer anlamına gelen, “mescit” sözcüğü geçer, cami ve cemevi olarak geçmez. İlk mescid Hz. Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicretinde kurulmuştur. Medine girişinde konakladığı KUBA köyünde yapılmıştır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed Medine’de “tef” çalınarak karşılanır ve devesini serbest bırakılır, deve iki yetim çocuğa ait olan bir yere konaklar. Bu yere ”Peygamber Mescidi” yapılır. Daha önce Peygamberimiz ibadetlerini evinde veya Ashab-ı Kiram’dan olan Erkan Bin Ebu’l Erkan’ın evinde yapardı. (İslam Ansiklopedisi “mescit” bölümüne bak.)
Medine’ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği, Peygamber mescidi: -Mescid-i Resul, Mescd-i Şerif, Mescid-i Saadet ve en çok bilinen ismiyle “Mescid-i Nebevi” adlarıyla anılmıştır. Mescid-i Haram ve mescid-i Aksa’dan sonra yeryüzünde ki mescitlerinin en faziletlisidir. Bu mescite bitişik olarak, gündüzleri bir eğitim – öğretim yeri, geceleri ise, evsiz kimseler ve misafirlerin barınması için “Suffa” denilen üzeri kapalı bir bölüm eklenmişti. İşte burada Hz. Muhammed dersler veriyordu. Yeni gelen insanlara okuma yazma bile öğretiliyordu. Buranın ihtiyaçları da sahabelerce karşılanıyordu. (M. Hamidullah, İslam Peygamberi, İstanbul, 1981,11,832) İslam’da ilk üniversite diyebileceğimiz bu okul sayısız alim yetiştirmiştir.
Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
1 Yorum »
İstanbul Erikli Baba Cem Evi avlusunda kadın erkek, genç yaşlı insanlar banklarda oturmuş sohbet ediyorlar. Başka bir yerde olsa insanlarda büyük ilgi uyandıracak devasa kameralar Cem Evi avlusunda çekim yapıyor.

İnsanlar her Perşembe Cem’e girmeden önce nasıl hatır edip sohbet ediyorlarsa yine öyleler. Dünyaca ünlü İngiliz Devlet Televizyonu BBC, Erikli Baba Cem Evi’nin Avlusunda. Bir önceki gün Cem Evi Dedesi Binali Dede beni arayıp şöyle demişti;
— Ayşe kızım, biz Cem ederkene BBC bizi çekecekmiş, diyolar ki biri Cem’i, Aleviliği anlatsın, gelip anlat kızım misafirlerimize, biz kimiz?
Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
Yorumları oku »
Ali Rıza Uğurlu: Alevilik Nedir?

Cümle aşk ehline “hû dost” diyerek başlıyorum. Alevilik; İslam’ı benimseyen, Tanrı’nın birliğine (Tevhid) inanan, Hz.Muhammed’i Peygamber kabul eden, kitabı Kur’an olan, Hz. Muhammed’in Ehlibeyt’ini seven, namazı, niyaz ile bütünleştiren, kıyam, rûku ve secdesi ile ibadetini kendi lisanıyla yapan, ümmet yerine hür insanı, yaratanla yaratılan ayrılığını “Vahdet-i Vücut” ile birleştiren, Tanrı korkusu yerine, sevgisini benimseyen, zahiri (görünen) batınla (görünmeyen), batını zahirle birleştiren, şeriat kapısını aşıp, marifet yolu ile hakikat dünyasına ulaşan, Kur’an’ın şekline değil, özüne inen akıl ve gönlü ile “Seyr-ü süluk” (Ruhsal olgunlaşma) olan bir tasavvuf yoludur. Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
2 Comments »
Prof .Dr İzzettin Doğan’dan Bardakoğlu’na sert yanıt

