Bu ülkeyi Türkleştiren ve Müslümanlaştıran Alevilerdir

Prof. Doğan’la söyleşimizin üçüncü bölümünde Türkiye’deki Alevilerin durumunu değerlendirdi.
İşte Doğan’ın ağzından çarpıcı başlıklar:
Bu ülkeyi Müslüman kılan Alevilerdir. Türkleştiren Alevilerdir, Alevilik’tir. Türk kavimlerinin Anadolu’ya girişi 11. asırdır. Ama 1071’den, Malazgirt’ten önce gelen kavimler var, bu yerler hâlâ yaşıyor. Urfa Kısas’ta, 87’ye yakın saz şairi var. Ama kala kala 4 tane Alevi ve Türk köyü kalmış.
Bir taraftan Şafiler önemli ölçüde baskı yapmışlar, bir taraftan Osmanlı Devleti döneminde büyük baskılar var. Batı’ya doğru göçe devam etmişler ama orada hâlâ birkaç köy kalmış ve o köyler bugün hâlâ Aleviliği yaşıyorlar.
Dersim diye bilinen Tunceli en önemli merkezlerden biri ve orada 37’ye yakın Türk yerleşimi var. Aşiretler, bağlı oldukları ocaklarla beraber gelmişlerdir.
Yani dini inanç önderleriyle birlikte gelmişler, Dersim’e yerleşmişler ve oradan tüm Anadolu’yu aydınlatmaya çalışmışlardır. O yüzden Bektaşilik yoktur Doğu’da, Alevilik vardır. Neden? Çünkü Hacı Bektaşi Veli’nin Orta Anadolu’ya gelişi 13. asırdır.
Halbuki ondan 200 sene önce Anadolu Türkleşmeye, Müslümanlaşmaya, Alevileşmeye başlıyor. Ama bugün Aleviliğin sorgusu yapılıyor. Alevilik Müslümanlık içinde mi, dışında mı diye tartışılıyor. Türkiye, bu tür inanılmaz tarihi hataları yaşıyor.
Mevlana’yı, Yunus’u çıkarın Türkiye karanlıkta kalır Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »

Sözlük anlamı itibariyle mehdi, dogru yola, hidayete erişmiş kimsedir. Tanrı“nın kendisini hakka ulastırdığı kişiye Mehdi denir. Bu itibarla dogru yolda bulunan her müslümana Mehdi denilebilir. Ancak kelimenin başına el takısı gelirse, özel bir ünvan olur.
Böylelikle sözcük terimsel anlam kazanır. Mehdi’nin terim anlamı; ahir zamanda gelecek ve deccal ile savaşıp İslam’ın egemenliğini sağlayacak ve böylelikle müslümanları kurtaracak olan yüce kişidir. Sünniler ile Şiiler arasında mehidilik konusunda da büyük görüş ve inanç farklılığı vardır.
Sünnilerde mehdinin kim olduğu belli değildir. Oysa Şiiler ve tabi Alevi / Bektaşiler Mehdi’nin 12. İmam olan İmam Muhammed Mehdi olduğunu savunurlar.
İmam Muhammed Mehdi tekrar meydana çıkacak ve ehlibeytin / Ali soyunun imametini / hilafetini tesis edecektir.
İmam Muhammed Mehdi ölmemiştir. Küçük yaşta gizlenmiş ve kendini sır etmiştir. Halen yaşamaktadır. Bir gün çıkıp gelecektir. Alevi / Bektaşiler bu noktada Şiilerden ayrılmaktadır. Haberin devamını oku…»
Yazar admin |
1 Yorum »
Cemevleri’nin kökeni Mescid-i Nebi’ye uzanır

Araştırmacı Doğanbaş: Cemevleri İslamiyetin ilk yıllarındaki mescitlere benziyor.
Müze araştırmacısı ve sanat tarihçi Muzaffer Doğanbaş cem evleri mimarisi ve inanç temeli konusunda yaptığı araştırmada cem evlerinin İslamiyetin ilk yıllarındaki mescitlere benzediğini, işlevsel benzerlikler olduğunu belirtti. Amasya, Çorum, Tokat ve Malatya’da yirmi Alevi köyünde bulunan cem evlerini inceleyen Doğanbaş tarinsel süreç içerisinde cem evlerinin oluşumu ve dayandığı temel ilkeler ile ilgili çarpıcı sonuçlara ulaştı. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Alirıza Uğurlu : Fetvacılar

