Alevi Haber Merkezi
Haz
21st

CEM Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan önemli açıklamalar yaptı.

.

CEM Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan önemli açıklamalar yaptı.


Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay’ın hazırlayıp sunduğu ‘Cumhuriyet’in Bekçileri’ adlı programa katılan CEM Vakfı Genel Başkanı
Prof. Dr. İzzettin Doğan gündeme dair merak edilen konularla ilgili canlı yayında soruları yanıtladı.

İzzettin Doğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle;

Doğan: Türkiye’de bütün kusurlarına rağmen demokrasi kuralları işletilmeye çalışılıyor ama çok öenmli bir noksanla: Alevilerin olmadığı haliyle bir demokrasi kurulmaya çalışılıyor. Türkiye’de 25 milyonu aşan Alevi nüfusu Türkiye’nin hukuk sistemi içinde devre dışı bırakılıyor. 25 milyonluk bir toplumu yok sayarak demokrasi olmaz. Böyle bir garabet başka bir ülkede yok.

Güney Afrika’daki ırk ayrımcılığı, bizde mezhep ayrımcılığı şeklinde görülüyor. Aleviysen bakan olamazsın, orgeneral olamazsın, müsteşar olamazsın. Böyle demokrasimi olur. Yurttaşların yasalar önündeki eşitliği fiilen gerçekleşsin, demokrasi o zaman olur.

AKP’nin demokrasi söylemi bir yalandan ibarettir. Halkın ve uluslaraarası kamuoyunun gözüne baka baka Aleviler’i bir kenara koyarak demokrasi vardır diyorlar.

Aleviler İslam dışıdır gibi ipe sapa gelmez lafları söyleyenleri ciddiye almamak gerekiyor.


Kılıçbay: Aleviler neden haksızlıklar karşısında çok yumuşak davranıyor?

Doğan: Hz. Ali’nin bir sözü var: Siz bin kez zulme uğramış olsanız dahi siz bir kişiye zulmetmeyiniz. Bu söz Hacı Bektaşi Veli’de ‘İncinsende incitme’ sözüyle tezahür ediyor. Aleviler’in İslam anlayışında hoşgörü vardır.

Kılıçbay: AKP kapatma davasına ne diyorsunuz? Haberin devamını oku…»

Haz
19th

Neden yüksek makama gelmiş bir Alevi yok

Neden yüksek makama gelmiş bir Alevi yok?

Vatan Gazetesi’nden Mine Şenocaklı’nın Prof. Dr. İzzettin Doğan ile yaptığı röportajın 4. bölümü.
Ahmet Altan ’Yalancı laiklik’ başlıklı bir yazı yazdı… Şöyle diyordu, “Bizim devletimizin istediği ideal vatandaş Alevi gibi yaşayan bir Sünni’dir. Yani namaza gidilmeyecek, içki içilecek, kadınlar başını açacak…”

Aleviler tepki gösterdi. Ne demekti, ‘Aleviler namaz kılmaz, karılarının başlarını kapatmaz?’ Bunun üzerine bir yazı daha kaleme aldı Altan… “Aleviler anlayış mı değiştirdi?” diye…

Ahmet Altan çok takdir ettiğim bir düşünürümüz ve tespitleri yanlış değil. Alevi kesimin bu noktaya geleceğini beklemek gerekirdi.

Bugünün Alevisi, artık dağ başında köyde yaşayan Alevi değil. O, inancında da, yaşamında da samimi birisiydi. Çünkü gelenekler onun için kanundu. Fiili bir yaşamı vardı ve hukuk hayatının içinde değildi. Oysa, göçle birlikte büyük şehirlere geldiğinde o kanun hükmünü icra eden gelenekleri göremedi.

Büyük şehirlerin sorunları, iş bulma zorlukları, onu, kendisini disipline eden geleneklerden kopardı. Köyde herkesin birbirini tanıdığı büyük bir aile ortamında gibiydi.

Şehre geldiği zaman o disiplini sağlayan sosyal baskılar ortadan kalktı. Sokağa çıktığı zaman Alevi, Sünni, Şafi, Hıristiyan, Musevi, kim olduğu belli dahi değildi ve ortaya ne çıktı?

Devletin de okullarda Alevilik yerine Sünniliği öğretmeye kalkması, inançsal bazda Alevileri önemli ölçüde yozlaşmaya, bilgisizliğe sevk etti ve onun doğuracağı tip, işte Altan’ın kaygıyla ’Acaba böyle mi oluyor?’ dediği tip olacaktı.

Sizce ‘Alevi kadınlar kapanmaz’ sözü niye bu kadar tepki aldı?
Haberin devamını oku…»

Haz
18th

Bu ülkeyi Türkleştiren ve Müslümanlaştıran Alevilerdir

Bu ülkeyi Türkleştiren ve Müslümanlaştıran Alevilerdir


Prof. Doğan’la söyleşimizin üçüncü bölümünde Türkiye’deki Alevilerin durumunu değerlendirdi.
İşte Doğan’ın ağzından çarpıcı başlıklar:

Bu ülkeyi Müslüman kılan Alevilerdir. Türkleştiren Alevilerdir, Alevilik’tir. Türk kavimlerinin Anadolu’ya girişi 11. asırdır. Ama 1071’den, Malazgirt’ten önce gelen kavimler var, bu yerler hâlâ yaşıyor. Urfa Kısas’ta, 87’ye yakın saz şairi var. Ama kala kala 4 tane Alevi ve Türk köyü kalmış.