Prof Dr Doğan; Aleviler inanç esaslarını Bardakoğlundan mı öğrenecek? Bu kadar handini bilmezliği bu zata yakıştıramıyorm, bu siyasi bir beyandır.
DSP’nin cemevlerinin ibadet yeri statüsüne alınmasıyla ilgili yönelttiği soru önergesine Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun verdiği cavaba yanıt Cem Vakfı Genel Başkanı Prof Dr. İzzettin Doğan’dan geldi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, bugün yaptığı açıklamada cemevlerinin ibadet yeri statüsüne alınmasının, Aleviliği müstakil bir din haline getireceği ve camiyi ibadethane olarak kabul eden Alevileri Müslümanlıktan koparacağı gerekçesiyle yanlış olduğunu’ yönündeki sözlerine Prof Dr İzzettin Doğan’dan açıklama geldi.
VİDEO
Aleviler inanç esaslarını Bardakoğlundan mı öğrenecek?
Prof Dr.Doğan Bardakoğlu’nun açıklamasına şu sözlerle karşılık verdi. ‘Bardakoğlu bu sözleri son zamanlarda sık sık kullanmaya başladı. Bundan sonra dahada sık verecektir. Avrupa Birliği’nin Alevilerle ilgili ne yapıyorsunuz sorusuna bu girişimle bir çalışma içinde olduklarını göstermek isityorlar. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
5 Comments »
Cemal Canpolat : Zulme rağmen Alevilerin hoşgörüsü

Aleviler kendilerine yapılan bu kadar zulüm, yok sayma, sürgün ve katliama rağmen farklı inanç ve kültürlerde hoşgörü içinde yaşamışlardır.
Anadolu Aleviliği; insan sevgisi ve hoşgörü, din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmaksızın bütün insanları, Yunus Emre‘nin dediği gibi bütün yaratılanları yaratandan dolayı hoş gören bir inanç ve yaşam biçimidir. Bugün Batı’nın ulaştığı insani değerler bin yıldır Anadolu’da, Balkanlar’da Orta Asya’da, Akdeniz’de uygulanan, Aleviliğin özüdür. Anadolu Aleviliği sevgi, hoşgörü, karşılıklı dinler arası diyalogun merkezidir. Yukarıda bahsettiğimiz bu merkezlerde dinler arası çatışma ve kavgalar olmamıştır.
Kapadokya bölgesinde, Fransız bilim adamlarının yaptıkları araştırmalarda bu bölge, Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
AVF Başkanı Doğan Bermek : Yakın geçmişimiz ve bugünümüz

Gelin yakın geçmişimizi biraz gözden geçirelim. Alevi’ler kırsaldan kentlere kitleler haline geleli 50 yıl dahi olmamış, yani daha ikinci kuşaktayız, üçüncü kuşak orta yaşa bile gelmedi.
Kentlerde bir yandan yaşama kavgası, bir yandan kendini ve çevresini bir kent kimliği içinde yeniden tarif etmenin zorlukları, yaşanılan ve çalışılan çevre ile uyum sorunları, gençlerin ve çocukların eğitimleri konusundaki belirsizlikler, toplumsal kesimlere aidiyet sorunları gibi çok sayıda sorunu birden ve nerede ise bir defada göğüslemek zorunda kalmış Alevi toplumu. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
GAZİ PAŞA’DAN CEVAP (1)

Gazete okuyup televizyonlara göz atıyorsunuz, kaygılarınız artıyor. Sokaklarda hızla değişen fotoğraf, cehaletin nasıl da büyüdüğünü gösteriyor… Kara çarşaflı, cübbeli insanların sayısı artıyor. Duyarsız, bilgisiz, mutsuz, umutsuz insanlar çoğalıyor.
Neden bu haldeyiz diyorsunuz, nasıl oldu? Gazi Paşa bugün gibi cevap veriyor;
“Seyahatlerimde birçok, gerçek aydın bilginlerimizle temas ettim. Onları en yeni bilim terbiyesini almış, sanki Avrupa’da okumuş bir seviyede gördüm. İslam’ın gerçeğini ve ruhunu bilen bilginlerimizin hepsi bu olgunluk derecesindedir. Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
1 Yorum »
Ali Rıza Uğurlu : Biz Alevileriz

