Alevi Haber Merkezi
Ara
30th

UNESCO, 2009′u ‘Hacı Bektaş Veli Yılı’ olarak ilan etti.

UNESCO, 2009′u ‘Hacı Bektaş Veli Yılı’ olarak ilan etti.
UNESCO, 2007 yılının Mevlânâ Yılı olması tavsiye kararını alırken, 2008 ve 2009 yıllarını da Türk kültür ve tarihinin 3 önemli şahsiyetine ayırdı. 2008 yılının Kaşgarlı Mahmut Yılı

olması tavsiye kararını alan UNESCO, 2009 yılının da Kâtip Çelebi ve Hacı Bektaş Veli’ye ayrılmasını onayladı. Hacı Bektaş Veli, UNESCO’nun kendi isteği ile listeye alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, geçen ay UNESCO’ya müracaat ederek, 2008 yılında Nasreddin Hoca ile Kaşgarlı Mahmut’un 1000. doğum yıl dönümlerinin, Kâtip Çelebi’nin de 2009 yılında 400. doğum yılının tüm dünyada kutlanmasını teklif etmişti.

Haberin devamını oku…»

Ara
30th

Almanya’daki Alevilerin tepkisi sürüyor

Almanya’daki Alevilerin tepkisi sürüyor

Aleviler, Kölner Dom kilisesinin bulunduğu “Domplatz” adlı meydanda toplandılar

Alman 1. televizyon kanalı ARD’de yayımlanan ”Tatort” adlı polisiye dizinin, bir Alevi babanın kızına tecavüz etmesini konu alan bölümünü protesto etmek amacıyla binlerce Alevinin katılımıyla Köln kentinde miting düzenlendi.

Kölner Dom kilisesinin bulunduğu “Domplatz” adlı meydanda düzenlenen gösteriden önce, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Başkanı Turgut Öker, Genel Sekreter Ali Ertan Toprak, Alevi Birlikleri Federasyonu kadın kolları temsilcileri ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Turan Eser, ARD’ye bağlı WDR yayın kuruluşu binasının önüne siyah çelenk koydu.

Öker, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Horst Köhler’in 9 Ocak’ta Berlin’de vereceği yeniyıl resepsiyonuna davet edildiğini belirterek, “Evet davetli olarak gideceğim. Alevilerin haklı tepkisini Cumhurbaşkanı Köhler’e de ileteceğim” dedi.

Alevi temsilciler daha sonra WDR binasına girerek, filmin yapımcısı olan yayın kuruluşu NDR’nin Televizyon Dairesi Başkanı Doris J. Heinze’ye bir protesto metni sundular.

Haberin devamını oku…»

Ara
30th

Köln Mitinginde 50 bin kişi tek yürek oldu

Köln Mitinginde 50 bin kişi tek yürek oldu

Köln MitingiBügün Köln Dom Platz’da toplanan 50 bin Alevi, tarihi bir protesto mitingi gerçekleştirdi. Soğuk havaya ve yağmura rağmen Avrupa’nın dört bir yanından, otobüsler, trenler, ve kendi otomobilleriyle Köln kenti akın eden Aleviler, Tatort dizisinde Alevilere yönelik çirkin ifitralara karşı tek yürek oldu. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu tarafından organize edeilen mitinge,Türkiye den Cem Vakfı ve Alevi Bektaşi Federasyonu destek verdi.Birçok kurum ve kuruluşların destek verdiği miting türkülerin söylenmesi ile sona erdi.

Haberin devamını oku…»

Ara
30th

Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu’na Arif Sağdan Tepki

Sen kimsin ya…

Sen kimsin ya… Arif Sağ, Alevilere yeni bir elbise dikeceklerini söyleyen Diyanet’ten sorumlu Bakan Said Yazıcıoğlu’na çok sert tepki gösterdi.

Arif Sağ, Alevilere yeni bir elbise dikeceklerini söyleyen Diyanet’ten sorumlu Bakan Said Yazıcıoğlu’na çok sert tepki göstererek “”Diyanet’ten sorumlu Yazıcıoğlu var, bakan. Geçenlerde bir programı izliyorum. Bir konuşma yaptı hayretler içinde kaldım, tüylerim diken diken oldu. Adam kalktı söylediği laf şu: ’Efendim Alevilere yeni bir elbise dikeceğiz.’ Anlayamadım ben. Yani Alevilere yeni bir biçim kazandıracak. Sen kimsin ya… Sen nasıl bana yeni bir elbise biçersin? Sen nasıl beni yeniden şekillendirirsin? Devleti yöneten bana diyor ki, benim istediğim gibi Alevi olacaksın. Ben kafamdan böyle bir Alevilik geçirdim böyle ol diyor bana… Sebep şu, bir topluluğu asimile etmenin formülleri vardır. Formüllerden birisi bu.Yazıcıoğlu kusura bakmasın. Yazıcıoğlu kendisini çok zeki ve akıllı zannediyor ve karşısındaki insanları da aptal, anlamaz zannediyor.”dedi.