Cumhuriyet dönemiyle birlikte fetva makamının bittiğine inanmıştık. Oysa sadece ad değişmiş. O gün şeyhülislam, bu gün Diyanet. Ülkemizi yönetenler sıkıştıkların da falanca konuyu Diyanet’e sorun, fetva versin, diyebiliyorlar..
Ve “ulu’l emr” fetvayı veriyor; “Cem evleri ibadethane olursa Aleviler Müslümanlıktan çıkar.”
Devamla; “Cem evi dinen mümkün değil.”
Niçin mümkün değil?
-Cem evlerinin camilerin muadili olarak kabul edilmesi ve ibadethane sıfatıyla açılması doğru değildir.”.
Kim diyor?
-Türk halkının (Alevisiyle, Sünnisiyle, Şafiisiyle, gayri müslimiyle) ödediği vergilerle (sekiz bakanlığın bütçesinden daha fazla, iki milyar dolar) 87.000 camisiyle, 100.000 kadrosuyla, her kesime hizmet götürdüğü iddiasıyla kurulmuş devletin Diyanet İşleri Başkanlığı…..
Aklınızla bin yaşayın. “Alemlere rahmet dini”ni getirdiğiniz noktaya bir bakın!
Bırakın alemi, kendi ülkemizin insanını o rahmetin ışığından mahrum etmeye kalkıyorlar.
Sayın fetvacılar!
-Bu yetkiyi sizlere kim verdi?
-Kişi ile Allah arasında ki inancı denetlemek size mi kaldı?
Bizler dinin sahibini Allah olarak biliyorduk. Demek yanılmışız.
Kamu görevi yapan bir kurum bölücülük yapamaz.
Müslümanlarsa camiye gelsinler, diyemez…..
Camiye mi, kiliseye mi, cem evine mi gideceğimizi devleti yönetenler yani sizler mi karar vereceksiniz?
O zaman da sorarız; hangi Camiye; Nurcuların mı, Talibancıların mı? Hizbullahcıların mı? Nakşilerin mi?
Hangisine? Hangi camiye? Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »
Sinan Boztepe : “Nur-u Kandil Ali”

Bir doğum düşün, o doğumla cihan rahmete boğulsun.
Bir doğum düşün, dertlere merhem olsun.
Bir doğum düşün ki gelişi bizlere bayram, zalime zindan olsun. Doğan o nura, ALİ dedi güzel Enbiya…
Beklemekteydim seni, cehaletin karanlığı basmıştı dört bir yanı ve ağlamaktaydı çaresizlikten yanan yürekler. Bir kurtarıcı beklemekteydi âlem, yalnız, bir başına ve ıssız idim, el açtım karanlık bir gecenin orta ıssız yerinde…
Ve bir ışık belirdi, öyle bir ışık ki karanlığı delercesine, günlerden Nevruz, aylardan Mart’tı. Kaldırdım başımı semaya doğru, gözlerim kamaşmış, bakamıyordum ansızın doğan ışığa. Sevinçten damla damla yaşlar birikmekte gözlerimde. Didelerimden yuvarlanmakta kederim. Kelimeler düğümlenmiş figan ile yanan boğazıma…
Bedenim kas katı kesilmiş, semaya uzanan ellerim titremekte. Dişlerim birbirine vurmakta, bakırcı çekici misali dövmekte damağımı. Haykırmak istiyorum dört bir yana adını. Seni haykırsam; ıssız çöllere, derin kuyulara, akan sessiz ırmaklara seni. Ve adını haykırsam bozkırlara, susuz derelere ve derin vadileri inletsem avazımla. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
İzzettin Doğan Viyana’ya gidiyor