Bir taraftan Şafiler önemli ölçüde baskı yapmışlar, bir taraftan Osmanlı Devleti döneminde büyük baskılar var. Batı’ya doğru göçe devam etmişler ama orada hâlâ birkaç köy kalmış ve o köyler bugün hâlâ Aleviliği yaşıyorlar.

Dersim diye bilinen Tunceli en önemli merkezlerden biri ve orada 37’ye yakın Türk yerleşimi var. Aşiretler, bağlı oldukları ocaklarla beraber gelmişlerdir.

Yani dini inanç önderleriyle birlikte gelmişler, Dersim’e yerleşmişler ve oradan tüm Anadolu’yu aydınlatmaya çalışmışlardır. O yüzden Bektaşilik yoktur Doğu’da, Alevilik vardır. Neden? Çünkü Hacı Bektaşi Veli’nin Orta Anadolu’ya gelişi 13. asırdır.

Halbuki ondan 200 sene önce Anadolu Türkleşmeye, Müslümanlaşmaya, Alevileşmeye başlıyor. Ama bugün Aleviliğin sorgusu yapılıyor. Alevilik Müslümanlık içinde mi, dışında mı diye tartışılıyor. Türkiye, bu tür inanılmaz tarihi hataları yaşıyor.

Mevlana’yı, Yunus’u çıkarın Türkiye karanlıkta kalır
Haberin devamını oku…»

Haz
17th

Çamuroğlu’nun istifası AKP’nin gizli ajandası olduğunu gösteriyor

‘Reha trenden inmezse zaten indireceklerdi’

Mine Şenocaklı’nın Prof. İzzetttin Doğan ile gerçekleştirdiği söyleşinin ikinci bölümü
‘Çamuroğlu’nun istifası AKP’nin gizli ajandası olduğunu gösteriyor’

Reha Çamuroğlu’nun istifası sizce ne anlama geliyor?

AKP’nin Alevi politikası var mı, yok mu? Sözde bu politikayı yürürlüğe koymak üzere Alevi kökenli kişileri vitrine koydular ve böylece Aleviler’den oy almaya çalıştılar. Birinci amaçları buydu. Asıl ikinci amaçları ise, Avrupa Birliği’ne demokrasiyi gerçekleştirme niyetinde samimi olduklarını göstermekti. Bunun için de Aleviler’e gerekli hakların verileceğini söylüyorlardı. Çünkü AB de soruyordu. Bu istikamette ‘Bakın biz şunu da yaptık’ demek için bir açılıma gitme kararı aldılar ve bunu da Çamuroğlu üzerinden denediler. Ama samimi değildiler. Samimi olmadıkları için de hiçbir şey çıkmadı ve çıkacağı da yoktu zaten. Ama bu olayın bence çok önemli yanı; Reha gibi Meclis’e gitmek için büyük çaba içine giren ve AKP’nin önerilerini herhangi bir süzgeçten geçirmeden hemen kabul eden bir arkadaşımızın bile, halkın içine çıkamayacak hale geldiğini, AKP’nin bu konuda hiç bir biçimde samimi olmadığını görmüş olmasıdır. Çünkü halk sormaya başladı.

Ne sormaya başladı? Haberin devamını oku…»

Haz
16th

Maltepe Cemevi ve Kültür Merkezi’nin temel atma töreni 22 Haziran Pazar günü yapılacak

Maltepe’de temel atma töreni

Maltepe Cemevi ve Kültür Merkezi’nin temel atma töreni 22 Haziran Pazar günü yapılacak.
Bu pazar günü saat 12:00′da temel atma töreni yapılacak olan Cem Vakfı Maltepe Şubesi vereceği hizmetlerle örnek olmaya devam edecek.

“Katılmanız bizleri onurlandıracaktır”

Cem Vakfı Maltepe Şubesi Başkanı Hüseyin Koca yayınladığı duyuruyla temel atma törenini tüm canları davet etti. Haberin devamını oku…»

Haz
15th

Diyanet Sünni Misyonerliğine Hızla Devam Ediyor!

Yapılacaksa cemevi yapılsın

Alevi köyüne cami temeli atılması köylülerin tepkisiyle karşılandı.
Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Kürecik nahiyesinin Alevi köylerinden olan Kasımuşağı’na cami temeli atılması köylülerin tepkisiyle karşılandı.

Malatya merkeze 70 kilometre uzaklıkta olan Kasımuşağı köyü, Kürecik nahiyesinin yaklaşık 200 nüfuslu köylerinden biri. Kışın 15 civarında ailenin yaşadığı, yazın ise nüfusun 300’e kadar çıktığı köyde herhangi bir ibadethane bulunmuyor.

Yolu ve kanalizasyonu olmayan, her yıl temmuz ayı başından itibaren suların da kesik olduğu köyde, hiçbir köylü cami yapılmasını istemiyor.