Haberin devamını oku…»

Ara
30th

DSP’li Yağız: “Mumsöndü İftira Olarak Tanımlansın”

DSP’li Yağız: “Mumsöndü İftira Olarak Tanımlansın”

DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, “Mumsöndü” Sözcüğünün Türk Dil Kurumu Sözlüğünün 10′ncu Baskısında “Cem Ayinlerinde, Aydınlatmak İçin Kullanılan Mumun Tören Bitiminde Söndürülmesinin Yanlış Yorumlanmasıyla Ortaya Çıkmış Bir İnanış” Diye Tanımlanmasının Tatmin Edici Olmadığını Belirtti.

Demokratik Sol Parti (DSP) İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, “mumsöndü” sözcüğünün “Alevi geleneğinde var olduğu ileri sürülen bir iftira” olarak tanımlanmasını istedi.Süleyman Yağız, yaptığı yazılı açıklamada, Devlet Bakanı Mehmet Aydın’a gönderdiği “Türkçe Sözlük; Aleviler, musahiplik ve mumsöndü iddiası” konulu dilekçesi üzerine Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın’ın kendisini arayarak bilgi verdiğini belirtti.

Haberin devamını oku…»

Ara
30th

AB’den Alevi uyarısı

AB’den Alevi uyarısı

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn: “Din dersiyle ilgili AİHM kararı yerine getirilsin”

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’de Sünnilerle Alevilerin aynı din dersini almamaları konusunda verdiği kararın gereğini yerine getirmesini beklediklerini bildirdi.

Olli Rehn, Avrupa Parlamentosu Üyesi Frank Vanhecke’nin “Türkiye’de Alevi azınlığın konumu” başlıklı yazılı soru önergesini yanıtladı. Vanhecke önergesinde, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’yle ilgili son İlerleme Raporu’nda, Türkiye’deki dini özgürlükler ve AİHM kararlarının yerine getirilmesi konusunu ele aldığını hatırlattı. AİHM’in, Türkiye’de “nüfusun yaklaşık yüzde 15’ini oluşturan” Alevi çocukları dahil tüm çocukların Sünni ağırlıklı zorunlu din eğitimi almalarını eleştirdiğini kaydeden Vanhecke, Alman Die Presse gazetesinden alıntılara da yer vererek “Bu mahkumiyete karşın Türk eğitim bakanlığı eğitim sisteminde temel bir değişikliği planlamamaktadır. Savunmasında eğitim sisteminin birliğiyle ilgili olarak, uluslar arası hukuk kapsamındaki çekincesine başvurmaktadır. Ayrıca Türkiye okul kitaplarının içeriklerinin değişmiş bulunduğunu vurgulamaktadır” dedi. Haberin devamını oku…»

Ara
29th

Aleviler Açılımı Bekliyor

Aleviler Açılımı Bekliyor

Cem Vakfı Genel Başkanı Prof.Dr.İzzettin Doğan, Başbakan Erdoğan’dan açılım bekliyor


Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan, Başbakan Erdoğan’ın veya hükümetten birinin, Alevi açılımıyla ilgili olarak kamuoyu önünde bir beyanda bulunmasını istedi.

Doğan, barışı korumanın en iyi yolunun, ülkedeki yurttaşlara eşit muameleden geçtiğini belirterek,

“Türkiye’de eşitlik olsaydı, Kürt, azınlık ve Alevi sorunları yaşanmazdı” dedi.

“Bu hükümet döneminde Aleviler için hiç bir şey yapılmadı”

Cem Vakfı tarafından hükümetin “Alevi Açılımı” nı değerlendirmek üzere bir toplantı düzenlendi. Cem Vakfı Genel Merkezi’nde yapılan toplantıya İstanbul, Trakya ve Kocaeli’den birçok Alevi temsilcisi katıldı. Toplantıda konuşan Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan, Alevi hakları konusunda 2002’den bu yana bir tek olumlu adımın atılmadığını ve şimdi AKP Milletvekili Reha Çamuroğlu tarafından bir projenin sunulduğunu kaydetti.

“Birkaç gün önce bir zat-ı muhterem ortaya çıktı. AKP saflarında vitrine konmak suretiyle Alevi-Sünni arasındaki uçurumu yıkmakla görevli olduğunu sandığımız bir başvuru yaptı” diyen Doğan, Reha Çamuroğlu tarafından sunulan proje hakkında aktarılanlar sonucunda, bunun, AKP ve Erdoğan’ın projesi olmadığını yönünde bilgiler alındığını belirtti. Doğan, proje çerçevesinde Aleviler için 11 Ocak’ta Ankara’da başbakanın da katılacağı bir iftar yemeği düzenleneceğinin bildirildiğini dile getirerek, “25 milyonu bulan bir kitle, 2007 sonunda başbakanın katıldığı bir iftarla bir raya oturtulmak isteniyor. Şimdiye kadar, AKP’den hiç kimse Reha Çamuroğlu’nun projesinden haberimiz var ve destekliyoruz dememişti” diye konuştu.