Viyana Alevi Kültür Birliği’nin gerçekleştireceği açık oturuma İzzettin Doğan’da katılacak.
Prof. Dr. İzzettin Doğan ve Cafer Kaplan Dede Viyana’ya geliyorlar.
Viyana Alevi Kültür Birliği’mizin 1 Haziran 2008 tarihinde Viyana’da düzenleyeceği Açık Oturuma, Alevilerin önemli inanç önderleri katılacak.
Konuşmacı olarak Türkiye’den CEM Vakfı Başkanı Prof. Dr. Sayın İzzettin Doğan ile Almanya’dan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Dedeler Kurumu Başkanı Sayın Cafer Kaplan katılacaklar.
Bilim adamı ve Hukukçu Prof. Dr. Sayın İzzettin Doğan, Cem Vakfı’nın da kurucu üyeleri arasında bulunduğu Alevi Vakıflar Federasyonunun ‘Onursal’ başkanıdır. Alevilik konusunda kamuoyuna yaptığı önemli açıklamalarla tanınan Uluslararası Hukuk Profösörü Sayın İzzettin Doğan, Viyana’ya ilk defa gelecek. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Cengiz Han Alevi miydi ?

13. yüzyıl dünyasına damgasını vuran Cengiz Han bir Alevi’ydi.
Habercem.com İnternet Gazetesi Yazarı Cemal Canpolat’ın yazdığı köşe yazısında 13. yy’la damgasını vuran Cengiz Han’la ilgili çok çarpıcı ifadeler yer almakta.
Tarihte Cengiz Yasası olarak bilinen yasanın 10. maddesi Cengiz Han’ın Alevi olduğu bilgisini adeta doğrulamaktadır.
İşte o madde: Madde 10- Ali Bek Talip Oğulları’ndan olan hiç kimse vergi ve haraca tabi tutulmayacaktır; keza dervişlerden, Al Kuran hafızlardan, fakihlerden, tabiplerden, ilim erbabından, münzevi hayat yaşayan ve kendini dualara vermiş ilim erbabından, müezzinlerden ve ölüleri yıkayanlardan vergi ve haraç alınmayacaktır.”
Cengiz Han yasalarının 11. ve 17. maddesi akıllara laikliğin kökeni acaba Cengiz Han’a mı dayanmaktadır sorusunu akıllara getirmekte.
İşte o maddeler:
Madde 11: Tüm dinlere (herhangi birine üstünlük tanımaksızın) eşit derecede saygı gösterilecektir. Bu Tanrı’nın hoşuna gider. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Meşe köklerindeki tarih

‘Rumeli’de anıt ağaçlar; Bektaşi ve Türk varlığının delilleri gibi.’
Araştırmacı yazar Abdullah Özcan’ın bugün sınırlarımız dışındaki Rumeli’de yaptığı araştırmayı hiç bir yorum eklemeden fotoğraflarıyla veriyoruz:
“Türkler 1353 yılında Rumeli’ye geçtiklerinde, beraberinde Rumeli’ye Müslümanlığı, Türkçe ’yi öğretecek, halkı Türkleştirecek Bekta Bektaşilerini de götürmüşlerdi.
Rumeli’de fetihler tamamlanınca Dervişler ordudan ayrılır ve Tekkelerini kuracakları, sürekli kalacakları yerleri seçerler.Baba adı verilen dervişlerden Abdal Baba, Mürtaza Baba, Kasım Baba Arnavutluk’ta yerleşirken Kızıldeli Sultan, Dimatokaya, Karababa’da Dimatoka ’dan Nasuh bey’e yerleşmiştir.Buradaki türbelirden biri Karababa ’ya diğeri de Kadın Ana’ya aittir. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Alevi-Bektaşi Merkezi işgal altında

Alevi-Bektaşi inanç ve kültür merkezi şimdi tam bir işgal altında.
Harabati (Serem Ali Dedebaba) Dergâhı
Dünyadaki en büyük ve en sağlam Bektaşi Külliyesi olan Harabati Dergâhı, nüfusunun yarısını Müslüman Arnavutların oluşturduğu, yaklaşık 2 milyonluk Makedonya Cumhuriyeti’nin Tetova (Kalkandelen) kentinde yer almaktadır.
Tetovo’daki bu ulu Alevi-Bektaşi inanç ve kültür merkezi şimdi tam bir işgal altında.
Sersem Ali Dedebaba
Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından birisi iken, sadrazamlıktan ayrılıp bağlı bulunduğu Bektaşiliğe hizmet etmek isteyince Kanuni’nin “Senin adın bundan böyle artık ‘Sersem’ olsun” dediği Server Ali Paşa, bu olaydan sonra “Sersem Ali Dedebaba” olarak tanınmıştır. 1526 yılında temelini kurduğu ve ismiyle de anılan Harabati / Sersem Ali Dedebaba Dergâhı’nda kendisinden sonra birçok ünlü Bektaşi babası hizmet etmiştir. Bunlardan birisi de Harabati Sultan olup, dergâh zaman zaman onun ismiyle de anılmıştır. Harabati Sultan’ın çevrede etkisi olur ve dergâhın ünü daha da artar. Harabati Sultan’ın 1620 tarihinde Hakk’a yürüdüğü söylenmektedir.
Dergâhın İşgali Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Arnavutluk Emek Partisi lideri Enver hoca bir Bektaşi idi