“YAPILACAKSA CEMEVİ YAPILSIN” Haberin devamını oku…»

Haz
14th

Haşa ki semahımız oyuncak değildir

Haşa ki semahımız oyuncak değildir


Semahının bir halk oyunu gibi sunulması CEM AAF’nin de yoğun tepkisine yol açtı.

Cem Almanya Alevi Federasyonu, TRT’de bir dans yarışması programında Semah gösterisi yapılmasına tepki gösterdi.

İşte Cem AAF’nin yayınladığı basın açıklaması:

Cem Almanya Alevi Federasyonu “ Haşa ki bizim semahımız oyuncak değildir”

7 Haziran Cumartesi Günü TRT 1 ‘de
gösterilen “Altın Adımlar” folklor yarışmasında Alevi inancının ve ibadetinin ayrılmaz parçası Kırklar Semahının bir halk oyunu gibi sunulması CEM AAB’nin de yoğun tepkisine yol açtı. Köln’de yapılan açıklama da bunun Alevileri rencide ettiği ifade edilerek şu açıklama yapıldı. Haberin devamını oku…»

Haz
8th

TRT’de Semah skandalı

TRT’de Semah skandalı



TRT1′ de yayınlanan bir dans yarışmasında Semah yapılması büyük bir skandala sebep oldu.

TRT 1′de cumartesi geceleri gösterilen Altın Adımlar folklor yarışması bu hafta bir skandala imza attı. Milyonlarca Alevi’nin ibadet şekli olan Semah, bir dans yarışmasında görsel bir şova dönüştürüldü.

TRT’nin AKP yanlısı olarak bilinen Genel Müdür’ü İbrahim Şahin acaba Aleviler’in kültürünün önemli bir parçası Semah’ın bir ibadet olduğunu bilmiyor muydu, yoksa bu duruma kasıtlı olarak mı seyirci kaldı sorusunu akıllara getirdi. Ak Parti’nin böyle bir skandal karşısında nasıl bir tavır takınacağı tam bir merak konusu. Acaba TRT Genel Müdürü Şahin, Sünni Müslümanlar’ın ibadetini böyle bir yarışmaya konu etse AK Parti’nin tepkisi ne olurdu?

Türkiye’nin kültürel ve folklorik değerlerini ekrana taşımayı hedefleyen yarışmanın jüri koltuğunda Müjde Ar, Yavuz Bingöl, Aşkın Nur Yengi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü Öğretim Görevlisi Ahmet Demirbağ otururken, yarışmanın sunuculuğunu ise Korhan Abay ve Sinemis Candemir yapıyor.

Bu haftaki programda yarışmacı gruplardan, İstanbul Hoyat Gençlik ve Spor Klubü, Erzincan yöresinden Kırklar Semah’ını yarışma konusu olarak seçti.

Yaklaşık 25 Milyon Alevi’nin Cemevleri’nde ibadet töreni olarak gerçekleştirdikleri Semah bir yarışmada görsel bir şova dönüştürüldü.

Alevi Bektaşi inancında, ibadetin önemli bir parçası olduğu için her yerde semah dönülmezken, bunun bir yarışma programında insanların oylayabileceği bir obje haline getirilmesi milyonlarca Alevi vatandaşı rencide etti. Haberin devamını oku…»

Haz
2nd

Fetvacılar

Alirıza Uğurlu : Fetvacılar

Cumhuriyet dönemiyle birlikte fetva makamının bittiğine inanmıştık. Oysa sadece ad değişmiş. O gün şeyhülislam, bu gün Diyanet. Ülkemizi yönetenler sıkıştıkların da falanca konuyu Diyanet’e sorun, fetva versin, diyebiliyorlar..
Ve “ulu’l emr” fetvayı veriyor; Cem evleri ibadethane olursa Aleviler Müslümanlıktan çıkar.
Devamla; “Cem evi dinen mümkün değil.”
Niçin mümkün değil?
-Cem evlerinin camilerin muadili olarak kabul edilmesi ve ibadethane sıfatıyla açılması doğru değildir.”.
Kim diyor?
-Türk halkının (Alevisiyle, Sünnisiyle, Şafiisiyle, gayri müslimiyle) ödediği vergilerle (sekiz bakanlığın bütçesinden daha fazla, iki milyar dolar) 87.000 camisiyle, 100.000 kadrosuyla, her kesime hizmet götürdüğü iddiasıyla kurulmuş devletin Diyanet İşleri Başkanlığı…..
Aklınızla bin yaşayın. “Alemlere rahmet dini”ni getirdiğiniz noktaya bir bakın!
Bırakın alemi, kendi ülkemizin insanını o rahmetin ışığından mahrum etmeye kalkıyorlar.
Sayın fetvacılar!
-Bu yetkiyi sizlere kim verdi?
-Kişi ile Allah arasında ki inancı denetlemek size mi kaldı?
Bizler dinin sahibini Allah olarak biliyorduk. Demek yanılmışız.
Kamu görevi yapan bir kurum bölücülük yapamaz.
Müslümanlarsa camiye gelsinler, diyemez…..
Camiye mi, kiliseye mi, cem evine mi gideceğimizi devleti yönetenler yani sizler mi karar vereceksiniz?
O zaman da sorarız; hangi Camiye; Nurcuların mı, Talibancıların mı? Hizbullahcıların mı? Nakşilerin mi?
Hangisine? Hangi camiye? Haberin devamını oku…»

Haz
2nd

Hollanda Alevi Federasyonu resmen kuruldu!

Hollanda Alevi Federasyonu resmen kuruldu!

Kuruluş toplantısına birçok dernek ve bölge temsilcisi katıldı.
Birçok derneğin, Zaandam şehrinde bir araya geldikleri kuruluş toplantı sonrası “Hollanda Alevi Federasyonu” kuruldu.

Gülbenk okunarak başlayan toplantıda alınan karar sonucu “Hollanda Alevi Federasyonu” kurulması resmiyet kazandı.

Resimde Hollanda Alevi Federasyonu kurucu üyelerden bir bölümü görülmekte. Haberin devamını oku…»

Haz
2nd

İzzettin Doğan:Yarınlar Aleviler için çok daha iyi olacaktır

‘Yarınlar Aleviler için çok daha iyi olacaktır’


VAKB’ın düzenlediği panele katılan Prof Dr. Doğan yarınlar Aleviler için kesinlikle çok daha iyi olacaktır’’ dedi.

Viyana Alevi Kültür Birliği (VAKB) Derneğinin düzenlediği ‘’Aleviliğin Dünü, Bugünü ve Yarını’’ içerikli açıkoturum için davet edilen Cem Vakfı Genel Başkanı Prof.Dr. İzzettin Doğan konferans salonuna alkışlar içerisinde girdi. Prof. Dr. İzzettin Doğan ile beraber Kosovalı Seyyit Şeyh Ali Naki Horosani ve araştırmacı yazar Ayhan Aydın da panel katıldı.

VAKB’nin ‘’Güçlü Alevilik Birlikten Geçer’’ pankartı altında başlayan açıkoturum, gençlerin bağlama ezgisi ile başladı. Oturumu yöneten VAKB Başkan yardımcısı Ali Temel ilk sözü dernek başkanı Kâzım Gülfırat’a verdi. Gülfırat, bu açıkoturumu Alevilerin birlik ve beraberlik duygularına tercüman olmak için düzenlediklerini, ancak bazı kesimlerin buna destek vermek yerine engel oluşturmaya çalıştıklarını belirterek ‘’Aleviler burada, halk birlik ve beraberlikten yana’’ dedi. Daha sonra söz alan VAKB Dedeler Kurumu Başkanı İlyas Atmaca yoğun katılım sağlayan halka teşekkür ederek birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Haberin devamını oku…»

May
31st

İzzettin Doğan çiçeklerle karşılandı

İzzettin Doğan çiçeklerle karşılandı

Cem Vakfı Başkanı Prof. İzzettin Doğan, Viyana Havaalanında Çiçeklerle karşılandı.
Viyana Alevi Kültür Birliği (VAKB) Derneği tarafından 2 Haziran’da ‚’Aleviliğin Dünü, Bugünü ve Yarını’ içerikli açıkoturum için Viyana’ya davet edilen Prof. İzzettin Doğan’ı Havaalanında elinde çiçeklerle bekleyen 6 yaşında ki Sema Nur Balaban şöyle dedi. ‚’ İzzettin Dede’yi Televizyonda görüyorum ve çok seviyorum. Herkes onu çok seviyor. Ben de ona çiçek vereceğim. Çok heyecanlıyım’ dedi.

Araştırmacı Ayhan Aydın ile birlikte Viyana’ya gelen Prof. Doğan, kendisine takdim edilen çiçekleri tebessüm içinde kabul ettikten sonra içinden 2 Gülü kopararak kendisine eşlik eden Araştırmacı Ayhan Aydın’a verdi ve ‘Ayhan bu yola çok hizmet etti. Emeklerinin karşılığı ödenmez ama bu çiçek bir şeyler ifade eder’ dedi. Geri kalan çiçek buketini VAKB Başkanı Kazım Gülfırat’ın eşi Hanım Gülfırat’a takdim eden Prof. Doğan ‘İnancımızda kadının yeri çok önemlidir. Bu çiçekleri VAKB’de hizmet eden değerli Hanım efendiler şahsında size takdim ediyorum’ dedi.

Kendisini Havaalanında karşılayanlar arasında Cem Vakfı Avusturya / St. Pölten Şubesi Başkanı Hasan Sarıkaya Dede’yi görünce tebessüm eden Prof. Doğan ‚’Hasan Dede sende mi buradasın? Niye zahmet edip geldin?’ diyerek kucaklaştıktan sonra dinlenmek üzere kaldığı otele götürüldü. Haberin devamını oku…»

May
30th

İzzettin Doğan Viyana’ya gidiyor

İzzettin Doğan Viyana’ya gidiyor

Viyana Alevi Kültür Birliği’nin gerçekleştireceği açık oturuma İzzettin Doğan’da katılacak.
Prof. Dr. İzzettin Doğan ve Cafer Kaplan Dede Viyana’ya geliyorlar.

Viyana Alevi Kültür Birliği’mizin 1 Haziran 2008 tarihinde Viyana’da düzenleyeceği Açık Oturuma, Alevilerin önemli inanç önderleri katılacak.

Konuşmacı olarak Türkiye’den CEM Vakfı Başkanı Prof. Dr. Sayın İzzettin Doğan ile Almanya’dan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Dedeler Kurumu Başkanı Sayın Cafer Kaplan katılacaklar.

Bilim adamı ve Hukukçu Prof. Dr. Sayın İzzettin Doğan, Cem Vakfı’nın da kurucu üyeleri arasında bulunduğu Alevi Vakıflar Federasyonunun ‘Onursal’ başkanıdır. Alevilik konusunda kamuoyuna yaptığı önemli açıklamalarla tanınan Uluslararası Hukuk Profösörü Sayın İzzettin Doğan, Viyana’ya ilk defa gelecek. Haberin devamını oku…»

May
29th

Cengiz Han Alevi miydi ?

Cengiz Han Alevi miydi ?

13. yüzyıl dünyasına damgasını vuran Cengiz Han bir Alevi’ydi.
Habercem.com İnternet Gazetesi Yazarı Cemal Canpolat’ın yazdığı köşe yazısında 13. yy’la damgasını vuran Cengiz Han’la ilgili çok çarpıcı ifadeler yer almakta.

Tarihte Cengiz Yasası olarak bilinen yasanın 10. maddesi Cengiz Han’ın Alevi olduğu bilgisini adeta doğrulamaktadır.

İşte o madde: Madde 10- Ali Bek Talip Oğulları’ndan olan hiç kimse vergi ve haraca tabi tutulmayacaktır; keza dervişlerden, Al Kuran hafızlardan, fakihlerden, tabiplerden, ilim erbabından, münzevi hayat yaşayan ve kendini dualara vermiş ilim erbabından, müezzinlerden ve ölüleri yıkayanlardan vergi ve haraç alınmayacaktır.”

Cengiz Han yasalarının 11. ve 17. maddesi akıllara laikliğin kökeni acaba Cengiz Han’a mı dayanmaktadır sorusunu akıllara getirmekte.

İşte o maddeler:

Madde 11: Tüm dinlere (herhangi birine üstünlük tanımaksızın) eşit derecede saygı gösterilecektir. Bu Tanrı’nın hoşuna gider. Haberin devamını oku…»

May
29th

Vali Alevi olduğu için Görevden Alındı!

Vali Alevi olduğu için mi merkeze alındı?


Telekulak skandalıyla ilgili gündeme gelen eski Bolu valisi Ali Serindağ, Alevi olduğu için merkeze alındı.
CHP Genel Sekreteri Önder Sav ile yaptığı görüşme dinlenen ve konuşmaları Vakit Gazetesi’nde yayınlanan Vali Ali Serindağ Alevi olduğu için merkeze alındı.

Habercem’in edindiği bilgiye göre, 16 Nisan 2008 tarihinde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Bolu’da kaybolduğu haberi komuoyuna yansımıştı. Erdoğan’ın Bolu’ya geldiği kendisine bildirilmeyen Serindağ, ertesi gün basından olayı öğrenip, protokol gereği,Başbakan’a eşlik etti. Başbakan Erdoğan öğle namazı kılmak için camiye girmek istediğinde Serindağ’a siz girmiyor musunuz diye sorması üzerine, vali ben Alevi kökenliyim bu nedenle namaz kılmam deyip camiye girmedi. Daha önceden Bakan Veysel Eroğlu’nun da bulunduğu Nakşi Şeyhi Hacı Ahmet Palazoğlu’nun cenaze törenine katılmayan Serindağ için bardağı taşıran son damla bu oldu. İşte Vali Serindağ’ın kaderi de o tarihten itibaren değişti. Bu olaydan yaklaşık 12 gün sonra bir kararname ile Serindağ merkez valiliğine alındı. Haberin devamını oku…»

May
29th

Alevi Vakıfları Federasyonu’nda görev dağılımı belli oldu

Alevi Vakıfları Federasyonu görev dağılımını yaptı.

Geçtiğimiz hafta sonu Olağan Kongresini yapan Alevi Vakıfları Federasyonu, görev dağılımı yaptığı ilk yönetim kurulu toplantısını yaptı. Gazi Cemevi Vakfı’nda yapılan toplantıda Kurucu Genel Başkan Mimar Nezih Doğan Bermek tekrar Genel Başkanlığa getirildi.

Yaklaşık 5 saat süren toplantıda geçmiş dönemin çalışmaları ile ilgili konular görüşülürken başta yaz dönemi olmak üzere gelecek döneme dönük çalışmaların da ana çerçeveleri belirlendi. Geçmiş dönemlerde bazı çalışmalar yaptıklarını ama yeteri kadar adım atamadıklarını vurgulayan Genel Başkan Bermek, “Her ne kadar kamuoyunda bilinen ciddi çalışmalar yapmış olsak da, üniversiteler ve akademik kuruluşlarla sık sık gerek din eğitimi gerekse de inançsal ve kültürel temelde ortak çalışmalar yapmış olsak da ben henüz istenilen düzeyde yeterli olduğumuzu sanmıyorum. Alevi kitlenin istemleri, istekleri, ihtiyaçları yığınla. Bizlerin bir an önce bu eksiklikleri gidermemiz gerekiyor. Cem, cenaze gibi inançsal ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz ama inancın tarihsel derinliği ve kültürel birikim konularına daha çok ağırlık vermeliyiz” dedi. Haberin devamını oku…»

May
29th

Doğan’a Viyana’da renkli karşılama

Prof. İzzettin Doğan, Viyana’da Çiçeklerle karşılanacak.

Viyana Alevi Kültür Birliği Derneği’nin (VAKB) davetlisi olarak Almanya Dedeler Kurumu Başkanı Sn. Cafer Kaplan ile birlikte ‘Aleviliğin Dünü, Bugünü ve Yarını’ içerikli açık oturuma katılcak olan Cem Vakfı Başkanı Prof Sn. İzzettin Doğan, Viyana Havaalanı’nda Çiçeklerle karşılanacak.

Prof. Doğan, Ailesini, Ocağını ve Alevi inancındaki yerini bilenler tarafından elbette coşku ile karşılancak. Bunun böyle olması da gayet doğal. Zira Prof. Doğan aşağıda kısaca değineceğimiz sebeplerden ötürü Aleviler için zaten bir sembol. Havaalanında gereksiz bir trafik karmaşası yaşanmaması ve yoğun ilgi görecek olan Prof. Doğan’ın huzuru için VAKB Görevlileri, Sn. Doğan’ın gelişine yönelik bir karşılama kampanyası düzenlemediler.
Ancak bir kesim varki bunlar Prof. Doğan’ın gelişini bir türlü içine sindiremediler. Avusturya’da bunların başını AABF başkanı Mehmet Ali Çankaya çekiyor. Çankaya, basına verdiği ve Almanya ABF’ye ait http://www.alevi.com/haberler+M5d9543ab427.html linkinde de yer alan açıklamasında “Dialog ve birlik, tek yanlı dayatmalarla olmaz’ buyurmuş. İçinde bulunduğumuz kurumda görüş ayrılığı yaşadığımız kişilere yönelik Basın üzerinden mesaj verme yöntemine şimdiye baş vurmadım. Ama “Dialog ve birlik, tek yanlı dayatmalarla olmaz’ sözleri ile bize tebessüm uyandıran Sn. Çankaya madem bunu başlatmış, yanlışlarının bir kısmını ele alarak yanıl(tıl)dığı noktaları düzeltmek zorunlu oldu. Keşke Sn. Çankaya başkaları için telkinde bulunduğu bu güzel sözlere kendisi asgari düzeyde uyum göstermiş olsaydı da bu gerilimler olmasaydı. Haberin devamını oku…»

May
28th

Viyana Prof.Dr. İzzettin Doğan’ı ağırlamaya hazırlanıyor

Viyana Prof.Dr.Doğan’ı ağırlamaya hazırlanıyor

Viyana’lılar bugünlerde Haziran’ın başında düzenleyecekleri panelin sevinci ve telaşı içindeler. Panelin asıl sevinci ise Sayın İzzettin Doğan’ın katılacak olması. Aleviler onun Alevi bir önder olmasından önce Pir olma özelliğini görürler, görmek isterler.


Bizim için Pir’in gelmesi çok özel bir olaydır. Eskiden, iletişim araçlarının olmadığı zamanlarda insanlar pirlerinin geldiğini hisseder, hazırlıklarını yapar, beklerlermiş.

Pir olmak kolay edinilebilecek bir sıfat değildir. O da bu kuruma yüklediği değer nedeniyle kendisine Dede denilince, her zaman biraz mahçup olur ve elini öptürmez. Hiç unutmuyorum, bir konuşmasında babası Hüseyin Doğan Dede’nin “ Herkes kimin elini öpeceğini bilir” dediğini anlatmıştı. Bu durumda onun da kendisini Pirleri olarak gören halkın bu kararını kabul etmesinden başka şansı kalmıyor.

Buraya kadar her sey bir panelin hazırlanmasının ve bu panele onun gelmesinin sevinci ve telaşı iken, bu arada büyük bir sıkıntı da yaşanıyor. Çünkü paneli düzenleyen “Viyana Alevi Kültür Birliği”, merkezi Köln’ de olan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonuna (AABF) bağlı bir dernek. Panele AABF’nin Dedeler Kurulu Başkanı Cafer Kaplan Dede’de davetli. AABF yöneticileri ise bundan oldukça rahatsız ve Viyana’daki derneğe, Sayın İzzettin Doğan’ın davet edilmiş olmasından dolayı baskı yaptıkları ve idarecileri tehdit ettikleri haberleri her yerde duyuldu. Haberin devamını oku…»

May
27th

Bektaşi Dergahı’na saldırılar sürüyor

Bektaşi Dergahı’na saldırılar sürüyor

Makedonya’nın Tetova (Kalkandelen) kentinde bulunan Bektaşi dergâhına saldırılar sürüyor.
Makedonya’nın Tetova (Kalkandelen) kentinde bulunan Bektaşi dergâhına (Harabati Baba Dergâhı), kendilerine “İslam Dini Birliği” ismini takan gerici-yobazlar saldırılarını sürdürmekteler! Öyle ki, dergâhın büyük bir bölümünü işgal etmekle yetinmeyen bu kişiler, şimdi de Bektaşilerin simgesi olan ve dergâhın içindeki Harabati Baba’nın Türbesi önünde asılı bulunan Bektaşi Bayrağını yırtmışlar ve Türbenin etrafındaki ahşap muhafazaların bir bölümünü de kırmışlardır. Bu olay 4 Mayıs 2008 günü yaşanmıştır. Bektaşi muhibi Hüseyin Süleyman’ın verdiği bilgiye göre; 4 Mayıs akşamı karanlıktan faydalanan bu gericiler, türbeye kadar gizlice girip, Bektaşi dervişlerinin o anda bina içerisinde başka bir yerde olmalarından da faydalanarak Bektaşi bayrağını kesip, türbeye zarar vermişlerdir.

Haberin devamını oku…»

May
27th

Alevi Köylerine İmam Atanıyor!!!

Hükümet Alevi Köylerine İmam Atıyor!!!


Eğitimci bulunmayan köylerde, adres camiler ve imamlar oldu. Alevi köylerine bile imam atanıyor.
Köylerde okul ve öğretmen açığı büyürken Kuran kursları hızla artıyor

Meydan imamların

Eğitim sisteminin en az 120 bin dersliğe ihtiyacı bulunuyor. Çok sayıdaki köyde okullar atıl durumda bulunurken buralar onarılmıyor, ihtiyaçları giderilmiyor, öğretmen atanmıyor. Köylerdeki okullar taşımalı eğitim nedeniyle kapatılıyor. Böylece, içinde eğitim kurumu ve eğitimci bulunmayan köylerde adres, camiler ve din adamları oluyor. Alevi köylerine bile imam atanıyor.

Haberin devamını oku…»

May
26th

Alevi-Bektaşi Merkezi işgal altında

Alevi-Bektaşi Merkezi işgal altında


Alevi-Bektaşi inanç ve kültür merkezi şimdi tam bir işgal altında.
Harabati (Serem Ali Dedebaba) Dergâhı

Dünyadaki en büyük ve en sağlam Bektaşi Külliyesi olan Harabati Dergâhı, nüfusunun yarısını Müslüman Arnavutların oluşturduğu, yaklaşık 2 milyonluk Makedonya Cumhuriyeti’nin Tetova (Kalkandelen) kentinde yer almaktadır.
Tetovo’daki bu ulu Alevi-Bektaşi inanç ve kültür merkezi şimdi tam bir işgal altında.

Sersem Ali Dedebaba

Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından birisi iken, sadrazamlıktan ayrılıp bağlı bulunduğu Bektaşiliğe hizmet etmek isteyince Kanuni’nin “Senin adın bundan böyle artık ‘Sersem’ olsun” dediği Server Ali Paşa, bu olaydan sonra “Sersem Ali Dedebaba” olarak tanınmıştır. 1526 yılında temelini kurduğu ve ismiyle de anılan Harabati / Sersem Ali Dedebaba Dergâhı’nda kendisinden sonra birçok ünlü Bektaşi babası hizmet etmiştir. Bunlardan birisi de Harabati Sultan olup, dergâh zaman zaman onun ismiyle de anılmıştır. Harabati Sultan’ın çevrede etkisi olur ve dergâhın ünü daha da artar. Harabati Sultan’ın 1620 tarihinde Hakk’a yürüdüğü söylenmektedir.

Dergâhın İşgali
Haberin devamını oku…»

May
26th

Cem AAF, Viyana’da düzenlenecek olan paneli engelleyen AABF’i kınadı.

Cem AAF, Viyana’da düzenlenecek olan paneli engelleyen AABF’i kınadı.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonuna (AABF) bağli Derneği Viyana Alevi Kültür Birliğinin, Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ı, Federasyonun Dedeler Kurulu Başkanı Cafer Kaplan ile birlikte Vıyana’da düzenleyecekleri bir panele davet etmesinden rahatsız olan Federasyon yöneticilerinin derneğe paneli düzenlememesi ve Dede Cafer Kaplan’a panele katılmaması için yaptığı baskılar üzerine CEM AAF aşağıdaki bildiriyi yayınlayarak AABF’ı kınadı.

“ 01.06.2008 tarihinde Viyana’da İzzettin Doğan Dede’nin ve Cafer Kaplan Dede’nin katılımları ile gerçekleşecek olan oturum bir ilk’e imza atacak. Çünkü sonuçta ilk kez AABF’ya bağlı olan bir dernek İzzettin Doğan Dede’yi bir etkinliğe davet etmiş oluyor. Bu anlamda duruşlarından dolayı Viyana Derneğini kutlamak gerekiyor. Böylece bilinçli yaratılan bazı tabular yıkılacak. İzzettin Doğan Dede yine her zamanki barışcı, kucaklayıcı ve bir Alevi önderine yakışır tavrını sergileyip, onu davet eden derneğin hangi çatı kuruluşuna bağlı olduğuna bakmadan daveti kabul etti. Haberin devamını oku…»

May
26th

Kartal Cemevi Vakfı : Abdal Musa Törenleri’ne Katılmayacağız!

Kartal Cemevi Vakfı: Abdal Musa Törenleri’ne Katılmayacağız!

Kamuoyunu uzun süre meşgul eden AKP’nin Alevi Açılımı ve Alevi İftarı ile ilgili tartışmalar yeniden alevlendi.

AKP’nin Alevi Açılımına destek vererek yemeğin organizasyonunu yapan Abdal Musa Vakfı’nın bu yıl düzenleyeceği “Abdal Musa Sultan Anma Törenleri” öncesinde bir açıklama yapan Kartal Cemevi Vakfı, Alevi İftarı sürecinde gelişen olayları gerekçe göstererek törenlere katılmayacaklarını belirtti. Abdal Musa Vakfı’nın AKP’ye Aleviler konusunda şov yaptırdığı vurgulanan açıklamada, “Abdal Musa Vakfı, Alevileri ve cemevlerini görmezden gelen AKP’ye şov yaptırdı. Abdal Musa Vakfı yetkilileri, şeriatçı açılımlarından ötürü kapanma davası açılan AKP ve onun yöneticileri ile kol kola olacağından biz Kartal Cemevi Vakfı olarak törenlere katılmayacağız” denildi. Haberin devamını oku…»

May
21st

AVF OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

AVF OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

Köklü Alevi kurumlarının üst çatı örgütü olan Alevi Vakıfları Federasyonu Olağan Genel Kurulu’nu üye kuruluşlardan Haydar Eren Eğitim ve Kültür Vakfı’nda (HAKEV) yaptı. Tuzla Aydınlı Cemevi olarak da bilinen Hakev’de yapılan seçime üye vakıfların başkan ve yöneticileri ile, delegeler, çeşitli cemevlerinden temsilciler ve demokratik kitle örgütlerinin üyeleri katıldı.

Geçmiş dönemlere ait faaliyet ve denetim raporlarının oy birliği ile onaylandığı seçimde genel kurul üyelerine hitap eden Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Mimar N. Doğan Bermek, Alevi kurumsallaşmasının geldiği boyutu, yapması gerekenleri ve Aleviliğe dönük açılımları ele aldı. Bağlı vakıfların birer cemevi olduğunu ve Alevi İslam inancının ibadet kısmı ile cemevlerinin yoğun bir şekilde ilgilendiğini vurgulayan Bermek, “Biz bir çatı örgütüyüz. Bizim yapmamız gereken asıl çalışma Aleviliğe dönük tarihsel ve bilimsel hedefler olmalıdır. Alevi tarihinin kimi sayfalarını açmalı, geçmişte karanlıkta kalan yönleri aydınlığa çıkarmalıyız. Geçmişimizle ilgili bu çalışmaları yaparken de geleceğimizi de kurgulamalıyız” dedi. Günümüzde Aleviliğin ciddi bir süreçten geçtiğini belirten Bermek, “İnancımız 1400 yıldır taşına taşına bugüne kadar geldi. Deyişlerle, düvazı imamlarla dirliğini, canlılığını korudu. Şimdi bizlerin asıl ödevi, bu inancı gelecek nesillere aktarmak olmalıdır. Bunun için bilimsel çalışmalara ağırlık vermeli, ileriye dönük ciddi atılımlar yapmalıyız. Okullarda ki din eğitiminden tutun da üniversitelerdeki alan çalışmalarına kadar her konuda yeterli bilgimiz, verimiz, donanımız olmalıdır” diyen Doğan Bermek, Alevi inancının gelecek nesillere aktarılmasında asıl önemli unsurun yetişmiş eleman olduğu gerçeğini dillendirdi. Haberin devamını oku…»

May
20th

Alevilerin Kıbrıs a Sürgün Edilmesi

Kıbrıs Alevi Dedelerin sürgün yeri

Habercem.com Yazarı Cemal Canpolat bu haftaki yazısında Alevilerin Kıbrıs sürgününü belgeleriyle açığa çıkardı. Canpolat daha önceki yazılarında da olduğu gibi bu yazısında Alevilerin geçmiş zamanda uğradığı haksızlığı belgeliyor.

İşte Cemal Canpolat’ın yazısı….

Rum eyaleti’nde sapık inançlılar bulunduğu (Aleviler) bunların Kıbrıs’a sürgün edilmesi…

‘Rum eyaleti’nde sapık inançlılar bulunduğu (Aleviler) bunların Kıbrıs’a sürgün edilmesi…’
Tarihe bakış ve değerlendirmeler içinde bulunulan dönem ve şartlar da göz önünde bulundurularak yapılır. Bunlar da doğal olarak farklılık gösterebilir. Bizlerde tarihsel gerçekliklerden yola çıkarak bugünkü yanlış yaklaşımların temeline inip Alevi-Kızılbaş gerçekliğini ortaya koyarak yakın ve uzun zamanda yaşanan acı olayların tekrarlanmasının önüne geçebiliriz. İşte bu tarihi belgelerden birini siz değerli okuyucuların ilgisine sunuyorum.

Haberin devamını oku…»