Erdoğan kamuoyu önünde açıklama yapsın

Haberin devamını oku…»

Ara
25th

Muharrem Matemi ve Matem Orucu

Haber Alevilik | Yorum

Hazırlayan: Mustafa Düzgün

Kerbela olayı (680) meydana geleli beri, 1323 yıldır tüm Şia-i Ali kolları, özellikle Aleviler, bitmek nedir bilmeyen, acısı dinmeyen bir yası sürdürmektedirler. Bu aynı zamanda inanç ve ibadetin de belirleyici bir öğesi ve ilkesi haline gelmiş. Her yılın Muharrem ayında 12 günden az olmamak üzere, yer yer 15 güne varan bir süre, yas tutulur. Hazret-i Hüseyin başta olmak üzere, Kerbelâ şehitlerine, Oniki İmamlar’a olan bağlılık duyguları daha da canlanır, belirtilen sürenin her anı şehitleri anmakla, onlarla ilgili bilgileri yinelemekle, kitap ve mersiyeler okumakla geçer.

Hazret-i Hüseyin, Kerbela şehitleri ve Oniki İmamlar’ı anmayan Alevi ve Şii şair ve düşünür yok gibidir. Doğrudan Kerbela faciasını konu alan mersiyelerin kimileri Muharremiye diye de adlandırılır. Dünyada, hakkında çeşitli dillerde en çok mersiye (ağıt) yazılan kişi, hiç kuşkusuz ki Hz. Hüseyin’dir. Şiir ve deyiş edebiyatımızın köşe taşlarından birini oluşturan “Düvazde İmam”larda O ve bütün İmamlar veciz bir şekilde anıla gelmiş ve Cem Ayını’nın vazgeçilmez kesitlerinden biri durumuna gelmiştir. Cem, Kerbela’da Ehl-i Beyt mazlumlarına yaşatılan susuzluğu, açlık ve eziyetleri, inanç ve doğruluk konusunda gösterilen kararlılığı ifade eden çeşitli motiflerle donatılmış, bu nedenle akıtılacak olan gözyaşları işlenecek sevabın kaynağı olarak kabul edilmiştir.

Hz. Hüseyin, askeri anlamda, Kerbela’da yenilmiş; ancak sergilediği tutum ve kararlılık, Emevi baskı ve hileleri sonucu sönmeye yüz tutan Hak-Muhammed-Ali yolunun şahlanışı bakımından da tarihte eşine az rastlanan bir büyük zaferin öncüsü, önderi ve kahramanı olmuştur. Bu sadece Aleviler için değil, başka mazlumlar için de ciddi bir örnek oluşturmuş, ezilenlerin cesaret ve iman kaynağı olmuştur.

Hicri ve Miladi Takvim Sorunu:

Muharrem Mâtemi’nin, Hicri takvime göre hesaplanıp tutulması öteden beri tartışıla gelen konulardan biridir. Özellikle Miladi takvimin kullanıldığı ülkelerde yaşayan Aleviler, sabit bir tarihin ya da olayın geçtiği miladi tarihin, yani her yılın 10 Ekim gününün benimsenmesini arzu etmekte, Hicriye göre yılda onbir gün önce gelen dönerli tarihlerden vazgeçilmesini istemektedirler. Halihazırdaki uygulamada sık sık karşılaşılan tarih belirleme zorluklarından böylece kurtulunacağı, durumun daha bir netlik ve kolaylık kazanacağı görüşü önesürülmekte. Gerçi söz konusu Miladi tarih konusunda başka öneriler de var, ancak bunlar doğru bir hesaplamanın değil, keyfi ve bilimsel esaslardan yoksun oldukları için üzerinde durmaya değmez. Biz burada 10 Ekim 680 tarihini temel almakta ve değerlendirmemizi buna göre yapmaktayız. Doğrusu, miladi takvimin getirdiği kolaylıkları yakından bilen ve yaşayan toplumlar bakımından bu yaklaşım ilk bakışta makul ve çekici bir görünüme de sahip. Ne var ki iş bu kadar basit ve rizikosuz değil.

Haberin devamını oku…»

Ara
25th

Kelime-i şehadet ve Kelime-i tevhit

Haber Alevilik | Yorum

Kelime-i şehadet:

Eşhedu enla ilahe illallah ve eşhedu enne muhammeden resulullah ve eşhedu enne Aliyyün veliyullah

manası: şahitlik ederim ki tanrı birdir ve yine şahitlik ederim ki Muhammed onun kulu ve peygamberidir ve yine şahitlik ederim ki Hz Ali onun velisidir (yani sırrına ermiştir)

Kelime-i tevhit:

Lailahe illallah Muhammeden resulullah Aliyyün veliyullah

Manası:Tanrı birdir Hz Muhammed onun peygamberidir,Hz Alide onun velisidir (yani onun sırrına ermiştir)


.

cat3.jpg