Arnavutluk Emek Partisi lideri Enver hoca bir Bektaşi idi. Aynı zamanda Emek Partisi parlemento üyesi Fehmi İlyas babanında müridi idi.
Arnavutluk’ta Enver hocanın desteğiyle onikiler şurası oluşturulmuş ve mürşidiler meclisi adı verilen Arnavutluk dışındada bütün Bektaşi’lerin liderliğini üstlenmiştir.
Dünya Bektaşilik ve cumhiriyete doğru önemli gelişmeler
Bektâşî kültür kurumu özellikle 18. yüzyıldan itibaren neredeyse heterojen bir kimlikle Cumhuriyet dönemine sarkmıştır. Günümüz Bektâşîliğinin pratik sıkıntıları ile nesnel ilişkilendirmeler kurabilmek için, II. Mahmud eli ile gerçekleşen 1826 sivil darbesini takip eden, Tanzimat, I. Meşrutiyet ve 1908, 31 Mart Vakıasına eklemlenen II. Meşrutiyet ve giderek Modern Cumhuriyet dönemiyle örtüşen, iktisadi, sosyal, kültürel, hukuki, askeri, tarihi ve hatta coğrafik ve demografik bir sürü müstakil öğeden haberdar olmak, ayrıca Jön Türk, İttihat ve Terakki, farmasonluk vb. gibi ideolojik ve sosyal akımlar arasındaki neden-sonuç birlikteliğinin analizlerine egemen olmak gerekmektedir. Bu bakımdan her biri özel bir uzmanlık, belge birikim ve tasnifine dayanan bu sahalarda, ancak resmi tarih anlayışının etkisinde kalmadan yapılabilecek çalışmalar ile karanlıkta kalan sorular cevap bulabilecektir. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Kıbrıs Alevi Dedelerin sürgün yeri

Habercem.com Yazarı Cemal Canpolat bu haftaki yazısında Alevilerin Kıbrıs sürgününü belgeleriyle açığa çıkardı. Canpolat daha önceki yazılarında da olduğu gibi bu yazısında Alevilerin geçmiş zamanda uğradığı haksızlığı belgeliyor.
İşte Cemal Canpolat’ın yazısı….
Rum eyaleti’nde sapık inançlılar bulunduğu (Aleviler) bunların Kıbrıs’a sürgün edilmesi…
‘Rum eyaleti’nde sapık inançlılar bulunduğu (Aleviler) bunların Kıbrıs’a sürgün edilmesi…’
Tarihe bakış ve değerlendirmeler içinde bulunulan dönem ve şartlar da göz önünde bulundurularak yapılır. Bunlar da doğal olarak farklılık gösterebilir. Bizlerde tarihsel gerçekliklerden yola çıkarak bugünkü yanlış yaklaşımların temeline inip Alevi-Kızılbaş gerçekliğini ortaya koyarak yakın ve uzun zamanda yaşanan acı olayların tekrarlanmasının önüne geçebiliriz. İşte bu tarihi belgelerden birini siz değerli okuyucuların ilgisine sunuyorum.
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
5 Comments »
Hüseyin Doğan Dede’yi Saygıyla Anıyoruz.