Son zamanlarda 1400 yıllık yüce değerleriyle şerefli bir destan yazarak bugünlere taşınan Aleviliği kendi mecrasından çıkarıp, kendi kafalarında ki ideolojilerine göre özünden koparılmış bir Alevilik yaratılmaya çalışılmaktadır. Niçin? Çünkü; Gerçek değerleri anlaşıldıkça yükselen bir Alevilik var.
Dostlarım,
Kardeşlerim,
Canlarım…
Kaldırın başlarınızı
Suçlular gibi, yüzümüz yerde
Özümüz darda durup dururuz.
Kaldırın başlarınızı yukarı Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
AVF Genel Başkanı Doğan Bermek : Duymak ve Duyurmak

Gündemimizi bu hafta en çok SSGSS ismi ile anılan “ Sosyal Güvenliksizlik Yasası” işgal edecek gibi görünüyor. 1.Nisan.2008 Salı başlayarak hafta boyunca çeşitli eylemler yapılırken, bir yandan da yasa tasarısı mecliste görüşülüyor olacak. Bakalım sonuçlar ne olacak? Kamuoyu, gündemi işgal eden Anayasa tartışmaları, Türban, Ergenekon, AKP kapatma başvurusu falan derken, bu çok önemli konuyu uzun süre gerektiği gibi algılayamadı, üzerinde tartışamadı. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
“Türk Ordusu’nu sivil yargıya mahkum ettirecekler”

İşte Akşam Gazetesi’nden Rıza Zelyut’un röportajı…
83 yıllık yaşamında hep demokratik haklar için mücadele etmiş bir isim olan İlhan Selçuk, tarihin şu garip cilvesine bakın ki darbecilikle suçlanarak gözaltına alındı. Cumhuriyetin fikirsel namusunu temsil eden bu gazeteci yazarla gözaltından sonra görüştük ve kendisini Türkiye’nin geleceği açısından oldukça karamsar bulduk.
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Cemal Canpolat : Alevilik inancından ‘Semah’

Alevi-Bektaşilerce en kutsal sayılan semah Kırklar Semahı’dır. Bu denli semah çeşitliliğinin oluşmasında, başlarda da söylediğim gibi semahın dönüldüğü kültür alanı olan Aleviliğin zengin bir mozaiksel yapıya sahip olmasından kaynaklanmaktadır.
Semahlar
Alevi-Bektaşilerce en kutsal sayılan semah Kırklar Semahı’dır. Bu denli semah çeşitliliğinin oluşmasında, başlarda da söylediğim gibi semahın dönüldüğü kültür alanı olan Aleviliğin zengin bir mozaiksel yapıya sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca Aleviler, bir kültür ve yaşam biçimi olan Aleviliğe katkısı olmuş, bu yola gönül vermiş, önder olmuş ulu kişilere büyük saygınlık duymuş ve onları, bugünkü anlamda anıtsallaştıramamışlar ama adlarına bir semah vererek yüceltmişler. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
İlhan Selçuk : Bu soytarılık bitsin artık

İşlerin çığrından çıktığını belirten Cumhuriyet Başyazarı İlhan Selçuk, ülkede ne hukuku ne de kanunları takan olduğunu yazdı.
AKP-FETO Medyası Kafayı Yemiş…
Laik Türkiye Cumhuriyeti ne durumda diye merak ediyorsanız, bir tek köşe yazısının başlığı bile sorunun yanıtını vermeye yeterlidir…
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
TRT’de neler oluyor ?