Hüseyin Doğan Dede, Elazığ’ın Şıhıs köyünde doğmuştur. Babası Ağuçan Ocağı‘ndan Seyyid Doğan Dede’dir. Anası Şıh Hasan Köyü‘nden Şeyh Ahmet Ocağı Dedelerinden Seyyid İbrahim Efendi‘nin kızı Seyyide Satı Hatun‘dur. Küçük yaşta yetim kalan Ebül Vefanın yadigarı Hüseyin Doğan‘ı talipleri olan Baliyan Aşiretinden Alireş(Kara Ali), Malatya Kırlangıç köyüne götürür ve kendisine bir ev yaptırarak, Erzincanlı Kemal Dede‘yi, bakımıyla görevlendirir.
Seyyidler Kurulu’nca 12 yaşlarındayken Mürşid seçilince özel hocalar tutulur. “Şura-ı Devlet Reisliğinden” emekli Cafer Bey ile Molla Hüseyin Efendi eğitimini üstlenirler. Alevi-Bektaşi tasavvufunda yetkin birçok Dede’den dönüşümlü olarak dersler alır. Arapça ve Farsça dillerini, okur-yazar olmak üzere çok iyi öğrenir. Osmanlı Devlet mekanizması ile devrin siyasi oluşumları öğretilir.
Küçük yaşta olmasına rağmen Kurtuluş Savasında aktif görev alır ve kendine bağlı tüm Alevi Seyyid ocaklarını harekete geçirir.
HÜSEYİN DOĞAN DEDE BELGESELİ İÇİN TIKLAYINIZ
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
CEM AAF neden kuruldu?

CEM AAF Başkanı Ali Ekber Metin ‘Doğru yola ışık tutan bir çatı örgütü olmadığı için CEM AAF’ı kurma geregi duyulmuştur” dedi.
Almanya’nın Köln şehrinde kurulan CEM AAF
(CEM ALMANYA ALEVİ FEDERASYONU) bir basın toplantısı yaparak, federasyonun neden kurulduğunu, tüzüğünü, ilkelerini ve yapmayı planladığı çalışmalarını anlattı.
Başkan Ali Ekber Metin, konuşmasında, temelinde insan sevgisi ve Alevi İslam anlayışını ilke edindiklerini, bunun federasyonun değişmez ilkesi olduğunu, ideolojilerden uzak inanç merkezli bir kurum olduklarını anlattı.
Konuşmasında Cumhuriyet’e, demokrasiye, sosyal hukuk devletine bağlı olduklarının altını çizen Metin, bu ilkelerin toplumca benimsenmesi ve korunmasi için Almanya’da ve Avrupa’da çalışmalar yürüteceklerini, bağımsız, demokratik bir sivil toplum kuruluşu olduklarını belirterek, yeni bir federasyonun kurulma gerekçesini şu sözlerle dile getirdi. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
2 Comments »
Alevilik, kent yaşamı ve Marksizm

Cemal Canpolat’ın, Mozaik’te bu haftaki konuğu İlahiyatçı Doç. Dr. Ahmet Taşgın’dı. 
Cem TV’deki Mozaik programında Cemal Canpolat’ın bu haftaki konuğu Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ahmet Taşgın’dı. Canpolat ve Taşgın kent yaşamının Aleviler ve dedeler üzerindeki etkilerini, Alevilerin genel olarak neden sola yakın durduğunu konuştu.
- Aleviler Antep’ten başlayarak, köydeki, ocaktaki, mezradaki geleneğini şehre taşırken, oradaki inanç boyutunu, yaşam biçimini tümüyle taşıyabiliyor mu? Şehirde, özellikle de Antep’te ayakta durabiliyor mu?
Öncelikle neden Antep seçildi? Çünkü Antep Güneydoğu illeri içinde göç alan tek il. Sanayileşen bir il. Bunun içinde kendi içinde birkaç nedeni olmasına karşın, sanayileşme ciddi olarak Antep çevresindeki bir çok ilin Antep’e yönelmesine neden olmuş. Çevre illerden, özellikle Urfa’dan gelenler merkezde toplandılar. Düztepe semtinde derneğin kurdu geniş kompleksi bir cemevleri var.
- Eski Belediye Başkanı Celal Doğan’ın desteğiyle oluştu. Hem katkı sundu, hem destek verdi. Celal Doğan gibi herkesi tanıyan, kültürlerini bilen yöneticilerin olmasını dileriz. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Sinan Boztepe : İslamiyet’te Muaviye’nin Yeri ve Konumu

İşte bu, Allah’ın iman edip makbul ve güzel işler yapan kullarına verdiği mutluluk müjdesidir. De ki: Ben bu risalet ve irşad hizmetinden ötürü, sizden Ehli Beyt’ime sevginizden başka beklediğim hiçbir karşılık yoktur. İşte kim bu sevgi olsun ve başka iyi işler olsun gerçekleştirirse, Biz de onun o iyiliğinin sevap ve mükâfatını kat kat artırırız. Çünkü Allah çok affedicidir, kullarının az işlerini fazlasıyla ödüllendirir. (Şura, 23)
Yazıma başlamadan evvel Allah’ın bize yüce kitabında beyan ettiği emri hatırlatmak istedim. Ben İlahi emre tabiyim diyen her kulun Ehli Beyt’e sevgi duyması fazdır. Sahte sevgi ve muhabbetlerle Hz. Muhammed’e bağlı olduğunu söyleyenler, O yüce zatın Hakka yürümesi ile asıl amellerini ortaya koymuşlardır. Yalan şahadetleri zikreden diller, çok geçmeden Ehli Beyt’e karşı kılıç kuşanmışlar, muhabbeti muhalefete dönüştürmüşlerdir. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »
Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı’dan Yol TV’ye tepki.

CEM Vakfı Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı
Pazar akşamı YOL TV de Hasan Kılavuz ve Erdoğan Aslan tarafından sunulan Gönül Yolu programına yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi. İşte Açıklamanın tam metni.
YOLSUZDAN YOL SORULUR MU?
20 Nisan 2008 Pazar akşamı YOL TV de Hasan Kılavuz ve Erdoğan Aslan tarafından sunulan Gönül Yolu programı bir skandal idi. Programa biri Şafii mezhebinden, diğeri de Caferi mezhebinden iki din adamı davet edilmişti. Hasan Kılavuz, Şafii Hoca’ya Aleviliği nasıl gördüğünü İslam içinde mi dışında mı gördüğünü soruyor; Hoca da Aleviler bana göre Müslüman değil diyor. Ama belki on kez dönüp dolaşıp “Aleviler kendilerini tarif etmelidirler” diyor. Ne tarifi? Allah aşkına ne tariften bahsediyor bu. Alevilik en az Şafiilik kadar köklü ve eski bir tarihe sahip. Sanki yeni doğmuş bir inanç ta bir tarif problemi yaşanıyor? Bin yıldır bu inanç sahipleri kendilerini tarif etmemişler de şimdi mi edecekler? Döne döne ben Alevileri Müslüman olarak görmüyorum ve arkasından Aleviler kendilerini tarif etmelidirler diyor. Ve acı olan orada oturan Alevi inancını temsil eden kişilerden çıt çıkmıyor. Ne tasdik ediyorlar ne karşı çıkıyorlar. Caferi inancını temsil eden Burhanettin Dağ “Ben Alevileri Müslüman olarak görüyorum” dediğinde ise konuşturtmadılar ve programı kapattılar. Hocaya Alevilerin neden Müslüman olmadıklarını on kez anlattırdıkları halde Burhanettin Dağ’ı susturdular.
Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
Yorumları oku »
Kur’an ‘da ibadethane olarak secde edilen yer anlamına gelen, “mescit” sözcüğü geçer, cami ve cemevi olarak geçmez. İlk mescid Hz. Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicretinde kurulmuştur. Medine girişinde konakladığı KUBA köyünde yapılmıştır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed Medine’de “tef” çalınarak karşılanır ve devesini serbest bırakılır, deve iki yetim çocuğa ait olan bir yere konaklar. Bu yere ”Peygamber Mescidi” yapılır. Daha önce Peygamberimiz ibadetlerini evinde veya Ashab-ı Kiram’dan olan Erkan Bin Ebu’l Erkan’ın evinde yapardı. (İslam Ansiklopedisi “mescit” bölümüne bak.)
Medine’ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği, Peygamber mescidi: -Mescid-i Resul, Mescd-i Şerif, Mescid-i Saadet ve en çok bilinen ismiyle “Mescid-i Nebevi” adlarıyla anılmıştır. Mescid-i Haram ve mescid-i Aksa’dan sonra yeryüzünde ki mescitlerinin en faziletlisidir. Bu mescite bitişik olarak, gündüzleri bir eğitim – öğretim yeri, geceleri ise, evsiz kimseler ve misafirlerin barınması için “Suffa” denilen üzeri kapalı bir bölüm eklenmişti. İşte burada Hz. Muhammed dersler veriyordu. Yeni gelen insanlara okuma yazma bile öğretiliyordu. Buranın ihtiyaçları da sahabelerce karşılanıyordu. (M. Hamidullah, İslam Peygamberi, İstanbul, 1981,11,832) İslam’da ilk üniversite diyebileceğimiz bu okul sayısız alim yetiştirmiştir.
Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
1 Yorum »
Amasya Cem’ine Davet

Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı 4 Mayıs 2008 Pazar günü Amasya Hamit Kaplan Spor Salonunda Cem gerçekleştirilecektir ,Tüm Halkımız Davetlidir…
Tarih:4 Mayıs 2008 Pazar
Saat:13.00
Yer:Hamit Kaplan Spor Salonu - Amasya Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
Yorumları oku »
İstanbul Erikli Baba Cem Evi avlusunda kadın erkek, genç yaşlı insanlar banklarda oturmuş sohbet ediyorlar. Başka bir yerde olsa insanlarda büyük ilgi uyandıracak devasa kameralar Cem Evi avlusunda çekim yapıyor.

İnsanlar her Perşembe Cem’e girmeden önce nasıl hatır edip sohbet ediyorlarsa yine öyleler. Dünyaca ünlü İngiliz Devlet Televizyonu BBC, Erikli Baba Cem Evi’nin Avlusunda. Bir önceki gün Cem Evi Dedesi Binali Dede beni arayıp şöyle demişti;
— Ayşe kızım, biz Cem ederkene BBC bizi çekecekmiş, diyolar ki biri Cem’i, Aleviliği anlatsın, gelip anlat kızım misafirlerimize, biz kimiz?
Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
Yorumları oku »
Cem Vakfı’ndan Barroso’ya tepki

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso Ankara’ya gelmesiyle birlikte tepkiler de yükseldi.
Cem Vakfı Ankara Şubesi, bugün Avrupa Birliği Delegasyonu binası önünde bir basın açıklaması yaparak, Barroso ve Rehn’i uyardı.
Cem Vakfı Ankara Şube yöneticileri ve üyeleri Avrupa Birliği Delegasyonu binası önünde saat 16.00′da bir araya geldi. Burada bir basın açıklaması yapan Cem Vakfı Ankara Şube Başkanı İlhami Binici, AKP’nin kapatılması istemiyle açılan kapatma davasına müdahale eden Avrupa Birliği Komisyonu başkan ve üyesi Jose Manuel Barroso ve Olli Rehn’e tepki gösterdi. Binici, “Avrupa Birliği Türkiye’nin içişlerine karışmasın. Bir parti kapatılacaksa bu ülkenin Anayasası var. Yargısı sistemi var” dedi.
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
2 Comments »
Ali Rıza Uğurlu: Alevilik Nedir?

Cümle aşk ehline “hû dost” diyerek başlıyorum. Alevilik; İslam’ı benimseyen, Tanrı’nın birliğine (Tevhid) inanan, Hz.Muhammed’i Peygamber kabul eden, kitabı Kur’an olan, Hz. Muhammed’in Ehlibeyt’ini seven, namazı, niyaz ile bütünleştiren, kıyam, rûku ve secdesi ile ibadetini kendi lisanıyla yapan, ümmet yerine hür insanı, yaratanla yaratılan ayrılığını “Vahdet-i Vücut” ile birleştiren, Tanrı korkusu yerine, sevgisini benimseyen, zahiri (görünen) batınla (görünmeyen), batını zahirle birleştiren, şeriat kapısını aşıp, marifet yolu ile hakikat dünyasına ulaşan, Kur’an’ın şekline değil, özüne inen akıl ve gönlü ile “Seyr-ü süluk” (Ruhsal olgunlaşma) olan bir tasavvuf yoludur. Haberin devamını oku…»
Yazar Hasan |
2 Comments »
Uyanın canlar uyuman artık

Bakın ne hale geldik nere gidiyoz
Uyanın canlarım uyuman artık
Kimi dinsiz diyor kimi imansız
Uyanın canlar uyuman artık
Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Prof .Dr İzzettin Doğan’dan Bardakoğlu’na sert yanıt

Prof Dr Doğan; Aleviler inanç esaslarını Bardakoğlundan mı öğrenecek? Bu kadar handini bilmezliği bu zata yakıştıramıyorm, bu siyasi bir beyandır.
DSP’nin cemevlerinin ibadet yeri statüsüne alınmasıyla ilgili yönelttiği soru önergesine Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun verdiği cavaba yanıt Cem Vakfı Genel Başkanı Prof Dr. İzzettin Doğan’dan geldi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, bugün yaptığı açıklamada cemevlerinin ibadet yeri statüsüne alınmasının, Aleviliği müstakil bir din haline getireceği ve camiyi ibadethane olarak kabul eden Alevileri Müslümanlıktan koparacağı gerekçesiyle yanlış olduğunu’ yönündeki sözlerine Prof Dr İzzettin Doğan’dan açıklama geldi.
VİDEO
Aleviler inanç esaslarını Bardakoğlundan mı öğrenecek?
Prof Dr.Doğan Bardakoğlu’nun açıklamasına şu sözlerle karşılık verdi. ‘Bardakoğlu bu sözleri son zamanlarda sık sık kullanmaya başladı. Bundan sonra dahada sık verecektir. Avrupa Birliği’nin Alevilerle ilgili ne yapıyorsunuz sorusuna bu girişimle bir çalışma içinde olduklarını göstermek isityorlar. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
5 Comments »
Cemal Canpolat : Zulme rağmen Alevilerin hoşgörüsü

Aleviler kendilerine yapılan bu kadar zulüm, yok sayma, sürgün ve katliama rağmen farklı inanç ve kültürlerde hoşgörü içinde yaşamışlardır.
Anadolu Aleviliği; insan sevgisi ve hoşgörü, din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmaksızın bütün insanları, Yunus Emre‘nin dediği gibi bütün yaratılanları yaratandan dolayı hoş gören bir inanç ve yaşam biçimidir. Bugün Batı’nın ulaştığı insani değerler bin yıldır Anadolu’da, Balkanlar’da Orta Asya’da, Akdeniz’de uygulanan, Aleviliğin özüdür. Anadolu Aleviliği sevgi, hoşgörü, karşılıklı dinler arası diyalogun merkezidir. Yukarıda bahsettiğimiz bu merkezlerde dinler arası çatışma ve kavgalar olmamıştır.
Kapadokya bölgesinde, Fransız bilim adamlarının yaptıkları araştırmalarda bu bölge, Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
Yorumları oku »
Murat Kantekin : Yol Önderi Olarak Dedelik
İnsanların manevi dünyalarını doldurmak, onları mutluluğa eriştirmek için ortaya çıkan tüm dinler, ister ilahi olsun ister olmasın, mutlaka bir dinsel öndere gereksinim duyarlar. Bu önderler kimi toplumlarda seçicilik yöntemi ile kimisinde de süreğenlik yöntemi ile belirlenir.
İslam’ın Ehlibeyt yorumu olan ve şekilcilikten çok özü ele alan Alevi inancında ise dinsel önderin adı, dededir. Dedeler, topluma dinsel, sosyal, siyasal önderlik yapan kişilerdir. Türk dilinde anne veya babanın babalarına “dede” dense de Alevi yolunda dede kavramı, yol büyüğü, ata, önder anlamlarına gelir. Dedeler, köken itibari ile Evladı Resûl’dur, Seyyittir. Yani dedelerin kökleri On İki imamlar yoluyla, Hz. Ali ve Hz. Fatîma’ya oradan da İslam peygamberi Hz. Muhammet’e dayanır. Hz. Muhammet’in Hakka yürümesinin (632) ardından Hz. Ali’nin halifeliğinin engellenmesi ile ortaya çıkan ayrışımda Ehli Beyt yanlıları Alevi, Ehli Sünnet yanlıları ise Sünni temelli bir yapılanmaya gitmişlerdir. Haberin devamını oku…»
Yazar Alevi Haber |
1 Yorum »