Türkiye gündemi oldukça önemli konuları tartışırken, bu tartışmaların gölgesinde kalan önemli bir konu var. TRT de başlatılan kültürel ve sanatsal kıyım. Bu halkın, bizim olan bir kuruluşta, kimseye sorulmadan personel yığılması var gerekçesi ile çok tehlikeli bir operasyon başladı.
Kulağımıza çalınan ve içimizi sızlatan ilk haber Yurttan Sesler Korosunun lağvedileceğine dair. Hepimizin türkü ya da şarkıların her açıdan öz kaynağı olarak gösterdiği, Anadolu’nun tüm türkülerinin aynı anda okunabileceğini dillendiren Yurttan Sesler Korosu gereksiz görülüyor. Belli ki birilerinin ‘sanat’ anlayışı mevcut sunuma ters düşüyor.
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »
Doğan Bermek : Alevi Örgütlenmesi

Bir yandan Anadolu’daki Alevi örgütleri toparlanma gayreti içinde, diğer yandan yurt dışında yaşayan kardeşlerimizin de ciddi sorunları var. Herhangi bir siyasetin veya siyasal akımın dümen suyunda olmadan, kendi inançlarını yaşamak ve sürdürmek her inanç grubunun doğal hakkı.
Fırsat buldukça, ALEVİ Örgütlenmesi üzerine bir şeyler yazmak istiyorum. Ama tüm Mart ayı boyunca gündem öylesine yüklü idi ki, bu çok önemli sorunumuz üzerinde yazıp, çizmeye bir türlü zaman bulamadık. Bir yandan Anadolu’daki Alevi örgütleri toparlanma gayreti içinde, diğer yandan yurt dışında yaşayan kardeşlerimizin de ciddi sorunları var. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Hikmet ÇETİNKAYA : Fethullahçı Gladyo…Türkiye Barolar Birliği uyarıyor:
“Türkiye tehlikeli bir hesaplaşmaya gidiyor!”
Peki, AKP iktidarı tehlikeli hesaplaşmanın neresinde?
Bana kalırsa tam göbeğinde!..
Tayyip Bey ‘le, Ertuğrul Günay ‘la, Bülent Arınç ‘la, Dengir Fırat ‘la, AKP medyasıyla birlikte…
Oray Eğin Akşam’da Fehmi Koru ‘yu, Kürşat Bumin Yeni Şafak’ta Şamil Tayyar ‘ı çok iyi anlatmışlar…
Ortada bir “Ergenekon Çetesi” var ama sekiz aydır savcı iddianameyi henüz hazırlamamış…
Son olayı anlatmaya gerek yok!..
İlhan Selçuk ve Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu 48 saat gözaltında kaldıktan sonra salıverildiler…
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail
Yavuz Sultan Selim’in Anadolu’daki Aleviler’e veya İran’daki Şiiler’e karşı olan katı, sert ve acımasız davranışının temeli Şehzadeliği dönemine dayanmaktadır. Yavuz Sultan Selim doğuya doğru büyük bir sefer niyetinde içerisindeydi.
Safeviler’in gün geçtikçe Anadolu’da artan etkilerinden duyduğu rahatsızlık ve Şehzadeliği döneminde planladığı büyük devlet olma isteği nedeni ile doğuya ve güneye doğru yönelerek hedefini gerçekleştirmek istiyordu. Ticaret yollarına yakınlığı, Halifelik makamı gibi etmenler olay üzerinde etkili olmuşlardır. Ancak onun için önünde Şah İsmail engeli vardı. Yavuz Sultan Selim sefere çıkmadan Anadolu’daki Alevi nüfusunu sayıma girişmiş ve kaynaklara göre değişse de 40.000 ile 80.000 arası insan güvenlik açısından ve Şah İsmail ile aynı inanca sahip olmalarından dolayı kılıçtan geçirilmiştir. Anadolu’da Osmanlı’nın Aleviler’e karşı tutumu ve Ankara Savaşı’nın ardından gelişen süreçte Erdebil’e yerleşen binlerce insan ve bunların Erdebil Şeyhi Ali’nin etkisiyle Aleviliği zaman içinde kabul ettiler. Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail arasındaki gerginlik karşılıklı elçi ve mektuplarla üst düzeye ulaştı.
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »